Her konuda olduğu gibi, mevcut Cumhurbaşkanının görev süresi, 7 yıl mı, yoksa 5+5 yıl mı olmalı tartışması aylardır sürüp gidiyor. İnsan hayretler içinde kalıyor! Bilim adamı ve uzman sıfatına sahip devedişi gibi saygın görevlerde...

Her konuda olduğu gibi, mevcut Cumhurbaşkanının görev süresi, 7 yıl mı, yoksa 5+5 yıl mı olmalı tartışması aylardır sürüp gidiyor.
İnsan hayretler içinde kalıyor!
Bilim adamı ve uzman sıfatına sahip devedişi gibi saygın görevlerde bulunmuş, Sayın Yusuf Halaçoğlu gibi siyaset adamları bile, bu saçma siyasi polemiklerin içine balıklama dalarak saygınlıklarını ve güvenirliklerini yitirdiklerinin bile farkında değiller.
Sayın Halaçoğlu, ekranların karşısına çıkıp, milletin gözünün içine baka baka, “ Sürenin yedi yıl olarak belirlenmesiyle, Sayın Abdullah Gül’e haksızlık yapılıyor.” diyebiliyor.
İlginç değil mi?
Sayın Gül’e AK Parti haksızlık yapıyor, Gül’ün hakkını da, bir muhalefet partisine mensup milletvekili arıyor!..
Sizce bunun inandırıcı bir yanı var mı?
İlkokul çocuğu bile, yedi yıllık bir süre için yapılan bir seçimle Cumhurbaşkanı olmuş birisi, seçim sonrasında yani göreve başladıktan sonra yapılan bir yasal düzenlemeden etkilenmez.
Hukukta, hiçbir yasal düzenlemenin geriye doğru işleyemeyeceğini bunlar bilmiyorlar mı?
Bal gibi biliyorlar ama, sırf tartışma ve polemik yaratabilmek, toplumu gererek belli bir kutuplaşmanın çıkması için ellerinden geleni yapıyorlar.
Sayın Gül’ün görev süresi beş yıl olarak belirlense, muhalefetin bundan çıkarı ne olabilir?
Seçim öne alınır, Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyar ve AK Parti Genel Başkanlığı boşalınca partide liderlik kavgası başlayabileceğini hesap ederek böyle bir saçma arayış içine giriyor muhalefet partileri.
Türkiye’nin önünde içte ve dışta çok önemli konular ve sorunlar varken, fındık kabuğunu doldurmayacak bir konuda bir kaşık suda fırtına yaratmaya kalkmak sorumsuzluktan başka bir şey olamaz.
Milletvekillerinin meclisteki tartışma biçimleri, üslupları, karşılıklı atışmaları ve hakaretleri hatta kavgaları akıl almayacak boyutlara varırken, mahalle aralarındaki çocuk kavgası düzeyine bile inebilmekte.
Sorumsuzluğun ve de ciddiyetsizliğin bu kadarı da fazla!