KONU malum... AKP Kadın Kolları Başkanı Şükran Çalık'a onlarca kişinin, çok sayıda fotoğraf makinesi ve kameranın önünde yapılan saldırı artık kamuoyuna mal oldu. Mevzuya vâkıf olmayanlar için kısa bir özet geçelim, sonra asıl...
KONU
malum...
AKP Kadın Kolları Başkanı Şükran Çalık'a onlarca kişinin, çok sayıda fotoğraf makinesi ve kameranın önünde yapılan saldırı artık kamuoyuna mal oldu.
Mevzuya vâkıf olmayanlar için kısa bir özet geçelim, sonra asıl meseleye gelelim.
Olay sırasında kim olduğu bilinmeyen bir şahıs, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Atatürk Anıtı önünde Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan'ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikler sırasında, AKP Kadın Kolları Başkanı Şükran Çalık'ın, "Kadınlar AKP ile daha özgür hale geldi, hakları arttı" ifadelerine tepki göstermiş, konuşması bitip de yerine geçen Çalık'a arkadan yaklaşarak kolundan tutmuş, kendisine dönen Çalık'a hakaretler savurmuş ve Alanya Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından etkisiz hale getirilerek olay yerinden uzaklaştırılmıştı.
Dün bu çirkin olayı duyan, siyasi olsun olmasın herkes sert tepki gösterdi.
Ancak bu konuyu gündeme getirişim ve başlık olarak "İki Şarlatan" ifadesini kullanışım nedeniyle bazı okuyucularım da ilginç bir şekilde bana tepki gösterdi.
Örnekse...
Yazılarımı düzenli olarak takip ettiğini söyleyen ismi bende saklı avukat bir okuyucum, "şarlatan" tabirini çok sert bulduğunu, her vatandaşın beğenmediği fikirlere böyle tepki gösterebileceğini söyledi.
"Fiziksel saldırı var. Bu şahıs, Şükran Hanım'ın arkasından yaklaşıyor, kolundan tutup kendisine doğru bakmaya zorluyor. Sizin eşinize, annenize falan yapıldığını düşünün" dedim, ancak o zaman ikna oldu.
Buradaki mesele, AKP'nin politikalarını övme ya da yerme meselesi değildir.
Mesele, düşüncesi veya savunduğu fikir ne olursa olsun, genç bir kadına, hem de trajikomik bir şekilde "Kadına şiddete hayır" sloganlarının atıldığı bir etkinlik sırasında fiziksel ve sözel şiddet uygulanmasıdır.
Bu arada...
Dün olayın heyecanı ve öfkesinden olsa gerek, önemli bir noktayı atlamışız, söylemeden geçmeyelim.
"Sezar'ın hakkı Sezar'a" demişler...
Her toplumsal olayda olduğu gibi, Alanya Emniyet Müdürlüğü görevlileri de o gün olay yerindeydi, bu bir.
İkincisi, "Emniyet" mensupları, taşkınlık olduğu anlaşıldığı anda olaya müdahil olup şahsı olay yerinden uzaklaştırıp Alanya Kaymakamlığı binasına soktu.
Üçüncüsü, burada şahsın kimlik bilgileri alındı, önce şikayetçi olmayacağını söyleyen Şükran Çalık'ın daha sonra şikayetçi olacağını beyan etmesinin ardından şahıs Yargı'ya intikal ettirildi.
Buna mukabil...
İddia odur ki, bahse konu şahıs, olay esnasında aşırı derecede alkollüydü.
Eşiyle olan dayak, kavga, boşanma vs gibi problemler nedeniyle sıkıntılı bir dönem geçirdiği ileri sürülen şahıs hakkında son sözü bundan sonra Yargı verecek.
Alanya Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka nezdinde tüm "emniyet" mensuplarına, hem dünkü olayda gösterdikleri duyarlılıktan, hem de bahse konu şahsı anında gözaltına alıp Yargı'ya teslim ettikleri için teşekkür ediyor, Şükran Çalık'a da bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.