Aydın ilimizin Didim ilçesinin sekiz mil açıklarında Lozan'da statüsü belirlenen Bulamaç ve Eşek adaları var. Didim halkı bu iki adamıza sandallara binerek piknik yapmaya giderlerdi. Şimdi ise pasaportla, yani Yunan hükümetinin izni ile...

Aydın ilimizin Didim ilçesinin sekiz mil açıklarında Lozan’da statüsü belirlenen Bulamaç ve Eşek adaları var. Didim halkı bu iki adamıza sandallara binerek piknik yapmaya giderlerdi. Şimdi ise pasaportla, yani Yunan hükümetinin izni ile gidebilmektedirler. Pekala bizim açımızdan kabul edilmesi mümkün olmayan, daha da önemlisi milli onurumuzu ayaklar altına alan bu duruma nasıl geldik acaba?Yukarıda söylediğimiz gibi bu iki adanın statüsü Lozan’da ayan beyan ve net bir şekilde belirlenmiştir. Ancak entrikada sınır tanımayan Yunanistan sekiz yıl önce bu iki adamıza ikişer, üçer ev yapıyor. Bakar ki “sıfır sorun” diyen Türk dışişlerinden ses seda yok. Daha açıkçası meydan bomboştur. İki üç eve ilaveten daha yeni yeni evler, kiliseler, okullar hatta askeri tesisler yaparak Yunanistan’dan getirdiği Yunanlıları buraya yerleştirir. Daha önce güle oynaya günübirlik piknik yapmaya giden Didim halkı artık pasaportla ve Yunan hükümetinin izni ile buralara gidebilmektedir.Her gün savaş çığlığı yaparak sömürgecilere uşaklık eden o malum basın nedense bu olayı gazetelerinde hiç yazmadılar. Olaydan kamuoyu Temmuz 2011 Genel Seçimler öncesi Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek sayesinde haberdar oldu. DP Didim’de konu ile ilgili protesto mitingi düzenlemişti. “Sıfır sorun” diyen hariciyemiz tepkiler üzerine “konu araştırılıyor” mealinde cılız bir açıklama yapmakla yetindiler. Bunca zamana rağmen araştırma tamamlanamamış olacak ki daha açıklanamadı.Yukarıda anlattıklarımız yalan veya hayali bir olay değil aksine doğru bir olaydır.Emperyalistlerin peşine düşeceğimize kendi işimize gücümüze baksak olmaz mı? “Sıfır sorun” diyerek yola çıktık gelinen nokta sıfır değil, süper sorun olmuştur. Hiç dostumuz kaldı mı? Bakınız Libya’da peşine düştüklerimiz petrolü kendileri aldı biz ise havamızı aldık. Suriye ve diğerlerinde de aynısı olacaktır. Yani bizi yüz üstü bırakacaklardır.Kanka olduklarımızla artık kanlı bıçaklı olduk. Hep başkalarını suçlayacağımıza acaba nerede yanlış yaptık diye kendimize sorarak ders çıkarsak ve yanlışta da ısrar etmesek olmaz mı? Suriye ile yatıp Suriye ile kalkan ve savaş çığırtkanlığı yapan o malum basına yazıklar olsun diyorum. Sömürgeci katillerin peşine düşerek Müslüman kanı akıtma peşinde ve gelecekte de bize büyük müşkülatlar çıkarma peşinde olanları kınıyorum. Allah’ım bunlara fırsat verme. Seninde şaşmaz bir hesabın vardır diyorum. Allah yardımcımız olsun.