MADDE madde ilerleyelim. Sezonun ortasına geldik sayılır, turizm bu sene patlamayacak, belli oldu! Rusya'dan ve Ukrayna'dan gelen turist otelinden çıkmıyor, çünkü kredi çekip uçak bileti ve otel parası veriyorlar, o kadar....
MADDE
madde ilerleyelim.
Sezonun ortasına geldik sayılır, turizm bu sene patlamayacak, belli oldu!
Rusya'dan ve Ukrayna'dan gelen turist otelinden çıkmıyor, çünkü kredi çekip uçak bileti ve otel parası veriyorlar, o kadar.
Çarşıya çıkıp da alışveriş yapacak çapta turist beklersek boşa bekleriz.
Misal, bundan bir iki gün önce otelci bir tanıdığımız sosyal medyada ilginç bir fotoğraf paylaştı. Tatilini bitirip ülkesine dönecek olan Rus bir müşteri otelden çıkarken bavulunu açıyorlar, içinden çıkanlar otel çalışanlarını hayrete düşürüyor, neredeyse küçük dillerini yutacak gibi oluyorlar.
Polisin operasyon sonrası ele geçirilen mühimmatları deşifre etmek için sergilemesi gibi, bavuldan çıkanlar da lobideki bir masaya konulup teşhir ediliyor, fotoğrafı çekiliyor, sosyal medyada paylaşılıyor ki, Alanya turizminin içine düştüğü kepazeliğin vesikası olsun.
Ne mi çıkıyor bavuldan?
Hemen açıklayalım.
Şampuan sabun araklamak artık sıradan bir durum haline geldiği için banyodaki havlulara, bornozlara, restorandan araklanmış elmalara, armutlara, tabağa, çatala kaşığa, şişe şişe votkalara, Törkiş rakılara Rusya yolculuğuna çıkmadan önce el konuluyor.
Önce "Bunların parasını öde" diyorlar Rus'a, cebinde metelik olmadığını söyleyince önce otelin malları tutanakla teslim alınıyor, sonra bu kepazelik fotoğraflı deliliyle acenteye bildiriliyor, "Bu mu lan sizin göndereceğiniz turistler" deniliyor.
Biz nelerle uğraşıyoruz peki?
Misal, Rusya'daki tanıtım fuarına gitmek için Mart ayından beri hazırlık yapan, binlerce Dolar verip stant yeri kiralayan MHP'li Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in yanı sıra CHP'li Muratpaşa ile Döşemealtı ve MHP'li Kemer belediye başkanına son dakika "yurtdışı yasağı" getirilmesini konuşuyoruz.
Potansiyel suçlu mu bu adamlar?
Haklarında soruşturma mı var ki izin verilmiyor?
Kaçma olasılıkları mı var ki "Oturun oturduğunuz yerde" denilerek, üstelik bu durum basına servis edilerek şahsiyet cellatlığı mı yapılmak isteniyor?
Bu konuda kamuoyunu aydınlatacak bir makam var mıdır, merak ediyoruz? Merak ettiğimiz en önemli konu ise şu: "CHP'li ve MHP'li 4 belediye başkanına neden yurtdışına çıkış yasağı konuldu? Bilmediğimiz, bilmemiz gereken bir mevzu var da kamuoyundan mı gizleniyor?"
Kafamıza takılan bir diğer mevzu ise Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Hizmet Birimi Müdürü İlyas Şirin ile Alanya Şoförler Odası Başkanı Ali Akkaya arasında yaşanan sürecin evveliyatı ve bugün gelinen son nokta.
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in, "Ben rant kapısı değilim" deyip taleplerini geri çevirdiği, bunun üzerine İlyas Şirin'i hedef tahtası haline getirip eski defterleri açtığı iddia edilen Ali Akkaya'nın gerçek maksadı ne?
Akkaya'nın iddia ettiği gibi İlyas Şirin kendisine menfaat elde ettiyse ve bunu aylar önce belirlediyse, bunu Akkaya neden ta o zaman kamuoyuna açıklamadı da şimdi Türel'den veto yiyince açıklama ihtiyacı hissetti?
Yok eğer Akkaya'nın iddiaları doğru ise bu konudaki somut delilleri nedir?
Neyse, konunun zaten adliyelik olacağı, hakkında çeşitli iddialar ortaya atılan İlyas Şirin'in Ali Akkaya'ya maddi ve manevi tazminat davası açacağı belirtiliyor, fazla kaşımanın bir manası yok!
Diyeceğim şu ki...
Çarşı kan ağlıyor.
Esnaf bitikleri oynuyor.
Avrupalı turistin yolu gözleniyor.
Üç günlük bayramda yolları gözlenen yerli turist pansumanıyla, can çekişen hastanın kanının durmayacağı ifade ediliyor.
Çarşının gündemi başka, Alanya'nınki bambaşka!
Bu krizde Ekim'e kadar direnen, dükkanını ayakta tutan "belki" seneye çıkar. Ama iki yıldır zaten serumla ayakta duran, borcu borçla kapatan, dükkan sahibiyle, alacaklıyla adeta köşe kapmaca oynayan, siftah yapamadığı için akşam evine ekmek bile götüremeyen küçük esnaf Alanya'nın bu tür suni, şişirilmiş, şehri pek de ilgilendirmeyen konularla oyalanmasını istemiyor.
"Avrupalı turist nasıl gelir?", "Esnaf nasıl ayakta kalır?", gibi sorulara yanıt verecek, çözüm yolları üretecek, kısacası küçük esnafı düşünen siyasi ve bürokratik aktörlerin artık daha reel konular konuşmasını, proje üretmesini istiyor ve bekliyor.