ÖNCE bizim malum yandaş basın ve yayın organları ile onların köşe yazarlarının özellikle yaptıkları bir yanlışı düzelterek konuyu ele almak istiyorum. Bir üniversitemizde olay olunca bunlar hemen PKK eşkıyalarını 'Karşıt görüşlü”...
ÖNCE
bizim malum yandaş basın ve yayın organları ile onların köşe yazarlarının özellikle yaptıkları bir yanlışı düzelterek konuyu ele almak istiyorum. Bir üniversitemizde olay olunca bunlar hemen PKK eşkıyalarını “Karşıt görüşlü” veya mecbur kalırsalar “PKK sempatizanları” diye takdim ederler. Hayır işin doğrusu karşıt veya sempatizan değil, onlara PKK’lı, bölücü, vatan haini ve nankör demek daha doğrudur. Devletin üniversitesinde okuyup, bebek katilinin posterlerini ve paçavrasını taşıyan, üniversitedeki Türk Bayrağı ve Atatürk resimlerinden rahatsız olan bu hainlere yukarıdaki söylediklerim azdır bile. Önce adını doğru koyalım ki, konu anlaşılabilsin.
Acaba üniversite eğitimi vermesi gereken bu yüksek okullar nasıl terörist yuvası haline getirildi? Bu öyle bir konu ki 3 hatta 5 yıllık bir ihmal değil en az 10 yıl öncesine dayanan bir felakettir. Acilen önüne geçilmesi gerekir. Şunu özellikle belirteyim ki, bu üniversiteleri kazanmış sandığınız bu kişilerin pek çoğunun, en az 4 tanesinden 3 tanesinin hak etmediği halde üniversite giriş sınavlarında “Sınav kazanmış” gibi göründükleri iddia ediliyor. Yani üniversiteye örgüt sayesinde kapağı attıkları ileri sürülüyor. Her yıl yapılan üniversite giriş sınavlarında, ülkemizin bazı illerinde aklınıza dahi gelmeyecek her türlü sahtekarlığın yapıldığı ileri sürülüyor. O bölgelerde sınavlarda yerine başkasını sokmak yani “Joker” denilen sahtekarlığın yapıldığı belirtiliyor. Toplu kopya çekmelerden tutun da, bir merkezden önceden ele geçirilen soruların teknoloji sayesinde örgüt mensuplarına mesaj yoluyla iletildiği, hatta sınavlarda görevli bazı örgüt mensuplarının dahi bu işlerin içerisinde olduğu iddia ediliyor.
Hak etmedikleri halde üniversiteye girdikleri iddia edilen bu gençlerden bir kısmı üniversitelerimizi karıştırmakla meşguldürler. Bazı üniversitelerde özellikle de bölgede bir şekilde mezun oluyorlar. Ancak altyapıları olmadığı için titiz sınav yapılan üniversitelerde öğrencilikleri uzuyor. İşte üniversiteleri yeni gelenlerle birlikte onlar karıştırıyor. Bayrağımıza, milli ve manevi değerlerimize saldırıp bebek katili ve paçavrasını taşıyan bu şahıslara “dur” diyen gençlerimize yani özellikle bunlara karşı çıkan ülkücü ve milliyetçi gençlerimize saldırmalarının altında yatan asıl neden budur.
Yetkililer masal anlatmayı lütfen bıraksınlar, bunlar işi iyice ileriye götürmüşler, kimlik kontrolü yapıp bayrağımıza ve Osmanlı padişahlarının posterlerine, dahası Atatürk ve diğer milli kahramanlarımıza dahi tahammül etmeyip saldırıya geçiyorlar. Eğer iddialar doğruysa, öncelikle yapılması gereken, üniversite sınavlarında oyunlara göz yumulmamalıdır. Malum illerde bu sınavlar kesinlikle yapılmamalıdır. Diğer yerlerde ise sınavlar usulüne uygun yapılmalıdır. Üniversitelerde güvenlik tedbirleri arttırılmalıdır. Devletin üniversitesinde öğrenim göreceksin ve o devleti yıkmak istediğini her fırsatta sergileyeceksin. Öyle yağma yok. Bu tür hainliklerin peşinde olanlar derhal tespit edilip kanunlar uygulanmalı, yani üniversiteden ilişikleri kesilmelidir.
Kimse kusura bakmasın, maalesef kendini öve öve bitiremeyen bu iktidar döneminde bu işler had safhaya çıktı. Her şeyi berbat ettikleri gibi üniversitelerimizi de berbat ettiler. Şaibeli sınavlar bu iktidar döneminde had safhaya çıktı. Kusura bakmasınlar ama vebal altındadırlar. Bari lütfen bundan sonrası için feryadımıza kulak versinler, ne olur, Allah rızası için rica ediyorum. Bu arada sakın ola ki bazı vatandaşlarımız ve onların üniversitede okuyan çocukları alınmasınlar. Sözlerim asla onlara değildir. Hakkıyla sınav kazanıp, üniversitelerde okuyup, yanlış yapmayanlar başımızın tacıdır. Onlara canı gönülden başarılar diliyorum. Sözlerim “Büyük Ermenistan ve Büyük İsrail” için çalışanlaradır. Yetkililer, lütfen gereğini yapınız.