CHP'NİN Konaklı Mahallesi'ndeki genç kuşak isimlerinden Ali Uysal, Facebook hesabında dün ilginç bir analiz paylaşmış. Demiş ki: 'Alanya'da Cumhurbaşkanı Adayımız Prof. Dr. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekleyen...

CHP’NİN

Konaklı Mahallesi’ndeki genç kuşak isimlerinden Ali Uysal, Facebook hesabında dün ilginç bir analiz paylaşmış.Demiş ki: “Alanya'da Cumhurbaşkanı Adayımız Prof. Dr. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nu destekleyen partilerin aldığı oyların toplamı 100 bin 371'dir. AKP’nin aldığı oy ise sadece 51 bin 847'dir.”Uysal, bir de haklı bir kamu spotu yapmış ve Alanya seçmenine şöyle seslenmiş: “Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde partisine ihanet edip sandığa gitmeyenler ve gidip de davasına ihanet edenleri hem ülkemiz hem de Alanya affetmeyecektir. Ülkemizin selameti, birlik ve beraberliği için adayımızı destekleyelim. Ülkemize, birliğimize, dirliğimize, geleceğimize, Türklüğümüze, milliyetçiliğimize, laikliğimize, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Unutmayalım, ihanetin bedeli ağır olur.”***Öte yandan, Milliyet Gazetesi’nin blog sayfasında zaman zaman keyifle takip ettiğim yazarlardan biri olan Kenan Kolday, “Her ülke kendi seçimlerini yaşar” başlığı ile “Neden oy kullanmamız gerek” sorusuna ilginç yanıtlar vermiş.Üzerine söylenecek pek fazla bir şey bulamadığım için Kenan Kolday’ın bu ilginç yazısını bugün sizlerle paylaşmak istedim.Unutmayalım.Görüşümüz ne olursa olsun, bu seçim Türkiye’nin kaderini tayin edecek önemli bir seçim olacaktır.Bu yüzden herkesin mutlaka ama mutlaka sandığa gitmesini rica ediyorum.***

HER ÜLKE KENDİ SEÇİMLERİNİ YAŞAR

Bu hafta sonu Cumhurbaşkanlığı Seçimleri var. Demokrasinin olmazsa olmazı olan seçimler bir ulusun, toplumun, halkın kendi kaderini belli bir dönem için tayin ettiği bir mekanizma.Zira demokrasi halkın kendi arasından seçtiği kişilere belirli bir dönem için kendilerini yönetme hakkı vermesidir.Neyi yaşamak istiyorsak onu seçeceğiz.Ne isek onu seçeceğiz.Derler ya, “Hayatına ne istediğini değil, ne olduğunu çekersin.”İşte o misal.Kendi kaderimizi kendimiz tayin edeceğiz.Bahanesi yok bunun.Sonradan “Seçime gitmedim” diye ağlaşmak yok.Evet, oy kullanacağız ve seçime katılacağız.Oy kullanmamak bize verilen bu şansı elimizin tersiyle itmek ve söz hakkımızı kullanmamak olur. Bugünlere gelmek için mücadele verenlerin ve demokrasi savaşını bin bir zorluklarla kazananları yüz üstü bırakmak olur bu.İnsanlık tarihinde demokrasi ve özgürlüklerin elde edilmesi için verilen mücadelelere bakın.Demokratik haklar ve özgürlükler elde edilmiş olsa bile kadınların yine ikinci planda kaldığını ve seçme ve seçilme hakları için ne kadar büyük mücadeleler verdiklerine bir bakın.Antik Yunan’da Atina başta olmak üzere şehir devletlerinde yeşeren demokrasi bin yıldan uzun süren bir karanlık Orta Çağ dönemi sonrası 13’üncü yüzyılda Rönesans akımlarının Avrupa’da filizlenmesiyle beraber tekrar ön plana çıktı.1.265 yılında İngiltere Kralı’nın yetkilerini sınırlayan Magna Carta Lidertatum, 1.776 Amerikan Bağımsızlık Mücadelesi ve Bağımsızlık Bildirgesi, 1.789 Fransız İhtilali ve İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, kolonilileşme dönemi sonrası tüm dünyada kolonici devletlere karşı verilen özgürlük mücadeleleri, 1'inci Dünya Savaşı’nda Türkiye olarak Kurtuluş Savaşımız, 2’nci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin işgal politikasına karşı verilen savaşlar.Bunlar sadece birkaçı.Tarih, binlerce demokrasi ve özgürlükler adına verilen mücadelelerle dolu.İnsanlık olarak demokrasiyi en iyi şekilde kullandığımız söylenemez, ama demokratik hak ve özgürlükleri elde etmek için çok büyük mücadeleler verdi atalarımız.Ulu Önder Atatürk olmasa belki de bugün seçime gidecek bir ülkemiz olmayacaktı.Hür ve özgür, demokratik haklara sahip bir ülke olacak mıydık?Düşünün bir kere, 1923’te Cumhuriyet kurulmuş ve hemen akabinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiş.Hem de Osmanlı’dan kalan miras üzerine inşa edilen Cumhuriyet daha henüz yeni yeşermeye başlamışken.Daha dünyada birçok medeni ülke o zamanlar kadınlara bu hakkı vermemişken.İnsanoğlunun bu hayatta sahip olduğu en büyük hakkı seçim hakkıdır.Cüz-i iradesiyle kendi seçimlerini yapabilme ve o seçimlerin sorumluluğunu alabilme yeteneği.Hayat, ilerleyen bir nehir olduğuna göre seçim yapmak bir insanın nefes aldığı her an yaptığı bir faaliyettir.Ancak konu bir ülkede seçimlere gitmek olunca, seçimler daha da önem kazanıyor.Şanslıyız ki demokrasinin olduğu bir ülkede yaşıyoruz.Ya böyle bir hakkımız olmasaydı?Ya seçme ve seçime hakkımız olmasaydı?Evet, var. Ancak kullanabilirsek var.Ancak ama ancak kullanırsak bu hakkımız var.Bu yüzden, her oyun önemini bilelim ve oy verelim. Nasıl bir gelecek istiyorsak onu düşünüp de oy verelim.Zira neyi yaşamak istiyorsak onu seçeceğiz.Herkes seçimlerini yaşar. Ülkeler de.Sevgiler, Kenan…