'Astım hastaları Alanya'ya gelsin'

Dr. Mehmet Çam, ‘Geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ yöntemlerinin yanı sıra Damlataş Mağarası kürleriyle Alanya’da astım hastalarının tedavilerinin mümkün olduğunu söyledi. Dr. Çam, İngilizler başta olmak üzere pek çok ülke vatandaşının da astım tedavisi için Alanya'yı tercih ettiğini belirtti

PAZARTESİ SOHBETİ
 ALANYALI Dr. Mehmet Çam, ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ uygulamaları yanında, Anadolu tıbbı uygulamalarıyla astımın tedavi edilebileceğini ifade etti. Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu olan Dr. Mehmet Çam, “Astım hastasının, doktorları ile iyi bir işbirliği içinde, kendisinden istenen yaşam şekli, yeme ve içme konusundaki değişiklikleri yapması; tedavi şekline uyum sağlaması ve kendisine düşen sorumlulukları yerine getirmesi durumunda, astımı kısa sürede kolayca kontrol altına alınmaktadır. Astım kalıcı olarak tedavi edilerek, hasta kişinin yenilenmesinin, canlılığının ve mümkün olan potansiyelinin ortaya çıkması sağlanmaktadır” diye konuştu.  Alanya’nın astım hastaları için ideal yaşanabilecek sağlık, sosyal, coğrafik ve iklim özelliklerine sahip bir yerleşim yeri olduğunu söyleyen Dr. Çam “Tedavilerimizde ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ uygulamaları yanında, Anadolu tıbbı uygulamaları ile beraber her yıl on binlerce astım hastasının ziyaret ettiği Damlataş Mağarası tedavi kürlerini birlikte kullanarak hastalara şifa dağıtıyoruz” dedi.

SOSYAL HAYATI ETKİLİYOR
Dr. Çam, astım hastalığı ile ilgili merak edilenleri Yeni Alanya'ya anlattı:

- Astım hastalığı konusunda bilgi verebilir misiniz?

Astım hastalığı sağlık, sosyal ve ekonomik problemlerin birlikte yaşandığı, bulaşıcı olmayan  daha çok çocuklar arasında yaygın olan ve dünyada en sık görülen hastalıklardan biridir. Astım, şiddeti ve sıklığı kişiden kişiye değişen, havayollarının (bronşların) kronik (müzmin) inflamasyonu (yangı, iltihab) ile seyreden, tekrarlayan nefes darlığı, hışırtılı solunum, göğüste sıkışıklık veya öksürükle karakterize bir hastalıktır.

- Semptomları hakkında bilgi verir misiniz?

Astım semptomları günde veya haftada birkaç kez ortaya çıkabilir ve bazı insanlar için fiziksel aktivite sırasında veya geceleri daha da kötüleşebilir. Astım krizi sırasında hava yollarını döşeyen mukoza zarında şişme hava yollarının daralmasına ve akciğerlere giren ve çıkan hava akışının azalmasına neden olur. Tekrarlayan astım semptomları sıklıkla uykusuzluğa, gündüz yorgunluğuna, aktivite seviyelerinin azalmasına, okul ve iş devamsızlığına neden olur.

KİŞİSEL VE ÇEVRESEL FAKTÖRLERE DİKKAT
- Astım hastaları için risk faktörleri nelerdir?

Astım hastaları için risk faktörlerini kişisel ve çevresel faktörler olarak iki gruba ayırabiliriz. Kişisel faktörler genetik yatkınlık, alerjik bünyeye sahip olmak, bronşların aşırı duyarlı olması, obezite, cinsiyet ve etnik kökendir.
Astım oluşumuna neden olan çevresel faktörler ise; allerjenler, bazı meslek grupları, sigara kullanımı, hava kirliliği, solunum yolu infeksiyonları, parazitik infeksiyonlar, sosyoekonomik durum, aile büyüklüğü, diyet, ilaçlar, egzersiz, hipervantilasyon, hava değişimleri, sülfürdioksit, besinler, katkı maddeleri, psikolojik etkenler ve irritanlardır.

- Astım türleri hakkında bilgi verir misiniz?

Birçok farklı tetikleyicinin neden olduğu birçok farklı astım türü vardır. Bunlar; yetişkin başlangıçlı astım, egzersize bağlı astım, alerjik astım, alerjik olmayan astım, KOAH ile örtüşen astım ve mesleki astımdır.

‘ASTIMIN GÖRÜLME ORANLARI ARTIYOR’
- Astım hastalığının dünyadaki durumu nedir?

2016 yılında dünya genelinde 339 milyondan fazla kişinin astım olduğu tahmin edilmektedir. Dünyada astımın görülme sıklığındaki artış atopik duyarlılık artışı ile ilişkilendirilmekte ve astımın görülme  sıklığındaki artışın, allerjik rinit, göz allerjisi ve egzama gibi diğer allerjik hastalıklardaki artış ile paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. Batılı yaşam tarzının artmasıyla birlikte astımın görülme oranlarında da bir artış olacağı düşünülmektedir. 2025 yılında mevcut astımlılara 100 milyon yeni astım hastasının ilave olacağı tahmin edilmektedir. Astım, diğer kronik hastalıklara kıyasla nispeten düşük bir ölüm oranına neden olmakla birlikte Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre 2016 yılında küresel düzeyde astıma bağlı 417 bin 918 ve astımla ilişkili 24,8 milyon ölümün gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Astıma bağlı ölümlerin çoğunun düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldiği bilinmektedir. Astıma bağlı ölümlerin çoğunluğunun önlenebilir nedenlere bağlı olduğu ise acı bir gerçektir.

- Astım hastalığının hastaya ve topluma etkileri nelerdir?

