HABERİ sağlam bir kaynaktan aldım. Daha iki gün önce, Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gece, İskele Rıhtım bölgesinde ailesiyle dolaşmaya çıkan bir vatandaş, gördüğü garip bir manzara üzerine Alanya Belediyesi'ni arar. Ve...
HABERİ
sağlam bir kaynaktan aldım.
Daha iki gün önce, Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gece, İskele Rıhtım bölgesinde ailesiyle dolaşmaya çıkan bir vatandaş, gördüğü garip bir manzara üzerine Alanya Belediyesi'ni arar.
Ve şunları söyler...
"İskele'ye giden yol üzerinde 18-19 yaşlarında bir genç, elinde imitasyon olduğu apaçık belli olan üç beş parfümü turistlere zorla ve fahiş bir rakama satmaya kalkıyor. Almak istemeyen ve itiraz eden turistlere yumruk vuruyor, tekme atıyor. Lütfen derhal müdahale edin."
İhbarı alır almaz olay yerine giden üç zabıta memuru, turistlere zorla parfüm satmaya kalkışan şahsı önce uyarıyor, sonra da yaptığının yasal olmadığını söylüyor ama dinleyen kim.
Uyuşturucu hap aldığından şüphelenilen şahıs, zabıta memurlarına bıçak çekiyor, darp etmeye çalışıyor, resmen saldırıyor.
Ve şimdi burada yazamayacağım şekilde galiz küfürler ediyor, kendisinin aslen ülkenin doğusundaki bir şehrin ilçesinden olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti devletini tanımadığını, bu yüzden resmi üniformalı zabıta memurlarının da kendisine dokunamayacağını bağıra çağıra söylüyor.
Bunun üzerine polisle irtibata geçen zabıta memurları, şahsın gözaltına alınmasını sağlıyorlar.
Bitti mi?
Elbette bitmedi.
Kaynak yine sağlam yerden.
Olay bu kez şehrin doğusunda, Milli Egemenlik Stadyumu yakınlarındaki bir sitede cereyan ediyor.
Bu siteden ev kiralayan, zaman zaman fuhuş yaptıkları yönünde kolluk kuvvetlerine ihbar edilen birkaç travestiden artık yaka silken site sakinleri, durumu Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'ne bildiriyor.
İhbar üzerine olay yerine gidip durum analizi yapan ve travestilerin fuhuş yaptıkları yönünde bulgular elde eden zabıta memurları, çalıyorlar kapıyı, kapıyı açan kadın görünümündeki şahıslara evlerini mühürleyeceklerini gerekçeleriyle birlikte anlatıyorlar ama dinleyen kim.
Mutfaktan aldıkları içki şişelerini kırıp önce zabıta memurlarına saldıran, ardından evlerinin mühürlenmesi halinde bileklerini keseceklerini, intihar edeceklerini, ölmeleri halinde ise bunun sorumlusunun Alanya Belediyesi olacağını söyleyen travestiler, zabıta memurlarına zor anlar yaşatıyor.
Sonuç?
Elbette polisin de yardımıyla ev mühürleniyor, devlet memuru olan zabıta memurlarına saldıran travestiler gözaltına alınıyor.
Bunları niye mi anlattım?
Tıpkı Alanya'daki cefakâr polis memurları gibi zabıta memurlarının da işi gerçekten çok zor, bilesiniz diye.
Çünkü...
Kurallara uymayan esnafla cebelleşen onlar.
Hanutçuyu çığırtkanı görüntülerken fark edilirlerse darp edilme riski taşıyan onlar.
Hap içip İskele'de turiste zorla mal satarken uyarılan seyyar satıcının saldırısına uğrayan onlar.
Travestiye "Fuhuş yaptırmamak için" engel olmaya çalışırken dayakla, ölümle tehdit edilen yine onlar.
Uzun lafın kısası...
Bu sene kriz derin.
Esnafın zaten canı burnunda.
Zabıta bu yüzden esnafın üzerine bilerek pek gitmiyor.
Çünkü esnafın işleri kesat!
Ama şehrin ticari asayişinden sorumlu zabıtaya da bu şehirde yaşayanlar olarak bizler elimizden geldiğince yardımcı olmalıyız.
Bugünkü yazımı bu şehrin gizli kahramanları olan zabıta memurlarına ayırmamın tek sebebi, onların yaşadıkları çileyi bir nebze de olsa, dilimin döndüğünce anlatabilme amacı taşıyor.
Başta Zabıta Müdürü Hasan Akın ve Zabıta Amiri Bülent Filiz olmak üzere, pek çoğu yıllardır arkadaşım ve dostum olan zabıta memurlarına kolaylıklar diliyorum.
Allah yar ve yardımcıları olsun...
(DİP NOT: 9 Mayıs Pazartesi gününe dek bir süre buralarda olmayacağım. Gidip de dönememek, dönüp de bulamamak var. Allah'a emanet olun, sağlıcakla kalın.)