Bir Ramazan ayı daha böyle geçip gitti. Oruç tutanlar oldu, tutmayanlar oldu, ya da tutamayanlar oldu. Allah oruç tutanların orucunu kabul etsin. Tutamayanlara da tutmayı nasip etsin. Ramazan ayı boyunca Kur'an'dan yazmadık. Çünkü hangi...
Bir Ramazan ayı daha böyle geçip gitti.
Oruç tutanlar oldu, tutmayanlar oldu, ya da tutamayanlar oldu.
Allah oruç tutanların orucunu kabul etsin.
Tutamayanlara da tutmayı nasip etsin.
Ramazan ayı boyunca Kur'an'dan yazmadık.
Çünkü hangi kanalı açsak orada birileri zaten Kur'an'dan ya da dini konulardan konuşuyordu.
Televizyonlarda Ramazan sohbetlerine katılan hocalara da bol kazanç versin.
Sağlıkla yemeyi nasip etsin.
Kimsenin kazancında gözümüz yok, olamaz da.
Fakat en çok kazananların hurafeci ve ağıtçılar olması üzücü.
Adam Kur'an'ı değil, masal anlatıyor.
Adam üç kitapta yazan meselleri (ibretlik olay) süslüyor,
Adamın aklı hala sakızın oruç bozup bozmadığında,
Adam kimin ne zaman uydurduğu belli olmayan hikayeyi destanlaştırıyor.
Adam ağıt yakıyor,
Ve benim halkım bu masalları dinleyerek ağlıyor.
Adam durduk yerde halkımın hiç adını bile duymadığı ateist filozoflara veryansın ediyor,
O filozoflar öleli 50-100 yıl olmuş,
Adam güya din adamı! Mübarek günde lanet okuyor,
Benim halkım yuh çekip adamı alkışlıyor.
Aynı günlerde Diyanet İşleri Başkanlığımız bir anket düzenliyor,
Bakıyor ki; Müslüman halkın yüzde 92'si Türkçe Kur'an'ı hiç okumamış.
Az sayıda Arapça okuyan var ama onlar da Türkçesini bilmiyor.
Durum bu olunca Diyanet İşleri'ni bir üzüntü kaplıyor.
Üzülmeyin hocalarım! Neden üzülüyorsunuz ki;
çünkü bunun sorumlusu sizsiniz.
Halka "Dinden çıkarsınız" diyerek Kur'an'ı okutmayan sizsiniz.
Türkçe okunan Kur'an ibadetten sayılmaz diyerek haşa Allah (CC) adına karar veren de sizsiniz.
Televizyonlarda halka masal dinletip, müdahale etmeyen de sizsiniz.
Seçim zamanı Kürtçe Kur'an bastırıp dağıtarak dini siyasete alet eden de sizsiniz.
Dünya malı, dört teker makam otomobili için günlerce halkı oyalayan da sizsiniz.
Ramazan ayı boyunca aşevlerinde yemek yiyen yoksulları televizyonda teşhir ederek riyakarlık yapanları görmemezliğe gelenler de sizsiniz.
Her şeyden önemlisi gözlerinizin önünde gerçekleşen zalimliklere göz yuman da sizsiniz.
Ve kalkmış halkın yüzde 92 si Kuran'ın Türkçesini hiç okumamış diyorsunuz.
İyi araştırın, bir yanlışınız olduğunu düşünüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Arapça'yı ana dili gibi konuşur.
Her biri ellerinden Arapça Kur'an'ı hiç düşürmez.
Her ay bir kez hatim ederler.
Hadisleri ise maşallah ezbere bilirler.
Din alimlerinin Arapça ve Farsça kitaplarını yalayıp yutmuşlardır.
Beş vakit namazlarda camiler dolar taşar.
Türkçe Kur'an da ne ki; niçin Türkçe okusun benim halkım.
Arapça gibi kutsal bir dil varken.
Çünkü ahirette sorgu sual Arapça yapılacakken,
Cennetin kapısında Arapça'dan başka bir dil bilmeyen nöbetçiler beklerken,
Ne yapalım Türkçe'yi. Bize Arapça lazım.
Allah aşkına! Arapça bilmeyenler direkt cehennemlik deyin de kurtarın bizi.
Çünkü ben ve benim gibiler hala Türkçe'de direniyoruz.
Çünkü hangi dilde olursa olsun Allah'ın bizi anlayacağını iddia ediyoruz.
Çünkü Kur'an "O'nun ilminin sonu yoktur" diyor.
Biz de buna güvenerek O'na Türkçe sesleniyoruz.
Biz O'nun ilminin ilkini arama çabasındayız.
Siz O'na çoktan ulaştınız. Her ilmini öğrendiniz, öğreneceğiniz bir şey kalmadı.
Onun için laf olsun diye "Sakız orucu bozar mı?" diyenler ise sizden.