Antalya’nın Kemer ilçesinde Hazine taşınmazlarının mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış şartları oluşmadan bazı kişilere devredildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada adli süreç yeni aşamaya geçti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 6’sı, Kemer İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan diğer 21 şüpheli ise Antalya Adliyesine sevk edildi.
5 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON DÜZENLENDİ
Soruşturma, Kemer’deki bazı Hazine taşınmazlarının gerekli şartlar bulunmadığı veya satışa engel hukuki ve fiilî durumlar olduğu halde belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiği iddiaları üzerine başlatıldı. Antalya’nın yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir’de toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
80 HAZİNE TAŞINMAZI YAKIN İNCELEMEDE
Soruşturmanın önemli başlıklarından birini taşınmazların ekonomik büyüklüğü oluşturuyor. Yakın incelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerleri üzerinden toplam ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar liraya ulaştığı değerlendiriliyor. Ancak bu rakam kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmiyor. Kesin zararın; taşınmazların işlem tarihlerindeki hukuki durumları, o tarihteki gerçek piyasa değerleri, Hazine tarafından tahsil edilen bedeller ve yapılan devir işlemleri birlikte incelendikten sonra bilirkişi çalışmasıyla belirlenmesi bekleniyor.
HAZİNE TAŞINMAZLARININ SATIŞI NASIL YAPILIYOR?
Hazine adına kayıtlı taşınmazların satışı ve kiralanmasına ilişkin işlemler yetkili Milli Emlak birimleri tarafından yürütülüyor. Doğrudan satış hakkı tanınan işlemlerde yalnızca kişinin talepte bulunması yeterli olmuyor; ilgili mevzuatta belirtilen hak sahipliği ve kullanım koşullarının oluşup oluşmadığının idari kayıtlar, belgeler ve gerektiğinde taşınmaz üzerinde yapılan tespitlerle belirlenmesi gerekiyor. İşlem tescil aşamasına geldiğinde ise yetkili idare tarafından hazırlanan belgeler tapu müdürlüğüne gönderiliyor ve mülkiyet değişikliği tapu siciline işleniyor.
FİİLÎ KULLANIM VE HAK SAHİPLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hazine taşınmazlarının doğrudan satışına imkân tanıyan düzenlemelerde hak sahipliğinin hangi koşullarda oluştuğu ayrıntılı biçimde belirleniyor. Mevzuatın kapsamına göre taşınmazın niteliği, kullanım biçimi, kullanıcının hukuki durumu, yapının veya kullanımın ilgili tarihlerde mevcut olup olmadığı ve taşınmazın satışa engel bir statü taşıyıp taşımadığı araştırılabiliyor. Orman, mera, kıyı, korunan alan veya kamu hizmetine ayrılmış yerler gibi özel hukuki statüsü bulunan taşınmazlarda ise ayrıca ilgili kanunlardaki kısıtlamalar devreye giriyor. Bu nedenle hak sahipliği incelemesi, Hazine mülklerinin özel kişilere geçirilmesinde temel denetim aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.

TAPU KAYDI TEK BAŞINA SORUŞTURMAYI SONA ERDİRMİYOR
Bir Hazine taşınmazının özel kişi adına tapuda tescil edilmiş olması, işlemin daha sonra hukuki veya idari denetime konu olamayacağı anlamına gelmiyor. Satışın dayanağının hukuka aykırı olduğu iddiası ortaya çıktığında idari inceleme ve ceza soruşturmasının yanı sıra taşınmazın yeniden Hazine adına tesciline yönelik hukuk süreçleri de gündeme gelebiliyor. Nitekim Kemer’deki soruşturmada şüphelilerle bağlantılı banka hesapları, taşınmazlar ve diğer mal varlıklarının el değiştirmesini önlemeye yönelik tedbirlerin uygulandığı; bazı taşınmazlarda satışın iptali ve devrin önlenmesine ilişkin işlemlerin de yürütüldüğü bildirildi.
KEMER’DE TAŞINMAZ DEĞERLERİ SORUŞTURMAYI EKONOMİK AÇIDAN ÖNEMLİ KILIYOR
Kemer, Antalya’nın turizm faaliyetlerinin yoğunlaştığı ve gayrimenkul değerlerinin özellikle kıyı kesimleri ile turizm bölgelerinde yüksek seviyelere ulaşabildiği ilçeler arasında bulunuyor. Bu nedenle Hazine mülkiyetindeki taşınmazların kimlere, hangi şartlarla ve hangi bedeller üzerinden devredildiğinin belirlenmesi yalnızca mülkiyet hukuku açısından değil, kamu kaynaklarının korunması bakımından da önem taşıyor. Soruşturmada güncel piyasa değeri üzerinden belirtilen yaklaşık 10 milyar liralık ekonomik büyüklük ile gerçek kamu zararının birbirinden ayrılması gerekiyor; kamu zararının kesin tutarı ancak işlem tarihleri esas alınarak yapılacak teknik ve hukuki incelemeler sonunda ortaya çıkabilecek.
ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Antalya Adliyesine sevk edilen 21 şüphelinin savcılıktaki ifade işlemleri sürüyor. Savcılık, ifadeler ve soruşturma dosyasındaki deliller doğrultusunda şüphelilerin serbest bırakılması, adli kontrol uygulanması veya tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmesi yönünde değerlendirme yapabilecek. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında taşınmazların devir dosyaları, hak sahipliği belgeleri, tapu kayıtları ve mali hareketlerin birlikte incelenmesiyle işlemlerin hangi aşamalarda ve ne şekilde gerçekleştirildiğinin ayrıntılı olarak ortaya çıkarılması bekleniyor.




