ALANYA Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Mustafa Çakır ve ekibi, tasarrufu halen Alanya Belediyesi'nde olan Balıkçı Barınağı'nın kendilerine devri konusunda başlattıkları onur mücadelesinden bir milim dahi geri adım atmıyorlar....

ALANYA Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Mustafa Çakır ve ekibi, tasarrufu halen Alanya Belediyesi’nde olan Balıkçı Barınağı’nın kendilerine devri konusunda başlattıkları onur mücadelesinden bir milim dahi geri adım atmıyorlar.
Nitekim Balıkçı Barınağı bünyesinde yer alan eski Balıkçılar Kahvesi’nin olduğu alandaki dükkânların ALİDAŞ tarafından hâlâ kiraya verildiğini ve bundan haksız kazanç elde edildiğini söyleyen Çakır ve ekibi, daha bir iki hafta önce, 5 Haziran 2013 tarihinde Alanya Belediyesi’ne bir dilekçe verdiler.
Dediler ki: “Bu dükkânların aslında bizim olması gerekiyor, neden müdahalede etmiyorsunuz, neden ses çıkarmıyorsunuz, neden hakkımızı savunmuyorsunuz?”
***
Ancak Alanya Belediyesi, dilekçeye oldukça ilginç, düşündürücü ve trajikomik bir yanıt verdi.
Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Akbaş’ın yanıtladığı dilekçede…
ALİDAŞ’ın büfe, kafeterya ve market işletmesi olarak farklı kişi veya firmalara kiraladığı ve bundan para kazandığı belirtilen dükkânların tamamının kaçak olduğu…
Yapı izinlerinin olmadığı…
Buna mukabil, bölgenin 1. Derece Sit Alanı olmasından dolayı konunun Antalya Bölge Koruma Kurulu’na iletildiği…
Antalya Koruma Kurulu’nun kararının beklendiği…
Bu arada “izinsiz olan yapılar” denilen dükkânlarda faaliyet gösteren esnafın ise uyarıldığı belirtiliyor.
Nasıl yanıt ama…
***
Alanya Belediyesi’nin açıklamasını kelimesi kelimesine aynen paylaşıyorum: “493 ada 2-3-4 parsellerde yapılan yapılar izinsiz olup, konu Koruma Kurulu’na iletilmiş, haklarında yasal işlem başlatılmış, izinsiz uygulama yapanlar da izinsiz uygulama yapmamaları konusunda uyarılmıştır.”
Harika bir yanıt!
“Dükkânının içinden turiste menü uzattın” diye ufak tefek görülüp Karamürsel sepeti sanılan gariban esnafa haklı veya haksız 30 gün kapatma cezası verilen Alanya’da, kaçak yapılarda faaliyet gösteren esnaf uyarılıyor, “Hıııı, sizi gidi sizi, siz mal satmaya, ticaret yapmaya devam edin ama bakın sizi de uyarıyorum haaa” denildiği belirtiliyor.
Hem de resmi ağızdan…
***
Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Mustafa Çakır, isyan ediyor ama “Gezi Parkı eylemcileri gibi gidip belediyenin önünde çadır mı kurayım birader?” diyor.
“Burası hukuk devleti değil mi? Kim bizim hakkımızı hukukumuzu koruyacak?” diye de ekliyor.
Haklı mı? Yerden göğe haklı!
ALİDAŞ’la ecrimisil yüzünden kanlı bıçaklı olan işletmecilerinin geri adım atmaması yüzünden Balıkçılar Kahvesi boşaltıldığında balıkçı ağlarını o bölgeye getiren gariban balıkçıyı zabıta ve polis marifetiyle tahliye eden Alanya Kaymakamlığı ile Alanya Belediyesi, acaba “kaçak yapılar” olduğu devletin belediye başkan yardımcısı tarafından neredeyse itiraf edilen dükkânlar için acaba neden hiçbir işlem yapmıyor, mühür vurmuyor da, sadece “Uyardık, kulaklarını büktük” demekle yetiniyor.
***
Çakır’a, “Kaymakam Bey bu konularda çok duyarlıdır. Keşke ona gitseydiniz” dedim, demez olaydım.
Bir dokundum, bin ah işittim!
Çakır’ın iddiasına göre, Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir’e gitmişler, meseleyi anlatmışlar, Kaymakam Bey ise, “Bir rapor bekliyorum, o gelince size yardımcı olacağım” demiş, çay kahve ısmarlayıp göndermiş.
Fakat o rapor Alanya’ya geldiği halde (yine Çakır’ın iddiasına göre) Kaymakam Bey hiçbir girişimde bulunmamış.
Çakır’a, “ALİDAŞ’ın açıkça ve alenen Alanya Belediyesi tarafından korunup kollandığını söyleyebilir misin?” dedim.
Çakır’a, “ALİDAŞ’ın Başkanı olan Kerim Taç ile Sipahioğlu’nun ALİDAŞ’ta gizli ortak olduğu iddialarına ne diyorsun?” da dedim.
***
Çakır yorum yapmadı.
Sadece şunu söyledi…
“Mesleğimi çok seviyorum. Balıkçılık benim için bir yaşam biçimi. Ben Alanyalıyım, ben de Hasan Bey gibi, Kerim Bey gibi bu toprakların çocuğuyum. Ama bu haksızlıkları gördükçe bazen dünyaya bir balıkçının oğlu olarak değil de bir ağanın oğlu olarak gelmeyi çok isterdim.”
Çakır’ın bu sözleri bana nedense daha geçen hafta zehir zemberek açıklamalar yapan, zehir zemberek iddialar ortaya atan Tosmur Belediye Başkanı Musa Özdemir’in, “Bazı kaymak tabaka mensupları beni ve benim gibileri hakir görüyor, bizim büyümemizi istemiyorlar” sözleri aklıma geldi.
***
Uzun lafın kısası…
Buradan…
Sağduyusuna güvendiğim Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir’e seslenmek istiyorum.
Sayın Özdemir, balıkçı esnafının elinde kapı gibi, altında devletin belediye başkan yardımcısının imzasının olduğu bir cevap metni var. Eminim, siz, “gelen gideni aratmaz” atasözünü balıkçı esnafına ve bizlere söyletmez ve gereğini yaparsınız.
Eminim…