BEN olsam, Adem Başkan'ın yerinde. Objektiflere daha sempatik pozlar verirdim her seferinde. Hele de Alanya gibi, bırakın yerleşik yaşayanları, her gün yüzlerce farklı insanın giriş çıkış yaptığı bir tatil memleketinde, 'Ne asık...
BEN olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Objektiflere daha sempatik pozlar verirdim her seferinde. Hele de Alanya gibi, bırakın yerleşik yaşayanları, her gün yüzlerce farklı insanın giriş çıkış yaptığı bir tatil memleketinde, “Ne asık yüzlüymüş Alanya’nın Belediye Reisi” dedirtmezdim kendime.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Mademki ben seçilmiş başkanım, mademki benim dengim Antalya Büyükşehir Belediye Reisi, hiç vakit kaybetmezdim, yasal boşluklardan da istifade edip, çok acilinden, “Büyükşehir Koordinatörü ile İletişim Koordinatörü” diye bir birim açar, başına da kendime en yakın gördüğüm memurlardan birini görevlendirirdim.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Misal sabahları evden Belediye Sarayı’na gelirken yürürdüm ve mümkün mertebe esnafın arasından geçerdim. “Çay içelim” davetlerini geri çevirmez, esnafa en az on-on beş dakikamı ayırırdım-ki ileride “Halkın arasına inmiyor” şeklinde üretilebilecek dedikoduların önünü şimdiden keserdim.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Haftada en az bir kez, beş-on dakika da olsa, önce MHP’yi, sonra AKP’yi, son olarak CHP’yi ziyaret ederdim, giderken basını da yanımda götürüp birlik beraberlik mesajları verirdim. Böylece hem “Partisinden kopuk mu?” söylentilerinin önüne geçerdim, hem de diğer partileri ve seçmenini her daim kucaklardım.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Çok acilinden profesyonel bir stil danışmanı ile anlaşırdım. Güzel giyinmeyi sadece pahalı Lacoste, Polo vs. gömlek, pantolon, kemer, ayakkabı vs. satın alıp onları kuşanmak olarak zannetmez, aksine, bu işten anlayan uzmanlardan yardım alırdım-ki Alanya gibi bir turizm memleketinin belediye reisinin nasıl görünmesi gerektiğini dosta düşmana gösterirdim.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. Misal, halk günleri düzenlerdim. Moderatörü kendim değil, misal, daha ılımlı, daha anlayışlı, daha sakin gözüken Başkan Yardımcısı Adem Er veya Nazmi Yüksel olmasını sağlardım ve ayda bir de olsa halkın-esnafın gazını alırdım.Ben olsam, Adem Başkan’ın yerinde. “Beni öven ve pohpohlayanlar dostum, beni eleştirenlerse düşmanım” felsefesini şiar edinmiş gibi gözüken tutum ve davranışlardan mümkün mertebe kaçınır, yağcılığa prim vererek, bir süre sonra kendi kendimi Çıplak Kral hikâyesindeki gibi hep el üstünde tutulmaya alışık saf kral pozisyonuna sokmazdım.***Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde.Hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken ziyaret trafiğini Ramazan Ayı sonuna kadar kademeli olarak sonlandırıp çizmeleri ufaktan giymeye başlardım.Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde. “Sırtını dayamış AKP’ye ve Antalya’ya, kaymak maaşı da bağlatmış. Klimalı odada Alanya Belediye Başkanı’na alternatif olma rolünü başarıyla canlandırıyor” söylentilerini boşa çıkarma adına, Ramazan Bayramı’ndan bir gün sonra çizmelerimi giyer, iş makinelerini takardım peşime, nerede ne eksik var ise canımı dişime takar, her Allah’ın günü herkesten ama herkesten, “Helal olsun Hüseyin Güney’e, hakikaten tam da kalıbının adamıymış” dedirtirdim.Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde. Bu işi makam mevki için, gelecek kaygısı için, para pul için yapmadığımı veya kabul etmediğimi göstermek için, (tıpkı bir dönem Hasan Sipahioğlu’nun yaptığı gibi) aldığım veya alacağım maaşı her ay bir hayır kurumuna bağışlardım.Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde. Ramazan Bayramı’ndan hemen sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bütün imkânlarını Alanya’ya seferber ederdim ve “Alanya seçmeni MHP’ye oy verdiyse AKP’li Antalya’dan buralara zırnık hizmet gelmez” efsanesini yer ile yeksan ederdim.Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde. 30 Mart yerel seçimlerinden bir süre önce ismim en kuvvetli Alanya Belediye Başkan Adayı olmasına rağmen nasıl olduysa ve hangi güçler (!) devreye girdiyse ismimi sildiler, ve önümüzdeki Genel Seçimler’de milletvekili adayı, veya Yerel Seçimler’de belediye başkan adayı olmaya niyetliysem, 30 Mart’ta başıma gelenlerin o zaman da başıma gelmeyeceğimin birileri tarafından garantiye alınmasını sağlar ve isterdim.Şimdi burası çok önemli…Ben olsam, Koordinatör Güney’in yerinde. İleriki süreçte AKP için gece gündüz çalışıp partinin oylarını sürekli artıran bir ilçe başkanına belediye başkan adaylığını bile çok gören partili ağabeylerimin, Koordinatör olarak çok çalışırsam, ileride beni nasıl, nerede ve hangi pozisyonlarda değerlendireceklerini, ya da tıpkı 30 Mart sürecinde olduğu gibi “Sen hele biraz daha bekle” deyip demeyeceklerini, birebir Antalya’ya gidip, Ankara’ya gidip sorgulardım, sosyal hayatıma ve siyasi kariyerime ona göre yön verirdim.***(DİPNOT: Cuma günü Yeni Alanya’da yayınlanan ve içeriğinde en ufak bir hakaret, sataşma, art niyet taşımadığına inandığım köşe yazım nedeniyle gerek sosyal medyada, gerek siyasi kulislerde, gerekse çarşıda pazarda arkamdan atıp tutan tüm tanıdık tanımadık kim var ise hepsini Allah’a havale ediyorum, benimle olan ve geçmişten gelen sıkıntılarını arzu ettikleri başka mecralarda çözmelerini diliyor ve umut ediyorum. Buna mukabil, yazıda hiçbir maksat olmadığını söyleyerek destek verip izan seviyeleriyle beni kendilerine bir kez daha hayran bırakanlara da minnettarlığımı sunuyorum. Dün olduğu gibi bugün de kişi ve kurumlara hakaret etmeden, doğru bildiğim şeyleri yazmaya devam edeceğim.)