ABD’nin son 48 saatte Avrupa ve Orta Doğu’daki üslerine savaş uçakları ve mühimmat sevk etmesi, “İran’a operasyon mu geliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırması, küresel kamuoyunda yeni bir gerilim dalgasına yol açtı. Özellikle İran ile yürütülen diplomatik temasların hemen ardından gerçekleşen sevkiyatlar, bölgedeki tansiyonu yükseltti. Son 48 saat içinde Avrupa ve Orta Doğu’daki üslere çok sayıda savaş uçağı ve destek unsuru gönderildiği bildiriliyor.
F-22 VE F-35 UÇAKLARI BÖLGEYE ULAŞTI
Açık kaynak uçuş verilerine göre, ABD’nin Virginia eyaletindeki Joint Base Langley-Eustis üssünden havalanan 6 adet F-22 savaş uçağı, İngiltere’deki RAF Lakenheath üssüne konuşlandı. Aynı şekilde 18 adet F-35 savaş uçağının da havadan yakıt ikmal tankerleri eşliğinde bölgeye yöneldiği belirtiliyor.
ABD’ye ait RC-135 Rivet Joint sinyal istihbarat uçağının Akdeniz’deki Girit Adası’na taşındığı, P-8 Poseidon deniz devriye uçaklarının ise Hürmüz Boğazı çevresinde görev uçuşları yaptığı ifade ediliyor. Ayrıca İngiltere’deki RAF Mildenhall üssüne iki adet E-3 Sentry AWACS erken uyarı ve komuta kontrol uçağı gönderildi.
UÇAK GEMİLERİ ORTA DOĞU’DA
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunun Orta Doğu’ya konuşlandırıldığını daha önce duyurmuştu. Amerikan basınında yer alan haberlere göre USS Gerald R. Ford uçak gemisinin de bölgeye sevk edilmesi kararlaştırıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran’a yönelik “daha kötü bir saldırı” tehdidinde bulunmuş ve büyük bir deniz gücünün bölgeye ilerlediğini ifade etmişti. Bu açıklamalar, askeri sevkiyatla birlikte değerlendirildiğinde “ABD İran’a saldıracak mı?” sorusunu daha yüksek sesle gündeme taşıdı.
HENÜZ RESMİ SALDIRI YOK
Şu ana kadar ABD tarafından İran’a yönelik doğrudan bir hava saldırısı ya da resmi savaş ilanı yapılmadı. Uzmanlar, bu tür askeri yığınakların hem caydırıcılık hem de olası operasyon hazırlığı amacı taşıyabileceğini belirtiyor.
İran cephesi ise nükleer program konusundaki baskılara karşı sert açıklamalar yapmayı sürdürüyor. Hürmüz Boğazı’nda artan askeri hareketlilik, enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Petrol fiyatlarında dalgalanma riski yeniden gündemde.
Bölgede gerilim yükseliyor ama henüz fiili bir çatışma başlamış değil.
Küresel piyasalar ise gelişmeleri temkinli izliyor. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz, akaryakıt fiyatlarından enflasyona kadar geniş bir etki yaratabilir. Türkiye açısından bakıldığında ise Orta Doğu’da olası bir askeri operasyon, hem petrol fiyatlarını hem de döviz piyasasını doğrudan etkileyebilir…
Şimdilik tablo bu.





