Yıllardır onaylı imar planlarına güvenerek yatırım yapan yüzlerce vatandaş mağdur oldu.
GAZİPAŞA-Alanya Havalimanı'na (GZP) hizmet vermesi amacıyla Kahyalar Mahallesi sahil kesimine VOR (VHF Omnidirectional Range) cihazı kurulmasının planlanması, bölgede yaşayan vatandaşlar ve arazi sahipleri arasında endişe yarattı. Yüksek frekanslı elektromanyetik sinyallerle hava seyrüseferini sağlayan ve uluslararası havalimanları için kritik öneme sahip olan VOR cihazının, kurulum noktasından itibaren geniş bir alanı yapılaşmaya kapatacak olması, yıllardır yürürlükte bulunan imar planlarını ve bu planlara güvenerek yatırım yapan yüzlerce vatandaşın mülkiyet hakkını doğrudan etkileyecek bir süreci başlattı.
Resmi mevzuata göre cihazın yer aldığı noktadan itibaren 600 metre yarıçaplı alanın tamamen yapı yasağı kapsamına girmesi, 600 metre ile 3 kilometre arasındaki bölgede ise ciddi yapı ve yükseklik kısıtlamalarının uygulanacak olması, başta turizm ve konut yatırımları olmak üzere planlı yapılaşmayı fiilen imkânsız hale getirecek. Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana kurulması öngörülen sistemin çevresinde, daha önce imar uygulaması yapılmış, parselasyon işlemleri tamamlanmış ve yatırım planları oluşturulmuş yüzlerce dönümlük alan bulunması ise olası mağduriyetlerin boyutunu daha da artırıyor.
'VATANDAŞ BU DURUMU SONRADAN ÖĞRENDİ'
2004-2009 yılları arasında Gazipaşa Belediye Başkanlığı görevini yürüten Harita Mühendisi Cem Burak Özgenç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, planlanan VOR cihazının teknik olarak uçuş güvenliği açısından önemli olduğunu ancak seçilen alanın ciddi mağduriyetlere yol açacağını ifade etti.
Özgenç, "Gazipaşa ve bölgemiz açısından son derece önemli bir yatırım olan Gazipaşa-Alanya Havalimanı (GZP) büyük bir değere sahiptir. Bu bölge, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir alandır. Vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda arazi ölçümleri ve imar durum belgeleriyle ilgilenirken, ne yazık ki bu konuya ben de bu süreçte vakıf oldum. Bu alana bir VOR cihazı kurulması planlanmaktadır. VOR cihazı, yüksek frekanslar üreterek manyetik kuzeyi esas alan ve 360 derece boyunca birer derecelik açılarla pilotlara yön veren bir sistemdir. Bulunduğumuz noktaya göre Alanya Akdağ üzerinden geçen manyetik kuzeye referansla çalışır ve uçakların güvenli inişini sağlar. Yüksek çözünürlüklü frekanslar yayarak uçuş güvenliğini temin eden son derece önemli bir hava seyrüsefer cihazıdır" dedi.
'700 DÖNÜM ALAN TAMAMEN YAPILAŞMAYA KAPANIYOR'
Asıl sorunun cihazın etki alanı olduğuna dikkat çeken Özgenç, 2012 yılında Resmi Gazete'de yayımlanan VOR cihazlarına ilişkin yönetmeliklere işaret ederek, "Burada ciddi bir handikap bulunmaktadır. 2012 yılında Resmi Gazete'de yayımlanan VOR cihazlarıyla ilgili yönetmelikleri incelediğimde, bu noktadan itibaren 600 metre yarıçaplı bir alanın birinci etki alanı içerisinde kaldığını gördüm. Bu alanın büyük bölümü imarlı durumdadır. Hatta geçtiğimiz yıl bu bölgede 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulandı, otel arsaları ve kamuya terkli alanlar mevcuttur. Yaklaşık 700 dönümlük bir alan 0-600 metre arasında kalarak tamamen yapılaşmaya kapatılmaktadır. Ayrıca 600 metre ile 3 kilometre arasında da ciddi yapı kısıtlamaları söz konusudur. Bu durum, bölgedeki planlı yapılaşmayı fiilen imkânsız hale getirmektedir. Cihazın kendi çevresindeki mevcut topoğrafik yükseklikler dahi sistem açısından bir engel oluşturabilmektedir" diye konuştu.
VATANDAŞ 30-40 YILLIK PLANLARA GÜVENEREK YATIRIM YAPTI
Özgenç, "Buradaki temel sorun şudur; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ankara'da onaylanan, 30-40 yıllık geçmişe sahip planlar bulunmaktadır. Vatandaş bu planlara güvenerek arsa almış, satmış ve yatırım yapmıştır. Bugün gelinen noktada bu insanların mağduriyetini gidermek son derece zor görünmektedir" dedi.
