Türkiye Futbol Federasyonu’nun atadığı Merkez Hakem Komitesi’ndeki gözaltılardan sonra kurumun başına Elit Hakem Direktörü Anthony Taylor’ın geleceği konuşuluyor. İddiaya göre, kurumun başkanı da dahil gözaltına alınanların emniyetteki sorgusu devam ederken, yerine geçeceği adayın UEFA, FIFA ve İngiltere Premier Lig’deki başarıları bulunan Taylor’ın Merkez Hakem Komitesi’nin başına geçmesi bekleniyor. Bu söylenti futbol camiasında şaşkınlık yaratırken, krizi atlatma adına bu ismin ön plana çıktığı dile getiriliyor.

Hatırlayalım, ne olmuştu: TFF’nin kurumlarından olan MHK’nın içinde, neredeyse her gün milyonların konuştuğu hakem komitesinin başkanı da dahil olmak üzere bir dizaynın peşinde oldukları, usulsüzlükler ve mobbing iddiası ile gözaltına alınmışlardı. Yıllardır devam eden ve futbol kamuoyunu neredeyse her gün bir başka iddia ile çalkalanan kurula karşı yapılan operasyonun giderek büyüyeceği ve kurulu atayan federasyon başkanının da görevden alınacağı iddia edilirken, kurulun başına yabancı birinin atanacağı haberi şaşkınlık yarattı.

“Futbol asla futbol değil” derken bu endüstrinin içindeki çarkın, soygunun, hırsızlığın, haksızlığın, satılmışlığın, korkaklığın ve milyonların sevdalarına haince düdük çalanların hikâyesini önceki yazılarımda dile getirmiştim.

“Parayı veren düdüğü çalar.” Bir halk deyişinin gerçek olduğunu, operasyonun basına sızan ayrıntılarında görüyoruz. Şimdilik iddia olarak ifade edilenlerin gerçek olup olmadığını bilmiyoruz ancak gözaltındaki kurul üyelerinin masumiyet karinesinden dolayı çok yönlü süren soruşturmanın nereye kadar uzanacağını da merak ile bekliyoruz. Önceki aylarda başlayan bahis operasyonu ile devam eden ve onlarca hakemin görevine son verilen gelişmelerin ardından, futbolun en tepesine kadar gideceğini düşündüğümüz temizlik hareketini de bir futbolsever olarak desteklemekteyim. Yıllardır tuttuğumuz takımların hakkını öyle ya da böyle iç edip haksız kararlara sebep olan kim varsa adalet önünde çıkıp hesap vermelidirler. “Dediğim dedik, çaldığım düdük” diyen bir anlayışın Türk futbolundan, kim olursa olsun, temizlenmesi ve bir daha asla göreve gelmemesi gerekiyor. Stadyumda veya televizyon başında seyrettiğimiz futbolun tadını bozanların, kendi çıkarı için küçücük taraftarları ağlatanların saltanatına son verilmesini bekliyoruz…

Maç bitti mi? Henüz değil! Kimler düdüğü asacak, göreceğiz. Geçmiş maçları yönetenlerin, geçmiş maçlara torpille atananların, geçmiş maçların skoruna katkı verenlerin, geçmiş maçlarda çok bariz düdük çalanların günahlarını biz taraftar olarak affetmiyoruz.

Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inanıyoruz. Bu oyunun içine her türlü pisliği kim koyduysa adalete hesap vermelidirler. Haklıysan korkma, “HAK” seni korur diyen hakemlere ihtiyacımız olduğunu bir kez daha dile getirirken, “Beyaz Düdük” operasyonunun sınırlı kalmayacağı, şaibenin ve bahisin olduğu her spor dalındaki haksızlık ve hukuksuzluğa karşı yapılan bu adalet arayışının tümünü gönülden destekleyeceğimizi ve beyaz bir sayfa açılıp Türk futbolunun istediğimiz seviyeye çıkmasını bekliyoruz…

Spor ve sporcunun yanı sıra ahlaklı yöneticilere sözümüzün olmadığı bir kez daha dile getirirken, ligimizi ve liglerimizi tanıyanları Türkiye Futbol Federasyonu’nda görmek istiyoruz.