Kalp krizi sonrası hastanede tedavi altına alınan ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, tedavi sürecinde çekilen bir fotoğrafta kulak memesindeki çapraz çizgi öne çıktı. Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, bu görünümün tıp literatüründe “Frank işareti” ya da “diagonal earlobe crease” olarak adlandırıldığını belirterek, söz konusu bulgu ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkinin uzun yıllardır bilimsel araştırmalara konu olduğunu aktardı.
CEM YILMAZ'A ANJİYO UYGULANDI
Cem Yılmaz, geçirdiği kalp krizi sonrasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Ünlü komedyene anjiyo işlemi uygulanırken, kamuoyuna yansıyan bilgilerde sağlık durumunun iyi olduğu ifade edildi. Kalp krizi gibi akut durumlarda hastanın klinik tablosuna göre koroner damarların değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde girişimsel işlemlerin uygulanması, kalp kasına giden kan akımının yeniden sağlanması açısından kritik önem taşıyor.
KULAK MEMESİNDEKİ ÇİZGİ NEDEN GÜNDEM OLDU?
Yılmaz’ın hastanedeki tedavisi sırasında çekilen fotoğrafında görülen kulak memesi çizgisini değerlendiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, çapraz oluğun “Frank işareti” olarak bilindiğini açıkladı. Tıp literatüründe bu görünüm, kulak memesini çapraz biçimde geçen belirgin bir kıvrım olarak tarif ediliyor. İşaret adını, kulak memesi çizgisi ile koroner arter hastalığı arasındaki olası bağlantıya 1970’li yıllarda öne çıkan hekim Sanders T. Frank’tan alıyor.

ARAŞTIRMALAR NE SÖYLÜYOR?
Frank işareti konusunda yıllar içinde çok sayıda gözlemsel çalışma gerçekleştirildi. Bazı araştırmalar kulak memesindeki çapraz çizginin koroner arter hastalığı ve aterosklerozla istatistiksel olarak ilişkili olabileceğini ortaya koyarken, bilimsel literatür bu işaretin tek başına güvenilir bir tanı yöntemi olarak kullanılmasını desteklemiyor. Koroner arter hastalığının belirlenmesinde Frank işaretinin tanısal doğruluğunu inceleyen sistematik değerlendirmelerde de çalışmalar arasında önemli farklılıklar bulunduğu ve yalnızca bu fiziksel bulguya dayanılarak klinik karar verilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
OLASI BAĞLANTININ NEDENİ KESİNLEŞMİŞ DEĞİL
Kulak memesindeki çizgi ile damar hastalıkları arasında neden bir ilişki görülebildiğine ilişkin farklı teoriler bulunuyor. Araştırmalarda yaşlanma süreci, küçük damar yapısındaki değişiklikler, bağ dokusundaki farklılaşmalar ve aterosklerozla ilişkili süreçler üzerinde duruluyor. Ancak bunların hiçbiri, kulak memesindeki çizginin kalp damarlarındaki bir tıkanıklığın doğrudan dışarıdan görülebilen karşılığı olduğu anlamına gelmiyor. Üstelik benzer çizgiler herhangi bir kalp-damar hastalığı bulunmayan kişilerde de görülebiliyor.

TEK BAŞINA KALP HASTALIĞI TANISI KOYDURMUYOR
Prof. Dr. Yılancıoğlu’nun da özellikle altını çizdiği nokta, Frank işaretinin tek başına kalp hastalığı tanısı koydurmadığı. Kulak memesindeki çizginin görülme sıklığı yaşla birlikte artabildiği için değerlendirmede kişinin genel sağlık durumu ve diğer risk faktörlerinin birlikte ele alınması gerekiyor. Sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek LDL kolesterol, diyabet ve ailede kalp hastalığı öyküsü gibi bilinen risk faktörleri, kardiyovasküler risk değerlendirmesinde çok daha geniş bir klinik tablonun parçalarını oluşturuyor.
KALP DAMAR HASTALIĞI NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Bir kişinin kalp-damar hastalığı açısından risk altında olup olmadığı yalnızca dışarıdan görülen fiziksel bir belirtiyle belirlenmiyor. Hekimler hastanın yaşı, yakınmaları, tıbbi ve aile öyküsü, tansiyon ve kan değerleri gibi unsurları birlikte değerlendiriyor; ihtiyaç halinde elektrokardiyografi, görüntüleme yöntemleri ve diğer kardiyolojik incelemelere başvurulabiliyor. Göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme ya da benzeri akut belirtilerin ortaya çıkması durumunda ise fiziksel işaretlere bakarak sonuç çıkarmak yerine acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.
FOTOĞRAFTAN TANI KONULAMAZ
Cem Yılmaz’ın fotoğrafında görülen çizginin sosyal medyada gündeme gelmesi, Frank işaretine yönelik ilgiyi yeniden artırdı. Ancak bilimsel çalışmalar bir ilişki ihtimalinden söz etse de herhangi bir kişinin fotoğrafındaki kulak memesi çizgisinden hareketle kalp krizi geçireceğini veya kalp hastası olduğunu söylemek mümkün değil. Aynı şekilde Yılmaz’ın kulak memesindeki çizginin geçirdiği kalp kriziyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteren olay-özel bir tıbbi değerlendirme de bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu işaret, kesin bir teşhis yöntemi yerine ancak diğer klinik bulgular ve risk faktörleriyle birlikte değerlendirilebilecek yardımcı bir fiziksel bulgu olarak ele alınıyor.




