Türkiye sermaye piyasalarında yatırım fonlarına ilişkin tasfiye süreci devam ederken, özel bir fonda yaşandığı belirtilen yaklaşık 45 milyar TL’lik tek günlük para çıkışı yeni bir tartışma başlattı. Edinilen bilgilere göre 8 yatırımcının bulunduğu fonda 52 milyar 886 milyon TL seviyesindeki toplam varlık, yatırımcılardan birinin parasının tamamını çekmesinin ardından 7 milyar 418 milyon TL’ye kadar geriledi. Böylece fon büyüklüğündeki düşüş yaklaşık 45 milyar TL olarak hesaplandı. Yatırımcının kimliği ve fondan çıkan kaynağın hangi finansal araca yöneldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama ise bulunmuyor.

BİM 22-25 Eylül aktüel ürünleri raflarda
BİM 22-25 Eylül aktüel ürünleri raflarda
İçeriği Görüntüle

131 FON İÇİN TASFİYE KARARI ALINMIŞTI

Söz konusu hareketlilik, yatırım fonu piyasasında kapsamlı bir düzenleyici müdahalenin yaşandığı döneme denk geldi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketlerinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım ve satıma kapatırken, toplam 131 yatırım fonunun belirlenen yöntemle tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiye kararı, bir fonun varlıklarının belirli bir süreç içerisinde nakde çevrilerek elde edilen tutarın katılma payı sahiplerine hakları oranında aktarılmasını öngörüyor.

TASFİYEYİ İKİ BANKA YÜRÜTÜYOR

SPK tarafından açıklanan usul ve esaslara göre tasfiye işlemleri doğrudan ilgili portföy şirketlerine bırakılmadı. Tera Portföy tarafından kurulan fonlarda Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası tasfiye sürecini yürütmek üzere yetkilendirildi. Süreçte yatırımcıların bireysel saklama hesaplarındaki katılma payları ile tedavüldeki toplam payların mutabakatının yapılması, ardından fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşulları gözetilerek nakde dönüştürülmesi öngörülüyor.

TASFİYE SÜRESİ 6 AYA ÇIKARILDI

İlk aşamada en fazla üç ay olarak belirlenen tasfiye süresi daha sonra altı aya uzatıldı. SPK, süre değişikliğinde fonların portföy yapıları ile piyasa gelişmelerinin dikkate alındığını ve varlıkların uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlanmasının amaçlandığını bildirdi. Bu yöntem özellikle büyük fonların ellerindeki menkul kıymetlerin kısa sürede topluca satılması halinde oluşabilecek fiyat baskısının azaltılması açısından önem taşıyor. Tasfiye kapsamındaki yatırımcıların ödemeleri de varlıkların nakde dönüştürülmesiyle birlikte sahip oldukları paylar oranında gerçekleştirilecek.

45 MİLYARLIK ÇIKIŞ AYRI BİR FONDA GÜNDEME GELDİ

Yaklaşık 45 milyar TL’lik çıkışın ise tasfiye kapsamındaki 131 fondan yapılan bir ödeme olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Basına yansıyan bilgiler, hareketin az sayıda yatırımcının bulunduğu özel bir fonda gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu nedenle tasfiye edilen fonlarla söz konusu para çıkışını doğrudan aynı işlem gibi değerlendirmemek gerekiyor. Bununla birlikte hareketin, fon piyasasına yönelik güven ve likidite tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşmesi finans çevrelerinde yakından izlenmesine neden oldu.

ÖZEL FONLARDA BÜYÜK HAREKETLER NASIL OLUŞABİLİYOR?

Yatırımcı sayısının sınırlı olduğu fonlarda bir veya birkaç yatırımcının toplam portföy içindeki ağırlığı oldukça yüksek olabiliyor. Bu nedenle büyük bir yatırımcının katılma paylarını iade etmesi, çok sayıda yatırımcının bulunduğu geniş tabanlı fonlardan farklı olarak toplam fon büyüklüğünü tek işlemle önemli ölçüde değiştirebiliyor. Fonun portföyünde yeterli nakit veya kısa vadede nakde çevrilebilecek araçların bulunması durumunda çıkış talepleri daha kolay karşılanırken, likiditesi düşük varlıkların ağırlığının yüksek olması halinde süreç daha karmaşık hale gelebiliyor.

YATIRIMCILAR HANGİ BİLGİLERİ TAKİP ETMELİ?

Fon yatırımcıları açısından yalnızca geçmiş dönem getirisine bakmak yerine fonun portföy dağılımı, risk değeri, likidite yapısı, yatırım stratejisi ve yatırımcı yoğunlaşması gibi unsurlar da önem taşıyor. Resmi süreçlerde SPK bültenleri, Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yapılan açıklamalar, TEFAS verileri ve Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları temel bilgi kaynakları arasında bulunuyor. Özellikle olağanüstü piyasa koşullarında sosyal medyada yayılan yatırımcı kimliği, para transferinin adresi veya fonların geleceğine ilişkin doğrulanmamış iddialar yerine resmi açıklamaların takip edilmesi gerekiyor.

DEV PARANIN NEREYE GİTTİĞİ BİLİNMİYOR

Yaklaşık 45 milyar TL’lik çıkışın ardından en fazla merak edilen konu ise kaynağın yeni adresi oldu. Ancak paranın mevduata, başka bir yatırım fonuna, dövize, altına, menkul kıymetlere veya farklı bir yatırım aracına aktarıldığını gösteren doğrulanmış bir bilgi açıklanmış değil. Aynı şekilde yatırımcının kimliğine ilişkin sosyal medyada yapılan yorumları destekleyen resmi bir veri de bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgilerle kesin olarak söylenebilen, fon büyüklüğünde çok kısa sürede son derece yüksek tutarlı bir gerilemenin yaşandığı ve bu hareketin Türkiye’de yatırım fonlarının likidite yapısı ile yatırımcı yoğunlaşmasını yeniden tartışmaya açtığı.

Kaynak: Haber Merkezi