GİRİŞ: 15 bin kişinin yaşadığı bir mahallenin içme ve kullanma suyu, 160 milimetre çapında, plastik, üstelik toprağın altında değil açıkta ve üstelik güneşten yandığı için sık sık patlayan telmaşa bir borudan getiriliyorsa ne yapmak,...

GİRİŞ:

15 bin kişinin yaşadığı bir mahallenin içme ve kullanma suyu, 160 milimetre çapında, plastik, üstelik toprağın altında değil açıkta ve üstelik güneşten yandığı için sık sık patlayan telmaşa bir borudan getiriliyorsa ne yapmak, ne demek lazım, az sonra detaylara gireceğim.


***


GELİŞME: Geçen Pazar sabahı ailecek, cümbür cemaat geleneksel kahvaltımızı yaptıktan sonra evin hanımı "Sular kesik" acil koduyla ihbarda bulununca, sarıldım telefona, Büyükşehir Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney'i arayıp durumu ilettim.

Sağ olsun hemen ilgilendi, ASAT birimlerini bölgeye sevk ettirip arıza var mı yok mu baktıracağını söyledi.

Gerçekten de en fazla 25-30 dakika sonra "ip gibi aksa da" suyumuz geldi, hafta içi mecburi birikinti yaptığımız çamaşır/bulaşık gibi evsel sorunlara çözüm bulunmuş oldu.


***

Fakat ne gariptir ki, suyumuz öğleden sonra yine gitti.

"Acaba sadece bizde mi yok?" diye merak edip hemen karşımızdaki hayli lüks sitede ikamet eden bir iki tanıdığı aradım, aynı problemin onlarda da olduğunu öğrenince, "En iyisi bu kez direkt Büyükşehir Belediyesi'nin su işlerine bakan birimi ASAT'ı arayayım" dedim.

Açtım Google'ı, "Alanya ASAT" yazdım, baktım telefon kodu Alanya, çevirdim 0-242-5110027'yi, karşıma bir beyefendi çıktı.

"Ben Cikcilli'den arıyorum, suyumuz ne zaman gelecek, bilgi alabilir miyim" dedim.

Muhtemelen önündeki bilgisayarı kast ederek, "Bi saniye, hemen bakıyorum" dedi, sonra da "Arıza giderilmiş, boruların dolması bekleniyor, eviniz yüksek bir mevkideyse suyun gelmesi biraz zaman alabilir" diyerek aydınlattı.

"Yükseklik kriteriniz nedir? Benim ev Hacı Baba Mezarlığı yanında" dedim, "Ben şu an Antalya'dayım, o dediğiniz yeri bilemem" deyince önce şaka yapıyor zannettim, sonra teşekkür edip telefonu kapadıktan sonra açtım Twitter hesabımı, onların da görmesi için, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney'i de etiketleyerek peş peşe şunları yazdım...


***

"ASAT'ta su komedisi. Su kesintisinin akıbetini sormak için Alanya ASAT'ı aradım, Antalya çıktı.

Adam Cikcilli'yi bilmiyor. Tam bir komedi! Madem arayınca Antalya çıkacak, niye Alanya numarası verip halkı yanıltıyorsunuz. Kimi kandırıyorsunuz?

Antalya'dan Alanya'nın, Cikcilli'nin suyu yolu çözülmez. Bana akşamın bu saatinde muhatap olacak Alanyalı yetkili lazım. Ben vatandaşım. Akşamın bu saatinde hem suyun akmasını hem de muhatap olacak bir yetkilinin aramasını bekliyorum.

Gazeteciyim, iyi kötü herkesi tanıyorum ama Alanya'da muhatap olacak ASAT yetkilisi bulamıyorum. Vay vatandaşın haline!"


***

Twitter paylaşımlarım eşzamanlı olarak Facebook'ta da yayınlandığı için bu mesajlarıma çok sayıda vatandaştan destek geldi.

Misal, halı yıkama şirketi olan takipçim Fahrettin Özer, "2500 fatura yazıyorlar ama benim bugünkü zararımı bilmiyorlar. Sabahtan beri su yok ve yarın 10 kişinin halısını teslim etmem lazım" dedi.

