Antalya, sadece deniz, kum ve güneşiyle değil, aynı zamanda derin tarihi ve büyüleyici doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor. İşte bu güzelliklerden biri de Döşemealtı ilçesine adını veren, Pisidya'yı Pamfilya'ya bağlayan ve günümüzde hala ayakta duran antik taş döşeme yol. Toros Dağları’ndaki Çubuk Beli'ne paralel olarak uzanan bu tarihi güzergah, tarih ve doğa tutkunlarını adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.

YÜZYILLAR BOYUNCA TİCARET VE GÖÇ YOLU OLDU
Dağbeli ile Kovanlık Mahallesi arasında yer alan bu etkileyici yol, yüzlerce yıl boyunca sadece kervanların ve tüccarların geçtiği bir ticaret yolu olmakla kalmamış, aynı zamanda önemli bir göç rotası olarak da hizmet vermiştir. Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde aktif olarak kullanılan bu taş döşeme yol, aynı zamanda Yörüklerin yaylalara ve kışlaklara göç ederken kullandığı ana güzergahlardan biri olmuştur. Yaklaşık 4 metre genişliğindeki bu tarihi yol, o dönemin mühendislik becerisini de gözler önüne seriyor.

ANTİK KALINTILAR VE DOĞAL GÜZELLİKLER EŞLİĞİNDE YÜRÜYÜŞ
Yaklaşık 7 kilometrelik bu tarihi güzergah boyunca yürüyen ziyaretçiler, adeta bir açık hava müzesinde geziniyor. Yol boyunca karşınıza çıkan lahitler, yazıtlar, sarnıçlar, antik yapı kalıntıları ve sütunlar, geçmiş medeniyetlerin izlerini taşıyor. Yolun Kovanlık tarafında ise Roma döneminden kalma, üst düzey devlet görevlileri ve askerlere hizmet veren geçici konaklama alanlarının kalıntıları da görülebiliyor. Bölgedeki obruklar, birbirinden farklı endemik bitki türleri ve tarihi yapılarla çevrili bu eşsiz manzara, özellikle doğa yürüyüşü ve fotoğraf tutkunları için vazgeçilmez bir rota haline gelmiş durumda. Bu eşsiz rota, dronla da görüntülenerek büyüleyici güzelliği bir kez daha kanıtlandı.

BAŞKAN DAL: "DÖŞEMEALTI'NA ADINI VEREN KRAL YOLU"
Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, bu tarihi yolun M.Ö. 1. yüzyıla kadar uzandığını ve Pisidya’nın denize açılan önemli bir kapısı olduğunu belirtti. Başkan Dal, "'Döşeme yol' olarak bilinen bu antik güzergâh, kimi zaman ‘Kral Yolu’ ya da ‘Büyük İskender Yolu’ olarak da anılıyor. Yolun altında uzanan düzlük ise ilçemize ismini vermiştir," diyerek yolun tarihi önemine dikkat çekti. Dal, yolun kültürel ve doğal miras açısından Antalya için büyük bir zenginlik olduğunu vurgulayarak, "Yüzlerce yıldır bu yoldan göç eden Yörüklerin izleri hâlâ hissediliyor. Burada yürüyen herkes, geçmişin izlerini doğayla iç içe bir şekilde keşfediyor," diye konuştu.
