GURUR kaynağımız Emine Özmüftüoğlu Tosmur İlköğretim Okulu her yıl ileri hamlelerle çocukların bilgi ve görgülerini arttırarak mükemmelliğe yelken açıyor. Çocuklar okulda çok mutlular ve derslerini çok seviyorlar. Veli ve çocuklarla...
GURUR
kaynağımız Emine Özmüftüoğlu Tosmur İlköğretim Okulu her yıl ileri hamlelerle çocukların bilgi ve görgülerini arttırarak mükemmelliğe yelken açıyor.
Çocuklar okulda çok mutlular ve derslerini çok seviyorlar. Veli ve çocuklarla konuşmamdan sonra bunu daha iyi anladım. Okul kurulduğundan beri müdür ve öğretmenlerimiz büyük bir şevk içinde çalışıp çok verici oldu. Her yeni gelen de okuldaki tempoyu arttırarak mükemmelliğe eriştirdi. Son gelen dinamik müdürümüz Süleyman Görgülü, müdür yardımcıları ve öğretmenlerin çaba ve ilgileri çok büyük. Çocuklara gösterdikleri sevgi ve bilgelikten dolayı kendilerine toplumca teşekkür borçluyuz. En büyük şahsiyetler bilim adamları, krallar, cumhurbaşkanları öğretmenlerin eseri ve bilgileriyle yetişmedi mi? Kiminin hakkını koruyoruz, kiminin hala işi bile olmadı. Öyle bir devirdeyiz ki ağan, arkan varsa rahat iş bulabiliyorsun. Elinle koymuş gibi bu dünya, düzen öyle kuruldu, öyle geldi öyle gider. Ben 90 yaşındayım ve kendimi bildim bileli insanların şikâyeti bu. Haksızlıklardan bu evren öyle dönüp duruyor. Kimse değiştiremedi. Kim bilir gün doğmadan neler doğar. Belki gökten elinde sihirli değnek olan bir peri iner ve kayırmalar biter. Bu zamanda çok şey değişiyor. Belki bu da değişir inşallah. Neden olmasın, öyle olmayacak şey oluyor ki dünyada şaşıp kalıyorsun. Yaşayan görür. İnşallah her şey yoluna girer. Ve iş imkânları sağlanır. Çünkü birçok yüksek tahsil yapmış insanımız iş bulamıyor. Eskiden memurlarla tahsilliler parmakla gösterilirdi ve refah içinde yaşardı. Çünkü çok azdı. Az okunurdu. Lise mezunu çok değerliydi. Lise mezunlarının subay açığını doldurmak için alındığını biliyorum. Askeri şube başkanı olanlar oldu. Daha çok ticaretle uğraşılırdı. Ticarette de iyi para vardı. Bir kere hiçbir şeyde katkı yoktu. Dürüstlük vardı. Her şeyi ağız tadıyla yerdiniz. Zaten haram karışan paranın insana hiç hayrı olmaz. 5 kuruş bile olsa atalarımız o helal parayla büyüdüler. İşlerini büyüttüler. O mallar, topraklar şimdiki nesle geçti. Zaten toprak çok ucuzdu. İnsan sayısı azdı. Herkes kendine göre çok rahat yaşıyordu. Tereyağı, bal, zeytinyağı hilesizdi. Hepsi kendine has kokusunu yayıyordu. Biz de güvenerek severek bunları yiyorduk. İnsanlar nadiren hastalanırdı. Mis gibi etler yenirdi. Günlük kesim satılırdı. O zaman yalnız buz satılırdı. Buz kalıpları yoktu. Evler bahçe içinde en çok 4 katlı olduğu için rüzgâr her yerde mis gibi çiçek kokularını her yöne dağıtırdı. Şehir tertemiz hava alır, serinlerdi. Ciğerlerimiz bayram ederdi. Yazım yine yolu değiştirip eskilere döndü. Biz eski olduğumuz için kalemim eskilere özlem duyup eskilere kayıyor. Eskiden de hayır sahibi çoktu. Bilhassa Ramazan ayı ve bayramlarda yine darülaceze yani güçsüzler ve yaşlılar evi yapılırdı. Mektepler neler, bu hayır işleri bugüne kadar devam etmiş ve daha da edecek. Hastanelerde birçok odaya yardım eden insanın ismini görürsünüz. Bir zamanlar tek tek yazdım köşemde o güzel insanları. Aradan çok zaman geçti. Allah hepsinden razı olsun. Sayın Emine Özmüftüoğlu ve ailesi bu okuldan başka çok büyük hayra ve okula imza attı. Birçok hayırseverimiz ellerinden geleni fazlasıyla yaptı. Allah hepsinden razı olsun. Unutulmayacaklar. Hepinize sağlıklar diliyorum. Hayırlarınız sizi kötülüklerden korusun canlarım.