Fakat 40 yıl kadar süren ilim ve bilgi dostluğu bu iki büyük adamın ölümü ile son buldu. İlim ve bilim birlikteliği yani AKIL yine kesintiye uğradı. Bu defa 1300'lü yıllarda Osmanlılar tarih sahnesine çıktı. Basiretli devlet adamları...
Fakat 40 yıl kadar süren ilim ve bilgi dostluğu bu iki büyük adamın ölümü ile son buldu.
İlim ve bilim birlikteliği yani AKIL yine kesintiye uğradı.
Bu defa 1300'lü yıllarda Osmanlılar tarih sahnesine çıktı.
Basiretli devlet adamları yetiştirdiler.
Orta Asya'dan gelen gelenekleriyle İslam'ı bir araya getirdiler.
Kurdukları devleti bu iki büyük bilgiyle yönetmeye başladılar.
Türklerin engin hoşgörüsü ve çalışkanlığı;
Kur'an ve hadis eşliğinde bir araya gelince;
Adalet güçlü bir yapıya kavuştu.
Toplumsal akıl tek bir akıl gibi hareket etti.
İlim ve bilim medreselerde tekrar bir araya geldi.
Avrupa Vatikan'ın engizisyon denilen belası ile uğraşırken;
Avrupa bilim adamlarını şeytan olarak avlarken;
Osmanlı onlara kucak açtı.
İlim ve bilimin önderliğinde yerini alan akıl, devleti zirveye taşıdı.
Medreseler Piri Reis'ler gibi bilim adamları;
Ak Şemsettin gibi ilim alimleri yetiştirdiler.
Aklın önderliğindeki Türkler tarihteki gerçek yerlerini yeniden aldılar.
Bu da yaklaşık 300 yıl sürdü.
Kanuni'nin ömrünün yarısından itibaren akıl yerini tekrar kaybetti.
Hurafe, cehalet ve yobazlık Şehülislamlar ile geri döndü.
Verdikleri saçma sapan fetvalarla padişah ve oğullarını birbirine düşman ettiler.
Adaleti kadı denilen yobazlara teslim ettiler.
Hukuk bozuldu, adalet kalmadı.
Bu da bütün kurumların bozulmasına neden oldu.
Kadıların verdiği ölüm cezasını onaylamayan padişahlara gavur dediler.
Abdulhamid'e bu yüzden Kızıl Sultan lakabı taktılar.
Türkler yeniden ortaçağın karanlığına gömüldü.
İlk meteoroloji Allah'ın işine karışmak diyerek kapatıldı.
İlk matbaaya şeytan icadı denilerek izin verilmedi.
Galata kulesinden uçan Hazerfen zindana atıldı.
Allah'ın (CC) ilmi ile bilimi düşman ilan edildi.
"İlim Allah (CC) içindir, bilim şeytan için" dendi.