Yazar-çizerlerle uzman yorumcular. İleriye dönük belli öngörülerde bulunurlar. Tutarsa, 'Ben dememiş miydim” diyerek kasım kasım kasılırlar. Tutmazsa, hiç oralı olmazlar. Nasıl olsa, 'Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” Bugün...

Yazar-çizerlerle uzman yorumcular.
İleriye dönük belli öngörülerde bulunurlar.
Tutarsa, “Ben dememiş miydim” diyerek kasım kasım kasılırlar.
Tutmazsa, hiç oralı olmazlar.
Nasıl olsa, “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür”
Bugün ben kasılanlardanım.
Niye mi?
23 Şubat 2013 tarihli sporla ilgili yazımda.
"Galatasaray’lı yöneticiler, Drogba ve Sneijder transferiyle, takımın büyük ölçüde kimyasını bozdular" diye yazmıştım.
Türkiye’nin en güçlü forvet oyuncularına sahip Galatasaray’ın defans oyuncusuna ihtiyacı varken, bu iki ofansif oyuncuyu transferi bana göre çok yanlış oldu” diye de döktürmüştüm.
Galatasaray’ın, Umut Bulut, Elmander, Amrabat, Yekta Kurtuluş, Emre Çolak, Engin Baytar, Aydın Yılmaz gibi üst düzey futbolcuları yedek kulübesinde oturmasına rağmen Avrupa’da ne yapacağı henüz belli değil ama Türkiye kupasından elenmesi, ligde rakipleriyle arasını hala açamaması akıl alacak gibi değil.
Ben yine de, bu iki transferin, kısa bir süre içinde Galatasaray’ı başarıdan başarıya taşıyacak bir performans sergilemesini diliyorum.
Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında, Türk Telekom Arena’da Galatasaray’ın Schalke 04 ile 1-1 berabere kalması hepimizi çok üzmüştü.
Üzülmemizin nedeni, Galatasaraylı olduğumuz için değil.
Galatasaray bu turda elenirse, Türkiye hem kazanacağı puandan, hem de Galatasaray kanalıyla Türkiye’ye girecek milyon dolarlardan olacağız.
Olaya bu açıdan bakarsak, hangi futbol takımının taraftarı olursak olalım, uluslararası müsabakalarda Türk takımlarımızı tutmamız ve de desteklememiz kadar doğal bir şey olamaz.
Galatasaray’ın Gençlerbirliği’ne yenilmesine doğal olarak çok sevindim.
Bu sevincim, fanatik Fenerli olmamdan dolayı değil.
Galatasaray’ın en küçük bir başarısında, ortalığı ayağa kaldıran Mehmet Ali Dim, Mustafa Berberoğlu, Necati Masatlı, Necati Şatana ve Ferit Kesen gibi fanatiklerin özellikle de Şatana gibi Fenerlileri deli divane edip zıvanadan çıkaranların bir nebze olsun morallerinin bozulmuş olması tabii ki çok hoş oldu!
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisindeki mağlubiyete inanın hiç üzülmedim.
Benim bu sezon gözde takımım BJK, taktir ettiğim teknik adam da Samet Aybaba.
Bunun gerekçelerini de tüm ayrıntılarıyla 23 Şubat’ta yazmıştım.
İsteyen internete girip bu yazıyı okuyabilir.
Bu hafta, iki güzide kulübümüzün çok önemli karşılaşmaları var.
Galatasaray ve Fenerbahçe bu müsabakalar sonunda ya yola devam, ya da tamam diyecekler.
İnşallah her ikisi de "YOLA DEVAM" der...