İKİ SEÇENEK VAR: KAMULAŞTIRMA YA DA YER DEĞİŞİKLİĞİ
Çözüm önerilerini de paylaşan Cem Burak Özgenç, iki temel seçenek bulunduğunu ifade etti. Özgenç, "Kanaatimce burada iki seçenek vardır; Ya kamulaştırma yoluna gidilecektir ya da uçuş güvenliğini zedelemeden, VOR cihazını destekleyecek farklı elektromanyetik sistemlerle bu tesis havalimanının başka bir noktasına taşınacaktır. Aksi halde ciddi bir ikilemle karşı karşıyayız. Evet, VOR cihazı uluslararası havalimanları için vazgeçilmezdir, ancak bu bölgede yaşayan vatandaşlarımızın durumu da göz ardı edilemez. Bu durum devletimiz açısından da çok büyük bir mali yük anlamına gelmektedir. Açılacak tazminat davalarıyla birlikte yüzlerce insanın mağduriyeti söz konusu olacaktır. İnsanlara, yıllarca yatırım yaptıkları, hayatlarını bağladıkları arazilerde artık hiçbir şey yapamayacaklarını söylemek son derece zordur. Bu nedenle konunun, ilgili bakanlıklar ve siyasi irade tarafından öncelikli olarak ele alınması ve farklı bir bakış açısıyla çözüm üretilmesi gerekmektedir. Ben bir mühendis olarak görüşümü paylaşıyorum; elektromanyetik ve haberleşme uzmanları ile DHMİ yetkililerinin bu konuyu teknik açıdan yeniden değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Gazipaşa'da sürekli olarak plan değişiklikleri, koruma alanı ilanları ve geri dönüşler yaşanmaktadır. Vatandaş, farkında olmadan büyük bir belirsizlik ve zarar altında kalmaktadır. Bu durum hem yerli hem de yabancı yatırımcıları doğrudan etkilemektedir" ifadelerini kullandı.
TEKNİK OLARAK YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ
Gazipaşa Havalimanı'nın açılış sürecinde İstanbul Teknik Üniversitesi'ne hazırlatılan raporlarda emeği olduğunu da hatırlatan Özgenç, havalimanının önemini çok iyi bildiğini ancak bu bölgedeki vatandaşın yaşayacağı mağduriyetin de açıkça ortada olduğunu söyledi. Özgenç, "Havalimanımın açılış sürecinde İstanbul Teknik Üniversitesi'ne rapor hazırlatılan çalışmalarda emeği geçmiş biri olarak, havalimanının önemini çok iyi biliyorum. Ancak teknik çalışmaların içinde yer alan biri olarak, bu bölgedeki vatandaşın ne denli mağdur olacağını da net bir şekilde görüyorum. Bu nedenle konunun milletvekilleri ve bakanlık düzeyinde hızlı, etkin ve kalıcı biçimde ele alınması gerekmektedir. Aksi takdirde ortaya çıkacak mağduriyet çok ciddi boyutlara ulaşacaktır. Açıkçası, bu arazilerin maliklerinin yerinde olmayı hiç istemezdim" dedi.
NE VATANDAŞA NE MUHTARLIĞA BİLGİ VERİLDİ
Kahyalar Mahallesi Muhtarı Hasan Tok, sürecin şeffaf yürütülmediğini belirterek, havalimanının önemli bir bölümünün kendi mahalle sınırları içinde yer aldığını söyledi. Tok, "Havalimanının yarısı bizim bölgemizde kalıyor. Deniz kenarına, uçakların yön bulmasını sağlayan VOR cihazı kuruluyor. Bu cihaz, 600 metre yarıçapında inşaat yasağı getiriyor. Bunun üzerine ayrıca 3 bin metrelik bir alan da izin alınması gereken riskli bölge haline geliyor. Bu durum büyük bir mağduriyet yaratıyor. VOR cihazının kurulumunu biz de yeni öğrendik ve vatandaşların ciddi şekilde mağdur olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle gerekli görüşmeleri yapıyoruz. Kısa süre içinde ada ve parsellerde mülkü bulunan vatandaşlarla bir toplantı yaparak bilgilendirme yapacağız. Vatandaşların ve uzmanların görüşlerini aldıktan sonra nasıl bir yol izleyeceğimize karar vereceğiz. Şu anda Kahyalar'da çok büyük bir mağduriyet söz konusu. Peki, bu sürecin ilk aşamasında vatandaşlara bilgi verildi mi? Hayır. Biz bu durumu kendi araştırmalarımız sonucunda öğrendik. Vatandaşlara ya da muhtarlık olarak bize ulaşan herhangi bir resmi yazı da olmadı" dedi.












