SANILANIN aksine, özellikle

SANILANIN

aksine, özellikle "politika muhabirleri" seçim dönemlerinde hayli rahat çalışır hale geldi.

Çünkü...

Yerel ve genel seçimde aday olan isimler ve dolayısıyla partiler "teknolojinin daha ucuz erişildiği son yıllarda" daha profesyonel çalışır hale geldiler.

Artık her adayın mutlaka ama mutlaka hem fotoğrafını çeken hem de haberini yazan en az iki elemanı var.

Parası çok olan adaylar veya partiler bunlara ek olarak facebook ve twitter güncelleyen eleman dahi istihdam ediyor.


***

"30 Mart Yerel" ve "7 Haziran Genel" seçimlerinde Alanya medyası olarak bunu daha iyi analiz ettik ve basın olarak işimizin ne denli kolaylaştığını hem sevinerek, biraz da üzülerek gözlemledik.

Sevindik, çünkü...

Artık x bir adayın ev ve işyerinde yaptığı ziyaretlerin fotoğrafı en stilize ve idealize biçimde çekiliyor, içlerinden "adaya göre" en güzel olanları seçilip fotoşoptan geçiriliyor, üzerine "yoğun ilgi gördü", "halk bağrına bastı" gibi ifadelerle süslenmiş bir de haber metni yazılarak basına servis ediliyor, basın ise bu hazır ve paketlenmiş malzemeyi alıp pek de zorlanmadan sayfalarına yerleştiriyor, böylece herkes işini yapmış oluyor.

Üzüldük, çünkü...

Eskiye nazaran muhabire pek de ihtiyaç duyulmadığı günlerden geçiyoruz, Allah sonumuzu hayır etsin.


***

"Peki, basına servis yapacak ekibi oluşturacak bütçesi olmayan adaylar veya partiler ne yapıyor?" derseniz, onun da yanıtı var.

Artık herkesin elinde akıllı telefon ve ücretsiz sahip olduğu en az bir sosyal medya hesabı var.

Misal, bütçesi kısıtlı herhangi bir aday önce kendi adına "ücretsiz" bir sosyal medya hesabına sahip oluyor, ardından ziyarete gittiği yerlerde veriyor "akıllı telefondan en iyi anlayan" bir vatandaşa telefonunu, fotoğrafını çektirip altına da bir iki satır not karalayıp anında sosyal medyaya salıyor.

Aslında seçim döneminde pek de haber sıkıntısı çekmeyen basın kuruluşları ise "tarafsız olma" veya "adil davranma", ya da adına ne derseniz işte o sebeple, maddi durumu basına servis yapacak ekibi oluşturmaya yetmeyen partinin veya adayın haberlerine sayfalarında yer veriyor.


***

"30 Mart Yerel" ve "7 Haziran Genel" seçimlerinde Alanya medyasının çoğunluğu bu sistemi harfiyen uyguladı.

Başta da değindiğim gibi, politika muhabirliği artık pek bir kolay hale geldi.

İş artık, bu ham malzemeleri toparlayıp usta bir aşçıbaşı gibi müşteriye, yani okuyucuya servis eder hale getirme profesyonelliğinde bitiyor.


***

Haftanın ilk günü bunları neden anlattığıma gelince!

Politikaya bakan muhabirler veya editörler olarak genel seçim sürecinde rahattık, çünkü haberler elimize hazır olarak geliyordu.

Seçim bitti, araya mübarek Ramazan Ayı girdi, koalisyondu, erken seçimdi, birinci tur görüşmeleriydi, bayramdı derken, deniz bitti.

Bugün itibariyle koalisyon görüşmelerinde ikinci tur başlıyor ve Türkiye ile Alanya siyasetinde "bana göre" yeni bir dönem başlıyor.


***

Misal, daha bir kaç gün önce "ismi bende saklı" bir okuyucumun sosyal medya hesabından yönelttiği "AKP Alanya İlçe Teşkilatı'nın önünde yıllardır güvenlik için polis kulübesi ile polis memurları bulunduruluyor. Koalisyon hükümeti kurulduğu takdirde, AKP ile koalisyon yapacak partinin önüne de aynısı uygulanacak mı, yoksa AKP'nin önündeki polis kulübesi ile polis memurları da kaldırılacak mı?" gibi, cevap bekleyen, yanıtı meçhul, onlarca, belki de yüzlerce soru sırada bizi ve dolayısıyla sizi bekliyor.


***

Genel seçim, Ramazan Ayı ve Ramazan Bayramı bittiğine göre cevap bekleyen bu yüzlerce soru içerisinden ilk sorumu yöneltip bugünlük sizlerden müsaade istiyorum.

"Nerede kalmıştık?"


***


BAYRAMLIK YERLİ TATİLCİ

RAMAZAN Bayramı'ndan hemen önce kaleme aldığım ve üç gün süren, yerli tatilcilerin, Rusya ve Avrupa'daki ekonomik krizden dolayı Alanya turizminin yarasına merhem olup olmayacağına yönelik köşe yazılarımın hemen ardından, bayramda tatil için Alanya'ya gelen 06, 27, 33 ve 42 plaka ağırlıklı tatilcilerden dolayı bazı dostlarımız sosyal medyadan bana ince ince göndermelerde bulundu.

Çocuk değiliz elbet, anladık mesajların neden ve kime gönderildiğini.

Özellikle 06 ve 42 plakalı araçlarıyla bir iki günlüğüne Alanya kaçamağı yapan tatilci vatandaşların park ile refüj gibi çimlik alanlarda ve dahi petrol istasyonu otoparklarında oldukça iptidai şartlarda konaklamalarına atıfta bulunarak "Bu mu yerli tatilciden kastın? Bunlar mı merhem olacak Alanya'nın yarasına?" deyip bana mesaj veren dostlarıma buradan selam ediyorum ve hepsine toplu halde şu yanıtı gönderiyorum: "Atalarımız 'Allah dağına göre kar verirmiş' diye boşuna dememiş.")


***

Bugünlük bu kadar.

Kendinize iyi bakın.

Allah'a emanet olun.