Astım hastalığı kişinin iş ve sosyal yaşama katılımlarında ve aile hayatında bir takım kısıtlayıcı sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Hastaların, hayatlarındaki amaçlarını gerçekleştirememe, yalnızlık hissi ve anlaşılamama duygusu nedeni ile ruh sağlıkları da olumsuz yönde etkilemektedir. Hastalığın tedavisinde özellikle ağır  astım hastalarının  kullanmış olduğu ağızdan alınan kortizonlu ilaçların uzun süreli kullanımı sonucu gelişen obezite, diyabet, osteoporoz, yüksek tansiyon, depresyon ve anksiyete gibi istemeyen etkiler hastalarda başkaca sağlık sorunları ve endişelere neden olmakta ve yaşam kalitelerini düşürmektedir. Bu durumlar dikkate alındığında bir çok astım hastasının, özellikle de erken yaşta ve ağır geçen astım hastalarının sosyal ve psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu pek dikkate alınmayan bir gerçektir.

- Astım hastalığının hasta ve topluma ekonomik etkileri nelerdir?

Astım hastalarının sigorta sistemine  ve iş yaşamına ekonomik maliyeti diyabet ve kalp hastalıklarının maliyetinden daha fazladır. Hastalığın maliyeti, hastalığın hafif yada ağır dereceli ve kontrol altında olup olmadığına bağlıdır. Sık sık yapılan düzensiz doktor ziyaretleri ve hastanede kalma sürecinde yapılan tedaviler, yazılan reçeteli ilaçlar ve bu ilaçların uzun süreli ve sık kullanımı sonucu gelişen ikincil sağlık sorunları (osteoporoz, obezite vb) maliyetlerinin oldukça yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Astım hastalarında; iş gücü ve okul günü kayıpları, evde bakım, sigorta sistemince ödenmeyen bazı cihazlar, seyahat masrafları gibi dolaylı maliyetler de yüksektir.

- Astım tedavi edilebilir bir hastalık mıdır?

Klasik batı tıbbı bu hastalığı genelde özetle şöyle tarif etmektedir:
"Astıma neden olan faktörler tam olarak bilinmese de çevresel ve genetik (kalıtsal) faktörlerin birleşiminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Astım hastalığının tam tedavisi yoktur, ancak teşhis sonrası doğru bir tedavi planıyla rahatlıkla yönetilebilecek bir hastalıktır.’
Klasik batı tıbbı sahip olduğu imkan ve bilgiler ile diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi astım hastalığının sadece belirtilerini kontrol altına almaya çalışmakta. Bu hastalığı sadece ilaçlar ile çözemeyiz, hastaya bütüncül tıp anlayışı ile yaklaşıldığında, düzenli tedavi ve önlemlerle, astım hastalığı büyük başarı oranı ile kalıcı tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur.

'BÜTÜNCÜL TIP'LA TEDAVİ MÜMKÜN'

- Bütüncül tıp uygulayan bir hekim olarak sizin bakış açınız nedir?

Hastalığın teşhis ve tedavisinde klasik batı tıbbı yöntemleri ile birlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin birlikte kullanılması oldukça başarılı sonuçlara neden olmaktadır. Bütüncül tıp uygulayan bir hekim hastayı beden, ruh ve zihni ile birlikte bir bütün olarak değerlendirir. Yaşanan sağlık sorununa bir hastalık ismi bulmaktan ve belirtileri yok ederek tedavi etmeye çalışmaktansa öncelikle hastalığın altta yatan  gerçek neden yada nedenleri tespit edilerek kişiye özgü tedavi planı hazırlanır. Hastanın hekimleri ile iyi bir işbirliği içinde, kendisinden istenen yaşam şekli, yeme ve içme konusundaki değişiklikleri yapması, tedavi şekline uyum sağlaması ve kendisine düşen sorumlulukları yapması  durumunda astım kısa sürede  kolayca kontrol altına alınmakta ve kalıcı olarak tedavi edilerek, hasta kişinin yenilenmesinin, canlılığının ve mümkün olan potansiyelinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

‘ALANYA ASTIM TEDAVİSİ İÇİN İDEAL’
- Astım hastalığı tedavisi için neden insanlar Alanya'ya geliyor?

Tek başına soğuk iklim genellikle büyük bir sorun olmamakla birlikte, kış aylarında sık sık yaşanan soğuk algınlığı astım krizlerinin artmasına neden olmakta, soğuk havalarda egzersiz yapmak ve dışarıda iş ve sosyal hayata katılmak zorlaşmaktadır. Alanya'ya sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir. Yıllık ortalama sıcaklığı 18.7 derecedir. Yaklaşık nüfusu 330 bin civarında, ana gelir kaynağı turizm olan şirin bir yerleşim yeridir. Astım hastaları için ideal yaşanabilecek sağlık, sosyal, coğrafik ve iklim özelliklerine sahip bir yerleşim yeridir. Biz tedavilerimizde ‘Geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ uygulamaları yanında, Anadolu tıbbı uygulamaları ile beraber Alanya merkezde bulunan ve her yıl on binlerce astım hastasının ziyaret ettiği Damlataş Mağarası tedavi kürleri ile hastalara şifa dağıtmaktayız.

- Son olarak neler söylemek istersiniz?

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; eğer astım hastası iseniz bundan dolayı umutsuzluğa kapılmayınız. Yapacağınız bir Alanya ziyareti size söylenenin tam aksine astım hastalığının tedavi edilebileceğini, normal diğer insanlar gibi hayatınıza devam edebileceğinizi anlamanıza neden olmakla birlikte aynı zamanda güzel hatıralarınızın olacağı tatil de yapma fırsatı yaratacaktır. ( HABER MERKEZİ)

22 Kas 2020 - 22:00 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?