Konyaaltı Çakırlar Mahallesi’nde Çandır Çayı çevresinde planlanan TOKİ toplu konut projesinde çevresel değerlendirme süreci yeniden tamamlandı. Toplam 4 bin 574 konutun yanı sıra eğitim, ibadet ve ticaret alanlarını kapsayan proje için daha önce yargı kararıyla iptal edilen çevresel değerlendirme kararının ardından yeniden inceleme yapıldı. Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yürütülen yeni süreç sonunda projeye yeniden “ÇED Olumlu” kararı verildi.

6 ETAPTA 4 BİN 574 KONUT PLANLANIYOR

Çakırlar’daki proje 6 etap ve toplam 206 bloktan oluşacak. Proje kapsamında 4 bin 574 konutun yanı sıra 2 okul ve 1 cami yapılması planlanıyor. Birinci etapta 572 konut ve 24 derslikli ortaokul, ikinci etapta 874 konut ile 16 dükkan, üçüncü etapta ise 921 konut, 16 dükkan ve 24 derslikli ilkokul yer alacak. Dördüncü etap 800 konut, 20 dükkan ve bir camiyi; beşinci etap 776 konut ve 9 dükkanı; altıncı etap ise 631 konut ile 9 dükkanı kapsıyor.

PROJENİN ÇEVRESEL ETKİLERİ YARGIYA TAŞINMIŞTI

Çakırlar’daki toplu konut projesi daha önce çevresel etkileri ve yer seçimi nedeniyle meslek odalarının itirazlarına konu olmuştu. Özellikle Çandır Çayı çevresindeki alanın taşkın riski açısından değerlendirilmesi gerektiği savunulmuş, projenin yalnızca yapılaşma açısından değil; zemin, hidrojeoloji, ulaşım, altyapı ve çevrede oluşturacağı toplam nüfus yükü bakımından bütüncül biçimde incelenmesi talep edilmişti. Projeye ilişkin önceki çevresel değerlendirme süreci yargıya taşınmış ve idari karar iptal edilmişti.

TAŞKIN RİSKİ TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Projeyle ilgili tartışmaların en önemli başlıklarından birini Çandır Çayı ve çevresinin hidrolojik özellikleri oluşturuyor. Dere ve akarsu çevrelerindeki büyük ölçekli yapılaşmalarda yalnızca binaların kurulacağı parseller değil, yağış havzasının tamamı, yüzeysel su akışı, taşkın sınırları ve olası aşırı yağışların oluşturabileceği yükün de değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle benzer projelerde dere kesitlerinin korunması, taşkın koruma tedbirlerinin belirlenmesi, yağmur suyu altyapısının yeterliliği ve yapılaşmanın suyun doğal akışına etkisi kritik önem taşıyor.

ÇED SÜRECİ NEDEN ÖNEMLİ?

Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci, büyük ölçekli yatırımların inşaat başlamadan önce çevre üzerinde oluşturabileceği etkilerin belirlenmesini amaçlıyor. Değerlendirmede projenin niteliğine göre su kaynakları, toprak, hava, gürültü, atık yönetimi, ulaşım, doğal alanlar ve yerleşim üzerindeki etkiler ele alınabiliyor. “ÇED Olumlu” kararı ise projenin hiçbir çevresel etkisinin bulunmadığı anlamına gelmiyor; yatırımın raporda belirlenen önlemler, taahhütler ve ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülebileceğini ifade ediyor.

YENİ KARAR ÖNCEKİ YARGI SÜRECİNİ GÜNDEME GETİRDİ

İdari yargıda bir çevresel değerlendirme kararının iptal edilmesinin ardından idare, mahkemenin ortaya koyduğu hukuki ve teknik gerekçeleri dikkate alarak yeni bir işlem tesis edebiliyor. Bu durumda yeni dosyada daha önce eksik veya yetersiz bulunduğu belirtilen çevresel etkilerin giderilip giderilmediği önem kazanıyor. Çakırlar projesinde de bundan sonraki aşamada yeni ÇED dosyasındaki teknik değerlendirmeler ile önceki yargı kararında öne çıkan taşkın ve çevresel risk başlıklarının nasıl karşılandığı tartışmanın temel konularından biri olacak.

BİNLERCE KONUT ALTYAPI İHTİYACINI DA ARTIRACAK

Binlerce konuttan oluşan toplu yerleşimler yalnızca barınma ihtiyacına yanıt veren projeler olarak değerlendirilmiyor. Böyle bir yapılaşma aynı zamanda içme suyu ve kanalizasyon şebekesi, yağmur suyu drenajı, elektrik, ulaşım, otopark, eğitim ve diğer kamusal hizmetlerde yeni kapasite ihtiyacı doğuruyor. Çakırlar projesinde okul, cami ve ticari birimlerin konutlarla birlikte planlanması bu ihtiyacın bir bölümünü karşılamaya yönelik olsa da bölgenin mevcut ulaşım ve teknik altyapısının yeni yerleşimle birlikte nasıl işleyeceği uygulama aşamasında önem taşıyacak.

Alanya ATASEM’de yeni dönem başlıyor: Kayıtlar 1 Eylül’de açılıyor
Alanya ATASEM’de yeni dönem başlıyor: Kayıtlar 1 Eylül’de açılıyor
İçeriği Görüntüle

SOSYAL KONUT İHTİYACI İLE GÜVENLİ YERLEŞİM DENGESİ

Antalya gibi nüfus hareketliliğinin ve konut talebinin yüksek olduğu kentlerde sosyal konut yatırımları barınma maliyetleri açısından önem taşırken, projelerin yer seçimi de şehir planlamasının temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye’de dere yatakları ve taşkın riski bulunan alanlardaki yapılaşmalarda yaşanan sorunlar, yeni yerleşimlerde afet risklerinin proje aşamasında ele alınmasının önemini ortaya koyuyor. Bu nedenle Çakırlar’daki süreçte sosyal konut ihtiyacının karşılanması kadar yapılaşmanın güvenli, sürdürülebilir ve bölgenin doğal yapısıyla uyumlu biçimde gerçekleştirilmesi de belirleyici olacak.

SÜREÇ ÇED KARARIYLA BİTMİYOR

Yeni “ÇED Olumlu” kararı projenin çevresel değerlendirme aşamasındaki önemli adımlardan biri olsa da büyük ölçekli bir toplu konut yatırımında süreç bununla sınırlı değil. İmar ve yapılaşmaya ilişkin izinler, altyapı uygulamaları, taşkın ve drenaj tedbirleri ile diğer teknik yükümlülüklerin ilgili mevzuata uygun biçimde yerine getirilmesi gerekiyor. Ayrıca yeni idari işlemlerin de hukuki denetime konu edilmesi mümkün. Bu nedenle Çakırlar’daki TOKİ projesinin bundan sonraki seyri hem teknik uygulamalar hem de olası yeni hukuki süreçler açısından yakından izlenecek.

Kaynak: Haber Merkezi