SEVERİZ veya sevmeyiz, ya da oy vermiş hatta oy vermemiş dahi olsak, FETÖ ile mücadelede Sayın Cumhurbaşkanı sonuna kadar desteklenmelidir. Zira bu konuda en samimi mücadeleyi kendileri vermektedir. Bazılarınız haklı olarak
SEVERİZ
veya sevmeyiz, ya da oy vermiş hatta oy vermemiş dahi olsak, FETÖ ile mücadelede Sayın Cumhurbaşkanı sonuna kadar desteklenmelidir.
Zira bu konuda en samimi mücadeleyi kendileri vermektedir.
Bazılarınız haklı olarak "FETÖ’nün bu kadar
güçlenmesinde hiç mi katkıları yok?" diye sorabilir.
15 Temmuz sonrası yapılacak olan asıl iş, bunların ezilerek etkisiz hale getirilmesidir.
FETÖ ile mücadelede konu sulandırılmadan ve en önemlisi de suçlu ile suçsuzu ayırt ederek mücadele edilmelidir.
Eğer bu konuda vatandaşların endişeleri var ise mutlaka giderilmelidir.
“Yurtta Sulh Konseyi” kimlerden oluşuyor, önce bu sorunun cevabı verilmelidir.
1960 Askeri Darbesi'nde sözüm ona 36 kişilik “Milli Birlik Komitesi” Cemal Gürsel liderliğinde kendilerini gizlemeden ortaya çıktılar.
Yine sözüm ona 1980 Askeri Darbesi ile kendisine “Milli Güvenlik Konseyi” adını verenler Kenan Evren liderliğinde halkın huzurunda her yerde endam oldular.
Şu hale göre haklı olarak sormak herkesin hakkıdır.
Kendini “Yurtta Sulh Konseyi” diye adlandıranlar kimlerden oluşmaktadır?
Evet, anladık darbenin lideri hiç şüphesiz Fethullah Gülen'dir ama “Yurtta Sulh Konseyi” kimlerden oluşmaktadır.
Eğer darbe başarılı olsaydı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu vs. kimlerden oluşacaktı?
15 Temmuz kalkışması, çapulcu bir ayaklanmadır.
Hiçbir yönü ile ele alınacak, tutulacak bir yönü yoktur.
Neresinden tutarsanız elinizde kalır.
Bu namertlerin yaptıkları kalleşlikleri hep birlikte üzülerek gördük.
Hangi devirde ve çağda yaşıyoruz.
Onca masum insan, asker, polis, sivil demeden kalleşçe şehit edildi.
Tabi işin bir de maddi boyutu var, milyarlarca TL'ye mal olan.
Devletin her kademesine yerleşen ve devleti için değil de başka güçler için çalışan ve hizmet edenlerin mutlaka devletten ilişiği kesilmelidir.
Özellikle başta ordu, emniyet, adalet, Milli İstihbarat Teşkilatı olmak üzere.
Zira buralar en önemli birimlerdir.
Doğrusunu söylemek gerekirse, FETÖ yapılanması ile mücadelede 15 Temmuz sonrası yapılanlar çok daha önce yapılmalıydı.
Zira bu namertler ile daha evvel mücadele edilseydi, 15 Temmuz ayaklanmasına cüret edemezlerdi.
Ama yine de her ne olursa olsun sonuna kadar mücadele edilmelidir.
Bir hakkı sahibine teslim etmek gerekirse, en samimi ve kararlı mücadeleyi yapan Sayın Cumhurbaşkanı'nın desteklenmesi gerekir.
Zira bu konu tartışmasız bir "Devlet" ve ülke meselesidir.