ALANYA'DA Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı '657'ye tabii bir devlet memuru” olarak hem öğretmenlik yapan hem de Alanya Eğitim-Bir-Sen'in başkanlığını sürdüren Hacı Mehmet Altuntaş, bir süredir, hem Alanya Ticaret...

ALANYA’DA

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı “657’ye tabii bir devlet memuru” olarak hem öğretmenlik yapan hem de Alanya Eğitim-Bir-Sen’in başkanlığını sürdüren Hacı Mehmet Altuntaş, bir süredir, hem Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Mehmet Şahin, hem Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir, hem de Antalya Vali Yardımcısı Dr. Hasan Tanrıseven hakkında sosyal medyadan ilginç paylaşımlarda bulunuyor.

***

Örnekse, Kaymakam Özdemir’in Alanya’ya gelmesi üzerine Antalya’ya Vali Yardımcısı olarak görevlendirilen ve giderken “şimdilik elveda” diyen Hasan Tanrıseven’i dün İçişleri Bakanlığı’na şikayet etmiş.

***

Şikayet dilekçesinde demiş ki…

“Alanya'da öğretmenlere mobbing (taciz) uygulamasına sebep olan mevzu. Öğretmenlerin, kendi çalışma alanları dışında kaymakamlıkta basın yayın elemanı olarak çalıştırılmalarını, ayrıca Kaymakam Hasan Tanrıseven'in kişisel sosyal medya hesaplarını yönetmekle görevlendirilmelerini İçişleri Bakanlığı'na şikayet ettik. Gerekenin yapılması hususunu kamuoyu ile de paylaşıyoruz.”

***

Altuntaş’ın iddiasına göre, Alanya’da 5 ay boyunca görev yapan Kaymakam Tanrıseven, sosyal medyadaki hesaplarını yönetmeleri ve bilgi akışı sağlamaları için, maaşları kamudan alınan vergilerle ödenen öğretmenleri görevlendirmiş, bu öğretmenler sabah akşam Tanrıseven’in Facebook veya Twitter hesabından “Kaymakam Bey bugün şuraya gitti, bugün buradaydı, falancayla görüştü” gibi bilgileri sosyal medyada paylaşıyormuş.

İçişleri Bakanı Efkan Ala ile yıllarca ast/üst ilişkisi içerisinde aynı çatı altında çalışmış olan Tanrıseven hakkındaki iddialar için İçişleri Bakanlığı nasıl bir tasarrufta bulunacak, inanın ben de merakla bekliyorum.

***

Altuntaş bununla da yetinmedi, neredeyse her gün mütemadiyen sosyal medyada isimlerini bir şekilde zikrettiği Mehmet Şahin, Erhan Özdemir ve Hasan Tanrıseven üçlüsünün arasına, sağ olsun, dün beni de ekledi, yetmedi, önce övüp ardından verdi veriştirdi.

***

Sanki Alanya’da eli kalem tutan, gazete/televizyon haberi veya köşe yazısı yazabilen bir tek basın mensubu ben varmışım gibi, dedi ki: “Alanya basınının değerli kalemlerinden Alper Kutay Bey, dünkü yazısında Kaymakam Sayın Erhan Özdemir için gelen müfettişle ilgili olarak kimlerin getirdiğini, kaymakamla birilerinin uğraşıp uğraşmadığını bilmediğini söylüyor. Alanya'da gazetecilik yapan bir kimsenin benim açıklamalarımı görmemiş olması, dahası sosyal medyada günlerdir paylaşılıyorken bunlardan habersiz olması mümkün değil. Ortada ciddi bir ifşaatım var ve bununla ilgili şehrin en önde gelen insanlarını şahit gösteriyorum. Bugüne değin ne ‘taraf’ olduğunu izhar eden Mehmet Şahin Bey'den ne de diğer şahitlerden bir yalanlama geldi. Bu durumda ‘Ben sağırım, körüm, duymadım, görmedim, sadece kaymakam konuşur ve kendisiyle kimlerin uğraştığını anlatırsa yazarım’ demenin gazeteci kimliğine yakışmadığını ifade etmek istiyorum. Sayın Alper Kutay'ı severek sayarak izler, takip ederim. Eğer ki gerçek bir gazetecilik yapmak istiyorsa, iddiamı başta Mehmet Şahin olmak üzere bana ve şahit gösterdiğim kimselere sormalıdır. Yok, ‘Bizim gazetecilikle işimiz yok’ diyorsak lütfen lafı dolandırıp, sağından solundan dolaşmak yerine konuya hiç girmeyelim daha iyi.”

