İşbaşındakiler her ne kadar ülkemizin dünyanın en güzel, en mükemmel ülkesi imiş gibi algı operasyonları yapsa da gerçek öyle değildir dostlar. Keşke öyle olsaydı. Biz ülke olarak dünyanın en pahalı petrolünü tüketiyoruz. İşin...
İşbaşındakiler her ne kadar ülkemizin dünyanın en güzel, en mükemmel ülkesi imiş gibi algı operasyonları yapsa da gerçek öyle değildir dostlar. Keşke öyle olsaydı.
Biz ülke olarak dünyanın en pahalı petrolünü tüketiyoruz. İşin en ilginç yanı ise bütün dünyada petrol fiyatları ucuzlarken bizde de ucuzlayacağı yerde zam üstüne zamlar yapılarak dünya rekorunu yakalamayı başardık. Bu konuda bir bilgiyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Petrol ihtiyacımızın yüzde 10’unu yerli kaynaklardan karşılıyoruz. İnanınız bazı ülkelerde 1 litre dahi petrol çıkarılmazken o ülkeler dahi bizden daha ucuz. Örnek Japonya. Tabi olarak pahalı petrol çiftçilerimizin belini kırmaktadır. Tohumun toprağa atılmasından hasada kadar tarımın her safhasında petrol kullanıldığı için maalesef maliyetler yükselmekte ve çiftçilerimiz zarar etmektedir.
Türk Lirası dünyanın en fazla değer kaybeden paraları arasındadır. Üzülerek ifade ediyorum bu bir rekordur. İnanınız Gürcistan’ın milli parası olan Lari dahi dolar karşısında bizim paradan daha kıymetlidir (1 Dolar:1,5 Lari)
Dünyanın hiçbir ülkesinde ülkemizdeki kadar vergi, harç ve ceza kalemi yoktur. Elbette vergi, harç ve cezalar olmalıdır, her devlette de vardır ama bu kadar da fazla olmamalıdır. Maalesef bizde toplam 170 civarında vergi, harç ve cezalar vardır. Yenileri ise yoldadır.
Biz ülke olarak şu anda dünyanın en fazla mülteci yani sığınmacıya sahip ülkesiyiz. 2.5 milyonun üzerinde sığınmacı ile rekor bize ait. Bunların yanlışlarını söyleyenlere ise bol hakaret ve iftiralar yapılıyor. Oysa gerçek öyle değildir.
Ekonomik sebeplerden dolayı intihar ve boşanmaların en fazla olduğu ülkelerin başında geliyoruz. Dikkat ederseniz olumsuzluklarda bol bol rekor kırıyoruz.
Aynı anda hem İsrail, hem Suriye, hem de Mısır ile diplomatik ilişkisi olmayan yani gerginlik yaşayan, bunu başarabilen dünyanın tek ülkesiyiz. Dikkat ederseniz rekorlara doymuyoruz. Ama olumsuz rekorlara.
Efendim bakmayınız siz bir zamanlar “IMF’ye 5 milyar dolar borç” vermeye de kalkışmıştık ama her nedense verememiştik. Aslında dünyanın en fazla iç ve dış borcu olan ülkelerin en başında geliyoruz.
Dış ticareti sürekli açık veren ihracat ve ithalatı arasında yıllık 100 milyar dolar açık ile rekor kıran bir ülke konumundayız. Yetkili ağızlar sürekli ihracatımızın arttığını rakamlar vererek açıklarlar da her nedense hiç ithalat rakamlarından bahsetmezler. Zira cesaretleri yoktur açıklamaya. Çünkü ithalat rakamlarını verseler foyaları ortaya çıkacak.
Etrafındaki komşu devletler ile hiç de gereği yokken sürekli gerginlik yaşayan ve bu gerginliğin neredeyse tamamına yakını da kendi yanlış dış politikasından kaynaklanan bir başka ülkeyi isteseniz de bulamazsınız.
Lütfen ne oluyoruz, nereye gidiyoruz. İnanınız demokrasi ile yönetilen ülkelerin hiç birinde yöneticiler bizim ülkemizdeki kadar kendilerine “Hakaret” edildiği gerekçesi ile mahkemelerde davalar açmamıştır. Bizdeki kadar hapse atılanlar da yoktur.
İnanılması çok güç ama inanınız dünyanın hiçbir ülkesinde seçilmişler hakkında bu kadar yolsuzluk, haksız kazanç vs. gibi iddialar gündeme gelmemiştir. Maalesef dostlar bu durum tam bir dünya rekorudur.
Ne kadar acıdır, inanınız hicap duyarak yazıyorum. Dünyada hiçbir ülke yöneticisi yoktur ki “Benim ülkemde 37 değişik etnik grup vardır” desin. Maalesef bu durum sadece bizim ülkemizde olabiliyor. Sevgili okurlar görüyorsunuz, rekorlara doymuyoruz. Ancak bu rekorlar başka rekorlardır. Aldatılmışlık rekorları mı dersiniz? Yoksa öngörüsüzlük rekorları mı? Say say bitmez... Mübarek ülke olarak olumsuzluk rekorlarını sürekli kırıyoruz demekte haksız mıyım dostlar.
Bu rekorlar saymakla bitmez. O nedenle bu rekorlara sebep olanlardan hesap sormak için 1 Kasım seçimleri bulunmaz bir fırsattır. Bu olumsuz rekorları kırmaya devam edeceksek mesele yoktur. Ancak lütfen bu gidişata son vermek için bu hafta sonu yapılacak seçimleri iyi değerlendirmek sizin elinizdedir.
NOT: Zat-ı-Alilerinin aflarına sığınarak, dünyanın en uzun boylu Cumhurbaşkanına sahip olduğumuzu da belirtmek isterim.