Zaman zaman oturup düşünüyorum; biz insanca yaşamayı tam olarak ne zaman kaybettik? Hangi ara bu hale geldik, ne ara ayın sonunu getirmeyi "yaşamak" zanneder olduk?
Bazen insan kendini sorgulamadan edemiyor: Acaba ülkemiz gizli bir işgal altında da bizim mi haberimiz yok? Yoksa 3. Dünya Savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?
Çünkü malum, artık savaşlar kılıçla, tüfekle, cephede yapılmıyor. Günümüzün savaşları ekonomi üzerinden yürütülüyor. Bir milletin ekonomisi ne kadar çökerse, o savaşı o kadar kaybetmiş demektir. Biz bugün tam da bu sessiz ve yakıcı ekonomik savaşın tam ortasındayız.
Soruyorum size: Çalışmak ne içindir? İnsanın emeğinin karşılığında başını sokacağı bir ev edinebilmesi, hayallerini gerçekleştirebilmesi, çoluğuyla çocuğuyla iki gün insanca tatil yapabilmesi için değil midir?
Oysa bugün ülkemizde çalışmak, sadece ve sadece yaşamsal fonksiyonları sürdürebilme mücadelesine dönüştü. İnsanlar bir mülk edinmeyi geçtim; kira, elektrik, su ve telefon faturasını ödeyebilmek için çırpınıyor. Hatta bırakın tek işi, günde iki iş, üç iş kovalayan insanlar bile artık kirasını ödeyemiyor!
Bir ülkede ortalama ev kirası 35 bin liraya dayanmışken, insanların aldığı maaş 28 bin lirada kalıyorsa burada çok ciddi bir çarpıklık var demektir. Dünyanın neresinde giderler gelirin bu kadar üzerindedir? İnsanlar yaşamaya değil, sadece borç kapatmaya çalışıyor.
İşin en can yakıcı tarafı ise evlatlarımız...
Bugün bir anne, okula giden çocuğunun beslenme çantasına bir lokma yiyecek koyamıyorsa; soğuklar kapıya dayanmışken evladına yeni bir mont alamayıp başkalarının eskileriyle günü kurtarmaya çalışıyorsa, biz hangi "insanca yaşamdan" bahsediyoruz?
Türkiye elbette büyük ve güçlü bir ülke. Fakat bir ülkenin büyüklüğü sadece adı ve sınırlarıyla ölçülmez. Asıl güç, o ülkenin halkının, milletinin refahı ve huzurudur. Halk ekonomik ve ruhsal olarak çöküntüye uğradıktan sonra kâğıt üzerindeki büyüklük vatandaşa çare olmuyor.
Bu çarpık düzene derhal bir son verilmeli, sistem acilen gözden geçirilmelidir. Ülke bir an önce düzene sokulmalı; milletin, halkın en temel insani ihtiyaçları ivedilikle karşılanmalıdır.
Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz.
Biz artık sadece hayatta kalmayı değil, insanca yaşamayı geri istiyoruz!
Bu ekonomik savaştan bir an önce alnımızın akıyla çıkmak dileğiyle...