YAZIN Alanya'yı istila etmeleri umut edilen Acem, yani İranlı turistlerin büyük çoğunluğu ana dilleri gibi İngilizce konuşurlar. Japon turistler gibi teknolojiye, özellikle fotoğraf makinesi taşımaya da bayılırlar, aman dikkat!

YAZIN

Alanya'yı istila etmeleri umut edilen Acem, yani İranlı turistlerin büyük çoğunluğu ana dilleri gibi İngilizce konuşurlar.

Japon turistler gibi teknolojiye, özellikle fotoğraf makinesi taşımaya da bayılırlar, aman dikkat!

"2015'te sırf İstanbul'a yılın ilk 8 ayında toplam 476 bin İranlı turist gelmiştir. Böylece İstanbul'a Almanya'dan sonra en çok turist gönderen ülke İran olmuştur" diyeyim, gerisini siz hayal edin.

Arap turistlerle aralarındaki bariz fark, 1979 İran İslam Devrimi'nden beri içinde bulundukları baskıcı rejimin son yıllarda daha esnek bir hâl alması, buna paralel olarak üzerlerindeki ölü toprağının kalkıyor olmasıdır.

Yaklaşık 35-40 yıl süren kapalı devre baskıcı rejimden sonra, eşsiz doğal gaz ve petrol kaynaklarının da verdiği parasal güçle dışa açılmaya başlayan İran halkı, bunun için de iklimi, insanı, coğrafyası ve kültürü ile kendilerine en çok benzeyen ülke olan Türkiye'den başlamışlardır.

Acem insanı Vahabi'den, yani Araplardan elzemdir, en azından bize benzerler.

Ancak bizim necip ulusal medyadan yıllarca çok çekmişlerdir.
Rivayet oldur ki; "Şeriatla yönetilen İran'dan gelip Türkiye'de mayo ile denize giriyorlar" diye haber yapılıp afişe edilen İranlı kadınların ülkelerine döndüklerinde pasaportlarına el konulduğu, bir daha ülke dışına çıkmamalarının sağlandığı, hatta haklarında soruşturma açıldığı bile iddia ediliyor.

Ve ilginç bir bilgi...

İran İslam Cumhuriyeti yönetimi, daha birkaç ay öncesine dek, sırf İranlı kadınlar mayo ve bikini ile denize girmesin diye İran'dan Antalya'ya direkt uçuşları yasaklamış, İranlılar yıllarca Antalya'ya en yakın olan Isparta'ya inmek zorunda bırakılmışlardı.

Gerek AKP Hükümeti'nin, gerekse Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun girişimleriyle İran yönetimi yumuşadı, hem Antalya'ya hem de Gazipaşa Havalimanı'na iniş vizesi verdi.

"Peki İranlı erkekleri ve İranlı kadınları nasıl tanıyacağız, Arap turistlerden nasıl ayırt edeceğiz?" sorusuna, fiziksel özelliklerini anlatarak yanıt vermekle başlayabiliriz.

İranlı erkeklerin özellikle kaşları ve kirpiklerinin kendinden sürmeli bir görünüme sahip olduğu, aynı özelliğin İranlı kadınlara da özgü olduğu ifade ediliyor.

Vücut dilleri Türklere çok benzeyen, hiç tanımadıkları insanlarla hemen samimi olabilen İranlıların rahat hareketleri de tıpkı olağandan daha esmer olmalarından dolayı onları hemen ele verebiliyor.

Fakat İranlı erkeklerin, tıpkı tüm Ortadoğu erkekleri gibi Avrupai kadınlara karşı büyük bir zaafı olduğu belirtiliyor.

İranlı erkeklerin en büyük özelliklerinden biri de, müthiş derecede kibar olmaları.

Buna mukabil, aşırı rahat olan İranlı erkeklerin, ülkelerinde kadın erkek ilişkileri bir iki bakışmayla başladığı için, Türk kızlarını bu konuda çok sert ve acımasız buldukları söyleniyor.

"Oksidentalist" bakış açılarının baskın olduğu biliniyor.
Yani, tıpkı son yıllarda bize de hasıl olan düşünce biçimi gibi, tüm medeniyetine rağmen Batı'nın aslında kötü bir güç olduğuna inanıyorlar.

Pers geleneğinden gelen üniversitelerinin Avrupa'daki pek çok üniversiteden iyi eğitim verdiğini söylüyorlar.
Bu nedenle 7'den 70'e eğitime büyük önem veriyorlar.

Esmer tenli yabancı bir kadının İranlı turist olup olmadığını, birincisi kendinden veya sonradan ama mutlaka sürmeli gözlerinden, hokka gibi burunlarından ve Türkiye'de 90'lı yıllarda moda olan kalemle dudak kenarı belirtiyor olmalarından rahatça anlayabilirsiniz.

Türkiye'ye gelince çok rahat açılıp saçılmalarının altında, ülkelerinde kılık kıyafet konusunda fazla alternatiflerinin olmayışının yattığı belirtiliyor. İddia odur ki, baskı altında yaşadıkları ülkelerinden çıkınca bir kontrolsüzlük oluşuyor.

Peki, bu sene İranlı turiste mi mahkumuz?

Belçika'da dün patlayan bombalar, Rusya ile yaşanan uçak krizi, Türkiye'yi kana bulayan saldırılar derken, Avrupa ve Rusya'dan umudunu kesen Alanyalı turizmcinin yeni can simidi İranlı turistler olacak mı, bunu Eylül-Ekimi gibi test edip onaylayacağız.

Gelelim yazının kamu spotuna...

Rus gelmiyorsa, Avrupalı nazlanıyorsa, biz eldeki hazır kıta bekleyen potansiyel yerli turisti neden es geçiyoruz?

Türkiye'de yaşayan ve her yıl mutlaka tatile çıkan milyonları neden Alanya'ya çekemiyoruz?

Senelerce kendi vatandaşına dış kapının dış mandalı muamelesi yapıp ayrımcılık uygulayan ve küstüren turizmciler yerli turistin gücünü ne zaman keşfedecek?

Sadece yerli turist değil, Avrupalı veya Rus turist yerine etkili reklam kampanyaları ile ta Hindistan'dan ve Japonya'dan bile oluk oluk turist akıtacak tarihimiz de var, turizm alt yapımız da.

Ama bunları düşünecek, projelendirecek, uygulamaya koyacak, uyduruktan değil de, harbiden bir turizm eylem planı tasarlayabilecek birileri var mıdır, işte orada kararsızım.

-BİTTİ-