Arzu Karagöz Uçar hanımefendi, "Utanç verici. Şehre bağladığın ilçe ile aranda 120 kilometre var, hangi sıkıntımıza ne kadar zamanda dönebilirsiniz" diyerek serzenişte bulunurken, Nevzat Özdemir, "İmza yetkili başkan yardımcısı olmadıktan sonra hiçbir şey olmaz. Koskoca ilçede onaylanacak bütün evraklar Antalya'ya gönderiliyor. Burada başkan yardımcısı olsa imzalat, işin görülsün. Koordinatör Hüseyin Bey'i başkan yardımcısı olarak atamaları lazım ki tam yetkili olarak çalışsın. Yoksa daha çok telefon açarız" diyerek adeta bize tercüman oldu.


***

Daha ne yorumlar, ne yorumlar...

Tam ben hem suyun gelmesini bekleyip hem de bu yorumlara cevap vermeye çalışırken, gecenin oldukça geç bir saatinde, ASAT Alanya Şube Müdürü Fatih Uysal aradı.

Dedi ki: "Vaktin varsa yarın sabah Cikcilli Mahallesi'ndeki Yeni Dünya Sitesi'nin yanında boş bir arazi var, seninle oraya gidelim, suyun neden sık sık kesildiğini ben anlatmayayım, kendi gözlerinle gör."


***

Son 5-10 yıl içerisinde yüzlerce lüks konut ve villanın yapıldığı, bazı lüks sitelerde rezidans fiyatlarının dudak uçuklatıcı boyutlara ulaştığı Cikcilli'de suyun zırt pırt kesilmesiyle, boş arazide görmem gereken şey arsasındaki bağlantıyı gecenin o saatinde merak ettim,

"Beni sabaha kadar meraktan çatlatma müdür bey. Ya şimdi konuş, ya da sonsuza kadar sus" dedim.


***

Biraz detay verdi, "Gerisi yarın sabah. Birkaç fotoğraf gönderip bunlarla ilgili bilgi vereceğim, Alanya halkı neyin ne olduğunu görsün" dedi, beni daha da meraklandırdı.

Sabah erken bir saatte Fatih Bey'in sosyal paylaşım programı WhatsApp'tan gönderdiği fotoğraflar hayli şaşırtıcı ve bir o kadar da ilginçti.

Bu sütunlarda sizlerle de paylaştığım fotoğrafta görüldüğü üzere, ortalama 15 bin kişinin yaşadığı, Alanya'nın yükselen trendi (!) Cikcilli Mahallesi'ne ana depodan su getiren boru boş bir arazi içerisinde, açıkta ve her türlü suistimale açık bir halde, adeta kaderine terk edilmiş vaziyette.


***

"Fatih Bey, nedir bu borunun sırrı?" dedim, başladı anlatmaya:

"İşte senin ve Cikcilli'deki diğer binlerce abonenin evine su taşıyan boru bu. Tahminen 10 yıl önce buraya konulmuş, sadece 160 milimetre çapında, malzemesi PVC olduğu için de güneş yanığından sürekli patlama yapıyor.

Programa aldık, en geç 10 gün içerisinde hem yeni boruyla değiştireceğiz, hem de yeraltına gömeceğiz. Ortalama 500 metrelik bu eski boruyu yenisiyle değiştirip Cikcilli'deki su kesintisini tarihe karıştıracağız."


***


SONUÇ: Özellikle son 6-7 yıl içerisinde yüzlerce lüks rezidansın, dairenin ve villanın yapıldığı Cikcilli'deki binlerce aboneye su getiren bu telmaşa boruyu görünce hem şaşırdım, hem de üzüldüm.

Cikcilli'de çok sık yaşanan su kesintisinin sebebini sorduğum Büyükşehir Koordinatörü Hüseyin Güney'in, "Beldelerdeki yetersiz altyapıya rağmen yapılan yüksek katlar" açıklaması ile Büyükşehir Koordinatör Yardımcısı Nurettin Uludağ'ın, "Niçin Alanya merkezde su ve kanalizasyon altyapısıyla ilgili sorun olmazken hep beldelerde oluyor? Belde belediyeler altyapıya önem vermediler. Örneğin yılların belediyesi Demirtaş'ın henüz kanalizasyonu bile yok. Büyükşehir Yasası, Büyükşehir Belediyesi'nin küçük altyapılarla yönetilmesine 'Dur' demek için çıktı" savunmasına hak mı verelim, "İyi ki Büyükşehir Yasası geldi de beldeler kapandı" mı diyelim, bilemedim.

Ben köşe yazarlığı vazifemi yerine getirerek olanı biteni anlatıp susma hakkımı kullanıyorum, yorumu sizlere bırakıyorum.