***

Bi saniye, panik yok!

Ben “Hacı Mehmet Hoca” gibi topa sert girmeyeceğim, meramımı gayet yumuşak, ılımlı cümlelerle anlatmaya çalışacağım.

***

Sayın Altuntaş…

Alanya’da başka gazeteci yokmuş gibi sosyal medya hesabından sürekli benimle ilgili yazıp çiziyorsun, beni hedef gösteriyorsun.

Benimle ilgili bir meselen mi var, yoksa “Alanya’daki gazeteciler arasında en popüler olan, yazısı en çok okunan sensin, o yüzden bu tür yazıları senden bekliyorum” mu demek istiyorsun, önce onda anlaşalım, bu bir.

***

İkincisi, “Kaymakam Erhan Özdemir ile ALTSO Başkanı Mehmet Şahin uğraşıyor” demeye getiriyorsun. Duyumlarıma göre sosyal medyadaki bu tür paylaşımlarından ötürü şu an maddi manevi tazminat davasına maruz kalacaksın.

***

Üçüncüsü, Kaymakam Erhan Özdemir bile “Beni siyasilere hedef göstermeyin, sosyal medyadaki bu tür iddia ve iftiralara kimse itibar etmesin” derken, bu hırsınızın, bu çabanızın sebebi nedir, inanın çözemedim.

***

Elinizde daha somut belgeler varsa getirin, hemen yayınlayalım. Ama “Falanca yerde otururken duydum, filanca da şahittir” türü söylemlerin, şahit gösterdiğiniz kişiler onaylamadığı sürece ne vicdanen ne de hukuken geçerliliği yoktur.

***

“ALTSO’ya siyaset mi bulaştı?” meselesine gelince… Sanırım bilmiyorsunuz, kişisel beyin arşivimden size küçük bir bilgi aktarayım.

Mehmet Şahin ile Mevlüt Çavuşoğlu’nun dostluğu, ne birisi ALTSO Başkanı olduğunda başlamıştır, ne de diğeri Dışişleri Bakanı olduğunda.

Mevlüt Çavuşoğlu milletvekili olmaya hazırlandığı günlerde, daha AKP’nin A’sını ve kurulan partinin sonunun ne olacağını bile kimse bilmezken, yanında olan, beraber günlerce Ankara’ya gidip gelen nadir isimlerden biridir Mehmet Şahin.

***

İyi ki “Alanyalı” Mevlüt Çavuşoğlu Dışişleri Bakanı olmuştur, iyi ki en yakın arkadaşı Mehmet Şahin de ALTSO Başkanı olmuştur.

Herkes istiyor ki, yıllarca “Ankara’da lobimiz yok” diye ağlayan Alanya siyasetine ve bürokrasisine ilaç gibi gelen çalışmalara imza atan Mehmet Şahin, sırf ALTSO Başkanı oldu diye AKP’li Bakan Çavuşoğlu’na mesafe koysun, Alanya yine eskisi gibi Ankara’ya uzak olsun.

***

“Mehmet Şahin keşke her gün Ankara’da olsa, keşke her gün Çavuşoğlu’ndan Alanya için bir şeyler istese” diyeceğimiz yerde biz ne yapıyoruz, Şahin ile Çavuşoğlu’nun arasına mesafe girse de elimizi ovuştursak, kapalı kapılar ardında sinsi sinsi gülsek, bundan nemalansak diye yanıp tutuşuyoruz.

***

Kaymakam Bey ağabeyimizdir, sevdiğimiz saydığımız bir büyüğümüzdür, en önemlisi Devlet Baba’dır.

Adalet tecelli etmiştir, şimdilik ara karar verilmiştir, göreve iadesi yapılmıştır ve inşallah normal görev süresini tamamlayıp Alanya’dan daha yüksek bir rütbeyle ayrılacaktır, temennimiz o yöndedir.

***

Son tahlilde…

Elinizde somut kanıtlar olmadığı halde bence bu konuyu sık sık kaşıyarak hem Kaymakam Bey’i zor duruma sokuyorsunuz, hem de lüzumsuz yere kendinizi.