Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde öğrencilerin okula uyum sürecinde ailelerin daha aktif rol almasını sağlayacak yeni uygulamaları devreye alıyor. Bakanlığın yayımladığı “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” konulu genelge doğrultusunda uyum eğitimlerinin yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmaması, okul-aile iş birliğini güçlendirecek şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
KAMUDA ÇALIŞAN VELİYE İDARİ İZİN
Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrenciler için 7-11 Eylül 2026 tarihlerinde uyum programları gerçekleştirilecek. Bu süreçte kamuda çalışan ebeveynlerden biri, talep etmesi halinde çocuğunun kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun biçimde günde 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılabilecek. Uygulamayla özellikle eğitim kademesi değişen öğrencilerin yeni okul ortamına alışma sürecinde aile desteğinin artırılması amaçlanıyor.
AİLE KATILIMI UYUM HAFTASIYLA SINIRLI KALMAYACAK
MEB'in planlamasına göre ailelerin eğitim sürecine katılımı yalnızca 7-11 Eylül'deki uyum haftasıyla sona ermeyecek. Uyum, gelişim ve rehberlik çalışmalarının “Ailemle Okul Yolu Programı” kapsamında birbiriyle bağlantılı biçimde eğitim öğretim yılının tamamına yayılması planlanıyor. Böylece velilerin okul yönetimi ve öğretmenlerle iletişiminin güçlendirilmesi, öğrencilerin akademik ve sosyal gelişiminin aile-okul iş birliği içinde takip edilmesi hedefleniyor.
VELİLERE KORSAN SERVİS UYARISI

Yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları sürerken Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner'den de okul servisi kullanacak ailelere önemli bir uyarı geldi. Yiğiner, servis seçiminde yalnızca fiyatın dikkate alınmaması gerektiğini belirterek araçların ruhsatlı olmasına, gerekli uygunluk ve yetki belgelerini taşımasına ve mevzuata uygun şekilde faaliyet göstermesine dikkat edilmesini istedi. İzin ve belgeleri bulunmadan çalışan korsan servislerin hem öğrencilerin güvenliği açısından risk oluşturduğu hem de yasal yükümlülüklerini yerine getiren servis esnafı açısından haksız rekabete yol açtığı vurgulandı.
SERVİS SEÇERKEN BELGELER KONTROL EDİLMELİ
Okul Servis Araçları Yönetmeliği, öğrenci taşımacılığında araçtan şoföre ve rehber personele kadar çeşitli güvenlik şartları öngörüyor. Mevzuat kapsamında servis araçlarında öğrenciler için uygun emniyet kemeri ve koruyucu tertibatların bulunması, araç takip sisteminin kullanılması ve belirlenen teknik şartlara uygun kamera ve kayıt sistemlerinin yer alması gerekiyor. Şoförler ve rehber personel için de mesleki yeterlilik, sağlık ve güvenli taşımacılığa ilişkin çeşitli koşullar bulunuyor. Rehber personel ayrıca öğrencilerin araca güvenli şekilde binip inmesine yardımcı olmak ve emniyet kemerlerinin kullanımını kontrol etmekle yükümlü.
SERVİS ÜCRETLERİNDE YETKİ YEREL YÖNETİMLERDE
Okul ve öğrenci servis ücretleri servis işletmelerince serbestçe belirlenmiyor. Ücret tarifelerinin belirlenmesinde belediyeler yetkili olurken, büyükşehirlerde süreç Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararları üzerinden yürütülüyor. Diğer yerlerde ise ilgili belediye birimleri tarafından alınan kararlar esas alınıyor. Bu nedenle velilerin servis sözleşmesi yapmadan önce bulundukları yerde geçerli resmi tarifeyi kontrol etmeleri ve kendilerinden hangi hizmetler karşılığında ücret istendiğini açık biçimde öğrenmeleri önem taşıyor.

FAZLA ÜCRET TALEBİNDE VELİLER NE YAPMALI?
TŞOF Genel Başkanı Yiğiner, yetkili kurumlar tarafından belirlenen tarifenin dışında ücret talep edilemeyeceğine öne çıktı. Velilerin resmi tarifenin üzerinde bir taleple karşılaşmaları halinde ilgili meslek odaları ve yerel denetim birimleri üzerinden durumu bildirebilecekleri belirtiliyor. Servis tercihinde ücret kadar aracın ve sürücünün yasal şartları taşıyıp taşımadığının sorgulanması, güzergâh ve taşıma koşullarının önceden öğrenilmesi de güvenli ulaşım açısından önem taşıyor.
OKUL-AİLE-SERVİS ÜÇGENİNDE GÜVENLİK ÖNE ÇIKIYOR
Yeni eğitim öğretim yılı öncesindeki düzenlemeler, öğrencinin okula başladığı ilk günlerden günlük ulaşımına kadar ailelerin daha yakından sürece dahil edilmesine dayanıyor. Bir yandan velilerin uyum programlarına katılabilmesi için kamuda çalışan ebeveynlere idari izin imkânı sağlanırken, diğer yandan servis taşımacılığında belge, denetim ve güvenlik şartlarının kontrol edilmesi isteniyor. Ailelerin okul yönetimleriyle iletişim halinde olması, servis hizmetinde resmi izin ve tarifeleri sorgulaması ve herhangi bir uygunsuzluk halinde yetkili kurumlara başvurması, eğitim yılının daha güvenli başlaması açısından önem taşıyor.




