Yumruk... CHP Genel Başkanı'na atılmadı. O yumruk, demokrasiye... O yumruk namusa... O yumruk hırsızlığa, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı koyanlara, özgürlüğü savunanlara atıldı. Bu yumruk, Bu ülkede ısrarla diliyle, atamalarıyla,...

Yumruk...
CHP Genel Başkanı'na atılmadı.
O yumruk, demokrasiye...
O yumruk namusa...
O yumruk hırsızlığa, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı koyanlara, özgürlüğü savunanlara atıldı.
Bu yumruk,
Bu ülkede ısrarla diliyle, atamalarıyla, çıkardığı yasalarla, tutuklamalarla, yandaşı kayırmakla, alt ve üst kimliği kaşımakla, dini, mezhebi kullanarak başarı sağladığını sanan Başbakan’ın yarattığı tablonun sonucudur.
Yumruk...
Derdini diliyle anlatamayan zavallı insanların icraatı olduğu gibi, bu ülkeyi karıştırmak, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlerin kullandığı en ilkel silahtır.
Önce yumruklar konuşur...
Sonra silahlara getirilir sıra...
Palalılar'ın özgürlüğü, sırtı sıvazlanan eli sopalılar... Cinayet işleyenlerin, şiddet uygulayarak gençleri öldürenlerin tutuklanmadığı bu iktidar döneminde bu yumruk olağan karşılanmalıdır. Çünkü AKP tabanından bazı dümbeleklerin yaptığı yorumlarda şiddete alkış tutanlar bir hayli fazla sayıdadır. Dangalağın biri aynen şöyle yazmış:
- Bugün Alperen bir kardeşim Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atmış. Alperen kardeşimi tebrik ederim. Biz de ona yumruğu sandıkta atmıştık.
İmza, Ak Partili Hüseyin...
Bu dangalak gibi çok sayıda bu tarzda tweettler, yorumlar var.
***
Onları kendi cahil, şiddet dolu dünyaları ile başbaşa bırakıyorum.
Yumruk sonrası kendimi CHP Genel Başkanı'nın yerine koydum. Yumruğu yemişim ve az sonra kürsüye çıkacağım.
Akıl yolunu mu seçerdim, duygularıma yenik mi düşerdim?..
Bilemedim...
Yumruğu yemiş gibi hissettim kendimi de... Ekranın başında üzüntü ve öfkeyle doğruldum. Sonra gazeteci olarak, kim, niçin, neden sorularını sormaya başladım.
Siyasi gerilimi yükseltmek, ülkeyi gerginlik içinde yeni bir seçime hazırlamak isteyenlere karşı Kemal Kılıçdaroğlu'nun davranışında ve konuşmasındaki sakinliği, yatıştırıcılığını gördüm.
Kılıçdaroğlu tam bir devlet adamı.
Salondakileri de, ekran başındakileri de sükûnete davet etti. Dedi ki:
"Demokrasi yolu engellerle doludur. Bu Cumhuriyet Halk Partisi liderine yapılan ilk saldırı değildir. Rahmetli İsmet İnönü'ye taş atıldı. Saldırı yapıldı. Ama bir tek hedefimiz var. Bu ülkeye sağlıklı bir demokrasiyi ya getireceğiz ya getireceğiz. Herkesi sükûnete davet ediyorum. Baskılar, şiddet bizi engelleyemez. Biz hiç kimsenin önünde diz çökmeyen bir gelenekten geliyoruz. Yedi düvele karşı mücadele etmiş bir gelenekten geliyoruz. Öyle birisi yumruk attı diye asla geri adım atmayacağız. İnançlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz."
Bu kadar...
Sonra da saldırı ile ilgili tek kelime etmedi.
***
Ya Allah aşkına... Eğri oturup doğru konuşalım.
Olmaz ya. Olmasını asla istemeyiz de... Başbakan'a böyle bir saldırı olsa bu yumrukların üzerinden kaç bölümlük bir dizi olurdu?
Başbakan ne kadar çok mağduriyet çıkarırdı?
***
Şimdi son cümle şudur:
Geçmişi sabıkalarla dolu bu kişi meclise nasıl girmiştir? Bu kişiyi meclise sokanlar kimlerdir? Bu olayın perde arkasında kimler vardır?..
Aydınlatılmazsa...
Vay halimize... Vay halinize...