Yanılıyor olabilirim ama Sayın Dere, sanırım 16 yıldır şu an ki görevini sürdürüyor. Belki de daha uzun bir süredir… Ara sıra ziyaretine gider, dilleşir, fikir alışverişinde bulunurum kendisiyle. İyi bir yönetici, iyi bir arşivcidir....
Yanılıyor olabilirim ama Sayın Dere, sanırım 16 yıldır şu an ki görevini sürdürüyor. Belki de daha uzun bir süredir…
Ara sıra ziyaretine gider, dilleşir, fikir alışverişinde bulunurum kendisiyle.
İyi bir yönetici, iyi bir arşivcidir.
Alanya ile ilgili sorulacak her soruya verilecek bir yanıtı, mutlaka vardır. Belgelerle, resimlerle, haritalarla konuşur.
Her ziyaretimde, her söyleşimde daha çok şaşırtır beni…
Her gün yüzlerce insan gelir ziyaretine. Kapısı her zaman, herkese açıktır.
Her gelen bir şey ister ondan. Her gelen bir şey sorar. Her gelen bir derdini anlatır.
Dert babasıdır o.
Bir insan, bunca yıl aynı görevde olur da; gelen (haklı ya da haksız) yakınmaları, (hâlâ) ilk günün ciddiyetiyle, ilk günlerin sabrıyla dinler; onlara çözüm arar, onların dertlerini kendine dert edinir mi?...
Ya da bir insan, bunca süre, böyle bir görevde olur da; heyecanında, azminde, enerjisinde, temposunda; biraz olsun, düşüş olmaz mı!?...
Kemal Dere, hep ilk günkü Kemal Dere’dir.
İlk günkü coşkusuyla, ilk günkü enerjisiyle, ilk günkü sabrıyla akıp gider...
Hep anında görüntü verir, anında çözüm üretir, anında iş bitirir...
Ağzından, karşısındaki kişiyi üzecek, rencide edecek üslupta bir “olmaz” çıkmaz.
Nadiren kullandığını sandığım “olmaz” sözcüğünü de öyle bir usturuplu kullanır ki; muhatabı üzülmez, rencide olmaz, teşekkürler ederek çıkar odadan. Çok ender bürokratlarda bulunan bir özelliktir bu.
Her yerde söylerim, yine söylüyorum; Alanya’nın da, Alanya Belediyesi’nin de, Hasan Sipahioğlu’nun da en büyük şansıdır.
O bir hamaldır. Ne yüklersen yükle, ‘fazla oldu, taşıyamam, yapamam’ demez; taşır ve yapar.
Partili, partisiz; yerli yabancı ayrıma yapmadan dert dinler, çözüm üretir, iş bitirir ya da bitirmeye çalışır.
16 yıldır o makamda, kimseyi kırmadan, kimseyi üzmeden, aynı durulukta aynı temizlikte akar durur…
* * *
Şimdi bunları niye yazdım.
Dünkü gazetemizde, Sayın Dere ile ilgili bir haber vardı. Habere göre, “Sipahioğlu Başkanla AKP İlçe Teşkilatı, Başkan Yardımcılığı Makamına, AKP’li bir siyasinin oturtulması konusunda anlaşmışlar. Sayın Dere’ye de ‘ya partimize katıl ya da istifa et’ demişler.”
* * *
Kemal Dere’yi rahat bırakın efendiler.
Kemal Dere, AKP’li olunca, partinizin ne boyu uzar, ne kısalır.
Bırakın o her zamanki saflığı ve temizliğiyle kalsın.
Bırakın kapısı yine herkese açık olsun.
Herkesin dert babası olmaya devam etsin.
Yine anında görüntü versin, yine anında çözüm üretsin, yine anında iş bitirsin.
Olur a; bu zırva tezgaha ‘hayır’ derse, yerini dolduracak adam bulamazsınız sonra.
Dokunmayın Dere’ye…
Bırakın, O yine her zamanki temizliği ve duruluğuyla aksın…