Yıllardır söylüyor, yazıyor, çiziyoruz. Feyzi Açıkalın kardeşim, bu konuda televizyon programları yaptı, yapmaya devam ediyor. Diyoruz ki; Sayın Kaymakamım ya da Sayın Emniyet Müdürüm ya da Sayın Belediye Başkanım ya da Sayın İlçe...
Yıllardır söylüyor, yazıyor, çiziyoruz.Feyzi Açıkalın kardeşim, bu konuda televizyon programları yaptı, yapmaya devam ediyor.Diyoruz ki;Sayın Kaymakamım ya da Sayın Emniyet Müdürüm ya da Sayın Belediye Başkanım ya da Sayın İlçe Trafik Komisyonu Başkanım ya da Sayın ALTİD Başkanım ya da Sayın Kent Konseyi Başkanım ya da Siyasi Parti İlçe Başkanlarım ya da her neyse işte…… …“…Alanya’nın en göz önündeki caddeleri Atatürk ve Ahmet Tokuş Caddelerinde (ve tabii ki tüm cadde ve sokaklarında) iki tekerlekli “kent ayıları” cirit atıyor.Hem de trafik polislerinin gözü önünde…Ve de günün 24 saatinde…Marifetmiş gibi, çift teker motosikletlerini, tek tekere düşürüp, motosikletlerini şaha kaldırarak, kulakları sağır eden bir gürültüyle, çevreyi gaza boğup, magandalık gösterisi yapıyorlar.Ara gazı vere vere, motorunu dinamit gibi patlata patlata çevreyi inletiyorlar.Ne ses çıkaran var, ne de uyaran.Lafa geldi mi, Dünya Kenti Alanya’da yaşıyoruz, diyorsunuz.Bu mu Dünya kenti?Attı mı mangalda kül bırakmıyor, “Turizmin başkentiyiz” diye lafa başlıyorsunuz.Bir turizmin kentinde olacak şeyler mi bunlar?Gittiğiniz yurtdışına gezilerinde, böyle magandalıkları görüyor, işitiyor musunuz?Bu mu sizin turizm anlayışınız?Bu mu sizin yöneticilik anlayışınız?Niye tepki vermiyor, niye tavır koymuyorsunuz bu magandalara.Arabaların arasında slalom yapan; kaldırımlar, refüjler üzerinde gezinen bu ayılardan, bu gürültü makinelerinden bihaber misiniz siz!?”… …Tıss yok!İşin garibi, “Ayı” dediğimiz adamlar, “Bize ayı diyemezsin…” diye tepki veriyor; bizi malum yol ve yöntemlerle tehdit ediyor; bu ayılara dur demesi gereken makam ve merciiler sağır ayağına yatıyor, iyi mi!Böyle bir vurdumduymazlık olabilir mi?* * *Ben artık bu orman kaçkınlarının, gündüz saatlerinde sergiledikleri ayılık gösterilerine razı(!) olur hale geldim.Artık anladım ve kabul ettim ki; bu memlekette ayıların dokunulmazlığı var.Yahu hiç olmazsa gece huzur verin be kardeşim.Ayılığınızı gündüz yapın, geceleri ara verin.* * *Mevsim koşulları ortada.Sürekli açık klima karşısında uyuyamıyorsunuz, oranız, buranız tutuluyor; mecburen cam çerçeve açık yatıyorsunuz.Tam uykuya dalmışsınız ya da dalmak üzerisiniz; bir veya birkaç ayı birden, egzozlarını dinamit gibi patlata patlata seyrü sefer ediyorlar.Yahu siz nasıl bir insansınız?Bu nasıl bir duygu, bu nasıl bir vurdumduymazlık?Çıkardığınız ses, binaların alt katlarından üst katlarına doğru artan bir biçimde; ikiye, üçe, dörde, beşe katlanarak patlayan, bomba etkisi yaratıyor.İnsanlar yataklarından fırlıyor.… …Nasıl bir insansınız siz?Sizi hangi ana, hangi baba, hangi öğretmen yetiştirdi?Yahu hasta var, çocuk var, hamile var…Sizin hiç hastanız, hamile yakınınız olmadı mı?Ne hakkınız var insanları bu denli rahatsız etmeye?Hiç olmazsa gece huzur verin be kardeşim, geceeee…