KAZA, 14 Kasım 2025 Cuma günü saat 22.45 sıralarında Alanya Çevre Yolu üzerindeki Alanya Ticaret Lisesi Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre spor salonundan çıkan ve evine doğru yaya olarak ilerleyen 18 yaşındaki Ceren Karadayı’ya, 1.64 promil alkollü olduğu belirlenen ve aşırı hızlı olduğu öne sürülen K.U. isimli kadın sürücü çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan genç kız, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Liseden yeni mezun olduğu ve üniversite sınavlarına hazırlandığı öğrenilen Karadayı’nın ölümü ailesini ve sevenlerini yasa boğdu.
SÜRÜCÜ TUTUKLANDI, DURUŞMA 27 ŞUBAT’TA
Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü K.U., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Alanya Cezaevi’ne gönderildi. Olayla ilgili ilk duruşma 3 Şubat’ta Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, duruşmayı 27 Şubat tarihine erteledi.
ACILI ANNEDEN YÜREK YAKAN SÖZLER
Ceren Karaday’ın acılı annesi Hatice Yıldırım, “Benim kızım, 1.64 promil alkollü olduğu belirtilen ve hız sınırını aşan K.S’nin kurbanı oldu. 3 Şubat’ta görülen mahkememiz 27 Şubat’a ertelendi. O gün adaletin tecelli etmesini, en ağır cezanın verilmesini istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin hakimlerine ve savcılarına güveniyorum. Kızım için, başka Cerenler gitmesin diye, elimden gelen her şeyi yapacağım. Ortada bir “özür” yok. “Maddi manevi ne istiyorlarsa veririz” denildi. Ama dünyayı verseniz, benim evladımın bir tırnağının karşılığı olmaz. Ben hakkımı helal etmiyorum. “Görmedim” diyorsunuz. Beyaz montu, krem rengi eşofmanı vardı diyorsunuz. Kaldırıma doğru yürüyen 18 yaşındaki bir kızı nasıl görmediniz? Diyelim ki görmediniz, çarptınız… Neden durmadınız? Neden frene basmadınız? Neden ambulans çağırmadınız? Neden polisi aramadınız? Benim kızımın kanı yerdeyken siz yarım saat aracın içinde beklediniz. Sonra U dönüşü yaptınız. Çarpıp gitmek insanlık mıdır?” dedi.
‘BEN KIZIMIN TIRNAĞINA KIYAMAZDIM’
Kızının ardından yaşadığı acıyı anlatan anne Yıldırım, “Ben çocuğumun tırnağını keserken canı yanmasın diye titreyen bir anneyim. O küçücük tırnak kanadığında benim yüreğim acırdı. Şimdi o kanın hesabını Rabbim sorsun. Ben kızımın tırnaklarını çöpe atamazdım. Saçlarını kavanozda sakladım. Göbek bağını atamadım. Kıyafetleri, ayakkabıları, cüzdanı… Hepsi elimde kaldı. Ben bunlarla avunuyorum. Evimin her köşesinde Ceren var. Ama kendisi yok. O benim çocuğumu elimden aldı. Nefesimi aldı. Beni diri diri mezara koydu. Ona hakkımı helal etmiyorum. Ben ona ölüm dilemiyorum. Çünkü onun da bir annesi var. O annenin canı yanmasın diye ölüm dilemiyorum. Ama anneliğin ne demek olduğunu yaşa istiyorum. Bir gün bir çocuğun olsun. Onun tırnaklarını keserken, sırtını sıvazlarken, onu koklarken ben aklına geleyim. Vicdanınla baş başa kal” şeklinde konuştu.
‘BAŞKA CERENLER GİTMESİN’
Adalet çağrısı yapan anne Yıldırım, “Ben adalet istiyorum. Öyle bir ceza verilsin ki başka Cerenler toprağa gitmesin. Alkollü araç kullananlar iki ay, üç ay, beş yıl sonra çıkamasın. Caydırıcı bir adalet olsun. Önce Allah’a, sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyorum” ifadelerini kullandı. (Şerife Çoban) 






