Saygıdeğer okurlar; Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde meydana gelen yangın sonucu yaklaşık 300 insanımız hayatını kaybetti. Çok sayıda yaralı var. Sebep, trafo yanmış. Hayır trafo yanmadı, bizim yüreklerimiz yandı. 300'e...
Saygıdeğer okurlar;Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde meydana gelen yangın sonucu yaklaşık 300 insanımız hayatını kaybetti. Çok sayıda yaralı var. Sebep, trafo yanmış. Hayır trafo yanmadı, bizim yüreklerimiz yandı. 300'e yakın insan yok yere hayatından oldu. Bir trafo patladı ve milyonlarca insanın yüreğine yangın düştü. Kazanın meydana geldiği salı günü haberleri izliyordum ve "son dakika haberi" olarak Soma'daki kaza gösterilmeye başlandığında "Şükür" dedim, göçük yok. Bir-iki ölüm haberi gelince trafonun çevresinde bulunan kişilerdir diye düşündüm. Fakat trafo yangınının madeni sardığını duyunca korkmaya başlamıştım. Trafonun madenin içinde ne işi var diye de söylenip duruyordum. Ancak sonra öğrendim ki trafo madenin içinde değil de, girişine yakınmış. Bu bile orada yüzlerce insanın ölümüne sebep olunca şaşkına döndüm. En yakınım oradaymış gibi yüreğimde acılar hissettim. Haberleri seyretmekten sinirlerim bozuldu. Bu haberi duyan herkesin de bunları hissettiğini düşünüyorum. Bu olayın üzerine sorulacak yüzlerce soru var. Diyeceksiniz ki 300'e yakın kişi öldükten sonra sorsak ne olur, sormasak ne olur? Hayır, kesinlikle bu soruların sorulması gerekir. Eğer sormazsak daha nice Soma faciaları yaşarız. Bilmem daha kaç kez yüreğimiz yanar. İlk sorumuz "Madenleri özelleştirmek doğru muydu?" olmalı? Bu soru diğer sorulara ve onların cevaplarına öncülük edecek niteliktedir. Çünkü madenlerin çalıştırılmasında önceliğin nelerde olduğunun kararını ancak böyle verebiliriz. Madenler ülke menfaati için mi çalıştırılmalı, yoksa amaç kar mı olmalı? Eğer madenler sadece kar amacı güderek çalıştırılırsa, alanda bir parça vicdan da yoksa, güvenlik masraf olduğu için fazla üstünde durulmaz. Devletten devralınan madenin üstüne yeni bir şey koymadan çalıştırılır. Yüzlerce insanı gözünü kırpmadan oraya sokar, onların cesetleri üzerinden kar elde eder. Üstüne üstlük sigortasız kaçak işçileri üç kuruş ücretle orada çalıştırır. Sonra devlet kalkar, üç günlük yas ilan edip bayrakları yarıya indirir. Bu saatten sonra bayrakları hepten kaldırsanız ne olacak? Bunun üzüntü veren yönü devleti yönetenlerin bu olaylara bir önlem almamaları, son yıllarda maden kazaları arttığı halde buna bir çözüm üretmemeleridir. Güya bu maden ocağı da 2014 yılında teftiş edilmiş ve aykırı bir şey bulunamamış. Neyi teftiş ettin? Yerin 200 metre altında ve 5 kilometre uzunluğundaki bir yolda kaç havalandırma gördün? Elektrik kesildiğinde havalandırmaları çalıştıracak jeneratörler var mıydı?Trafonun madenin girişinde ne işi var diye sordun mu? Bu trafo ne kadar yük çekiyor diye sordun mu? Trafoya yıldırım mı düşmüş, hayır. Öyleyse bir trafo niçin patlar? Ya eskidir ya da mevcut gücü kaldıramıyordur? Devlet toplayacağı vergi için on binlerce müfettiş çalıştırıyor da, iş sahiplerinin her şeyini didik didik inceliyor da, çalışan insanların can güvenliğinin olup olmadığını inceleyemiyor mu? Para insan hayatından daha mı önemli? İşveren için öyle olabilir, fakat devlet için önce vatandaşlarının canı önemli olmalı. Demokratik, sosyal, hukuk devletinin önceliği vatandaşları olmalı. Bence diğer iktisadi işletmeler satılabilir fakat madenler satılmamalı. Burada bunun yararını veya zararını anlatmayacağım. Sadece kazalarda daha çok insan öldüğü için madenlerin satılmasına karşı olduğumu söylemek zorundayım. Satmış olsa dahi sıkı denetimlerini ihmal etmemesi kanaatindeyim. Devlet yatırım yapmayarak zarar ettiği ve sonra da milletin sırtına yük oluyor diyerek sattığı madenlerde çalışan vatandaşlarını gözden çıkarmamalı. Satsa bile yeni yatırımları özel teşebbüse zorunlu tutmalı. Zorunlu yatırımlar yapılmadan da o madene bir işçinin sokulmasına bile izin vermemeli. Binlerce insanımızı doğrudan, milyonlarca insanımızı ise dolaylı olarak etkileyen böyle faciaların ülkemizde ve tüm dünyada bir daha olmaması dileğiyle, Soma'da ölenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına başsağlığı diliyorum. Halen enkaz altında bulunan insanlarımızın sağ salim kurtulmalarını diliyorum. Yaralılarımıza ise acil şifalar temenni ediyorum.Sağlıcakla kalın.