BELEDİYE başkanı ve... Meclis üyeleri seçimi. Ha! Bir de muhtar. Bunlar yerel seçimde... Oy vereceğimiz şahıslardı.
BELEDİYE
başkanı ve...
Meclis üyeleri seçimi.
Ha! Bir de muhtar.
Bunlar yerel seçimde...
Oy vereceğimiz şahıslardı.
"Dı" diyorum.
Burası çok önemli.
****
Eskiden öyleydi.
Bundan yıllar önce yani.
Peyderpey değişti bu hal.
Kişiler önemsiz hale geldi.
Partiler öne çıktı.
Parti kimi aday yaparsa...
Millet ona oy vermeye başladı.
Yani şehri emini millet değil...
Parti genel başkanı seçiyor.
****
Eskiden partiler halka bakardı.
Halk kimleri istiyorsa...
Meyli kimeyse onu aday yapar...
Halkın isteğine boyun eğerdi.
Şimdilerde bu önemsizleşti.
Artık dayatılmış adaylar var.
Devşirme adaylar da cabası.
Başka şehirlerden...
Bakanlardan...
Milletvekillerinden...
Hatta meclis başkanından...
Adaylar ortaya çıktı.
Amaç halka hizmet değil...
Partinin seçim kazanması oldu.
****
İşin garip tarafı...
Halkın buna ayak uydurmasıdır.
Yani kendine hizmet edecek olana...
Değil de, partiye hizmet edecek...
Olana oy vermesidir.
Bu durum aidiyet duygusunun...
Ve biat kültürünün tavan yapmasıdır.
****
Hele de bu seçim öncesi koalisyon...
Halkı bölerek yarıştırmanın...
Halka kendi çıkarlarını unutturmanın...
Halkı demokrasiden vazgeçirip...
Parti hegemonyasına almanın...
Zirvesi haline geldi.
Hal böyle iken yerel seçimden söz etmek...
Kendimizi kandırmaktan başka ne ki?
****
Ben derim ki;
31 Martta partiler yarışıyor.
Benim için kimin kazanacağı değil...
Kimin kaybedeceği önemli.
Çünkü bu seçimin tek kaybedeni halktır.
Kendi şehrine "belediye başkanı" değil...
Tuttukları partiye oy kazandıracaklar.