17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 12 yıl geçti. Depremle Van'da bir kez daha yüzleştik. İfade edilen 600 insanımızı kayıp ettik… Tabii bu söylenilen! Havadan deprem bölgesini gördüğünüzde, yıkılan bina sayısına baktığınızda...

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 12 yıl geçti. Depremle Van'da bir kez daha yüzleştik. İfade edilen 600 insanımızı kayıp ettik… Tabii bu söylenilen! Havadan deprem bölgesini gördüğünüzde, yıkılan bina sayısına baktığınızda basit bir hesapla can sayısının daha fazla olduğunu herkes çıkarabilir. Bu hesap için teknik uzman olmaya da gerek yok… Van'da yaşanan depremde kayıplar giderek daha da artıyor. Uzmanların açıklamalarına göre Türkiye'de yapı denetimin “denetimsizliği” had safhada. Yapı Denetimlerdeki vurdumduymazlık bina enkazlarındaki ölümleri artırıyor.
Esasında depremler bize her seferinde bazı şeyleri yeniden öğretiyor. Adeta ders veriyor… Tabii ki anlayana bu dersi görene… "Görenlere"… Benim öğrendiğim şu, öldüren deprem değil, hatalı, kötü malzemeyle yapılan ve yapı denetimi “ciddiyetle” yapılmayan binalar. 18 bin kişinin hayatını kaybettiği Marmara depreminin ardından Türkiye’nin bu acı gerçeği öğrenmiş olması gerekirdi.
UZMANLAR: YIKIMLARIN NEDENİ DENETİMSİZLİK
Van depreminde çöken binaları inceleyen uzmanlara göre yıkımların başlıca nedeni, kalitesiz malzeme ve mühendislik hataları. İncelemede bulunan uzmanların görüşleri şöyle:
İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı Şemsettin Bakır: “Yıkımlar denetimsizlikten. Yıkılan binalar mühendislik hizmeti görmemiş. Özellikle dükkân olarak kullanılan yerlerin kat yüksekliği normalden daha fazla. Van’daki 7 katlı binanın malzemesine baktım. Orada kullanılan malzeme dere kumu. İçinde iri çakıllar var. Çakıllar demirle birleşimi sağlamaz. Normalde bu kum kullanılmaz. Beton o kadar dayanıksız ki elinize aldığınız zaman ufalanıyor. Kullanılan demirler nervürlü (direnci artıran çıkıntılı) demir değil. Yeni yönetmeliğe göre yapılarda nervürlü demir kullanılmalı, düz demir kullanımı yasak. Nervürlü demir betonla birleşimi sağlayan bir demir. Yıkılan binada düz demir kullanıldığını gördük.”
Mimarlar Odası Van Şube Başkanı Şahabettin Öztürk: “Erciş’te yıkık binalar gerekli teknik kurallara ve mevcut yönetmeliklere uyulmadan, mühendislik bilgisi olmadan yapılan çalışmaların ürünü. Gereksiz kat artırımlarıyla karşılaştık. Şehir merkezinde yıkılan binalarda marketler ve galeri olarak kullanım için geniş açıklık oluşturmak için yapılan çalışmaların önemli bir rolü olmuş. İşçilik, malzeme özensiz. Büyük bir bölümü ruhsatsız. Belediyenin denetimsizliğini ciddi boyutta görüyoruz.”
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim görevlisi Doç. Beyza Taşkın: “Betonarme içindeki demirlerin sıkılaştırılması gereken kesimlerinde etriye sıkılaştırmaları yapılmamış. Kolon kiriş birleşiminde hiç etriye (dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı) olmayan yıkıntılar var. Yıkımın en büyük nedeni bu. Bazı binalarda gözle görülür seviyede kalitesiz beton olduğu anlaşılıyor.”
HAZIR BETON FİRMALARININ KALİTE BELGELERİ YOK!
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Başkanı Ayhan Güleryüz, Van’da 7 Erciş’te 3 hazır beton firması bulunduğunu ve bunların hiç birinin Kalite Güvence Sistemi (KGS) belgesi olmadığını belirterek, “Bunlar birliğimize üye değil. Bu firmalar birliğimize üye olsaydı biz bunları denetleyebilirdik” açıklamasında bulundu.
Van’daki canlı televizyon yayınlarını ve uzmanların depreme dair açıklamalarını mimarlık mesleği mensubu sıfatımla yakından takip ettim…
ORTAK KOLONLU BİRBİRİNE BİTİŞİK İKİ KOMŞU BİNA!
Erciş'te yan yana iki bina yani birbirlerine bitişik ama ayrı parsellerde iki komşu, beşer katlı bina… Binalardan biri 8 yıllık, diğeri henüz karkas halinde. Yeni henüz karkas halinde olan bina, diğerine bitişik inşa edildiği için bitişik cephede kolona gerek görülmemiş. Masraftan kaçılarak yandaki apartmanın kolonları ortak kullanılmış. Bu tablo ilçedeki yapı denetimlerinin gerektiği gibi yapılmadığını en bariz şekliyle ortaya koyuyor.
Ercişli inşaat mühendisi Latif Kendir, “ortak kolonlar” skandalın sebebini şöyle açıklıyor: "İlçede mühendis yerine inşaat ustasına danışılır ve bina dikilir. Masraftan kaçmak için bitişikteki binanın sahibinden izin alınarak, ikinci bir kolon dikilmediğini görüyoruz. Bu kesinlikle yanlıştır. Çünkü bir kolonun taşıyacağı yük bellidir. İki katı ağırlık çökünce kolonun dayanması imkânsız olur."
Sonuç olarak deprem ve açtığı maddi hasar ve manevi tahribat konusunda çok şeyler söylemek mümkün… Ben bu yaşananlardan yetkililerin halen yeterli dersi aldıklarını düşünmüyorum… Ne demiştik başlangıçta tekrar edelim… Deprem öldürmez! Bina öldürür…