Onca yıldır gündem saptırarak, dikkatleri başka yerlere çekerek, masal okuyarak, olmayan kalkınmaları anlatarak milleti de bir güzel efsunlayarak bu günlere geldik. Ancak bu iş buraya kadar. Artık ne yaparsak yapalım kör olasıca gündem bir...

Onca yıldır gündem saptırarak, dikkatleri başka yerlere çekerek, masal okuyarak, olmayan kalkınmaları anlatarak milleti de bir güzel efsunlayarak bu günlere geldik. Ancak bu iş buraya kadar. Artık ne yaparsak yapalım kör olasıca gündem bir türlü sapmıyor arkadaş. Millet artık “Maymuna bak” oyunlarını yemiyor. Zira kutular, kasalar, para sayma makinesi bir miladı başlattı. Kaldı ki daha dur, bunlar aysbergin görünen küçücük bir kısmı. Ya görünmeyen kısmı?
Böyle ülke yönetimi olmaz, olamaz. Adama sormazlar mı “Ülkeyi yönetmeye mi geldiniz, yoksa başka şeyler yapmaya mı geldiniz?” diye. Kardeşim lütfen kafamızı kaldırıp da şöyle bir bakalım. Nedir bu hal? Döviz almış başını gidiyor, benzin beş liranın üzerine çıkmış, mazot da onu takip ediyor. Komşularımızla her geçen gün hiç yoktan hem de bizim sebep olduğumuz sorunlar yaşıyoruz. Artık ülkemizi maalesef ama maalesef zaten ciddiye alan yoktu, şimdilerde ise iyice acı ama gerçek karşılaştığımız tabloyu buraya yazmaktan hicap duyuyorum.
İçeriye bakıyoruz her gün yeni yeni tayinler. Kardeşim bu insanlar gerçekten suçlu ise tayin edeceğine aç soruşturmayı memuriyetten men et, ver cezasını. Bunu yapmıyorsan o zaman aklımıza başka şeyler gelir. Vatandaş bu duruma herhalde ilk seçimlerde kayıtsız kalmayacaktır. Onun için bu telaşımız, bağırıp çağırmalarımız. Üstüne üstlük hakaretlerimiz.
Birkaç hamle yaptık acaba gündem sapar mı diye o da olmadı. Zira önceleri çok kolay gündem saptırıyorduk. Bu defa artık gündemin sapması ne yaparsak yapalım kesinlikle mümkün değil. Pekala ne yaparsak bu gündem sapar acaba? Hemen benden duyunuz, ben söyleyeyim, bu gündem efendinin nasıl sapacağını.
1-Türk Lirasının döviz karşısında yüzde bin değer kazandığını.
2-İsrail’in özür dileyerek bizim yetkililerin ayaklarına kapanarak çekilmiş resimlerini dünyaya servis edip, çok ağır tazminatları ödemeyi Mavi Marmara’dan dolayı kabul etmeleri. Hatta İsrail’in Bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasını istemesini de.
3-Yunanistan’nın derhal 2004 ten bu yana 5 tanesi Akdeniz’de 11 tanesi de Ege Denizi’nde olmak üzere Lozan’a rağmen işgal ettiği 16 Türk adasını derhal özür dileyip işgal parasını da bize iade ettiğini sağlarsak. Kıbrıs’da adil çözümü de kabul etmesi.
4- Bizimkilerin çok istediği aynı zamanda Siyonist İsrail ve sömürgeci haçlı katillerinde çok istediği Esat’ın (çok affedersiniz “Esed” demediğim için) yönetimden gitmesini sağlarsak. Her nedense bir türlü de gitmiyor. Efendim gitmesi yetmez Esat’ın linç edilmiş cesedinin Şam sokaklarında gezdirildiğini gören Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin zafer çığlıklarının içeriye ve dışarıya servis edilmesi.
5-Türkiye’nin her tarafında bol miktarda petrol bulunduğunu ve en kısa sürede üretim yapıp ihtiyaç fazlasını da ihraç edeceğimizi duyurursak. Hatta yüz bin fabrikanın hizmete açıldığını, böylece işsizliğin de çözüldüğünü ilan edersek.
6- Memura, işçi ve emeklinin maaşına en az yüzde yüz zam yaparsak. Artık bir daha hiçbir şeye zam yapılmayacağını da ilan edersek. Dış ticaretimizin her yıl yüz milyar dolar açık değil fazla verdiğini sağlarsak.
7-Şimdiye kadar nemalandığımız yetmez. Başörtüsünün silahlı kuvvetlerin bayan personeli de dahil her alanda serbest olduğunu yedi gün yirmi dört saat aralıksız bas bas bağırırsak. Hatta bu da yetmez çarşaf giymeyi de şart koşarak bunu sağlarsak.
8- Hüseyin Çelik, Bülent Arınç, Zeyit Arslan’ın vs. çok istediği Hocaefendi ile Başbakanın ateşkes yapıp acilen barışmasını sağlarsak. Barışması da yetmez tıpkı öncekiler gibi kucaklaştıklarının resimlerinin de servis edilip ekranlarda gösterilmesi sağlanmalıdır.
9- PKK yöneticilerinin İsrail ve Hristiyanların maşası olduğunu itiraf edip bugüne kadar “Büyük Ermenistan ve Büyük İsrail” amacına hizmet ettiğini, bundan sonra ise bu katillere hizmet etmeyerek tövbe edip Türk Devletinin yanında olacağını yemin ederek bir daha kan içmeyeceğini söylemesi. Hem de Doğu ve Güneydoğu halkından da özür dileyerek.
10-Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesini sağlarsak.
11-TBMM bahçesinde Kamer Genç’e AKP’liler tarafından meydan sopası çekildiğinin haber ve fotoğraflarını servis edersek.
12- Bilal Erdoğan’ın savcıların davetine uyarak gidip ifade verdiği haberlerini resimleriyle beraber kamuoyuna duyurursak.
13-Hiç öyle şey olur mu, bu kutuları, kasaları ve para sayma kasasını bulundukları yerlere darbe isteyenler, uluslararası şer odakları, “Ergenekon”, sermaye grupları, faiz lobileri, bilumum darbeciler vs. koymuş dersek ve bunu da her gün yandaş medya başta olmak üzere yüzde 5’e tekabül eden karşıt medya da bunu yazar ve çizerse, hatta aralıksız haber yaparsa, işte o zaman gündem sapabilir. Aksi takdirde bu gündem sapmaz.