Alanya ve de Alanyalı olarak; (hâlâ) hiçbir konuda büyük düşünmeyi öğrenemedik ya, ona yanıyorum işte. Yıl 2012. Nerelerden nerelere geldik, neler görüp, neler yaşadık. Çekilen bunca sıkıntıya, kronikleşmeye yüz tutmuş bunca soruna...
Alanya ve de Alanyalı olarak; (hâlâ) hiçbir konuda büyük düşünmeyi öğrenemedik ya, ona yanıyorum işte.Yıl 2012.Nerelerden nerelere geldik, neler görüp, neler yaşadık.Çekilen bunca sıkıntıya, kronikleşmeye yüz tutmuş bunca soruna karşın; hiçbir olaydan ders almıyor, ders çıkarmıyoruz.“Günlük yaşama” hastalığından, “günübirlik yaşama” saplantısından bir türlü kurtaramıyoruz kendimizi.Geleceğe yönelik hiçbir hazırlığımız yok.Hiçbir konuda mastır planımız yok. (Varsa da ben bilmiyorum.)Kısır siyasetçilerin peşine takıla takıla; kısırlaştık, o nedenle hiçbir şey üretemez hale geldik, diye düşünüyorum.Hâlâ her konuda, saldım çayıra, Mevla’m kayıra mantığıyla hareket ediyoruz.İşlerimiz hep yalap şalap.Örnek mi?Örnekten bol bir şey yok.İşte size en güncel örnek, havaalanı sorunumuz.Şu çekilen çilelere, şu yaşanan sıkıntılara, şu yaşadığımız Aziz Nesin’lik olaylara bir bakın.Değer miydi bunlara?Çok değil, bundan yirmi yıl öncesine kadar, hem de uluslararası ölçeklerde havaalanı yapabileceğimiz, alanlarımız vardı.Biz ne yaptık?Her bir yerimizi betonla doldurduk.“Yapmayın, etmeyin…”diyenlere, burun kıvırdık. “Hadi len oradan” dedik, “bizde, bilmem kaç bin hektar araziyi havaalanına harcayacak göz var mı!?”Öyle bir betonlaşma yarışına girdik ki; değil havaalanı yapacak, helikopter indirilecek alanımız kalmadı.Sonuçta?Sonuçta, komşu ilçelerin arazilerine göz diktik; Manavgat mı, Gazipaşa mı derken, Gazipaşa’da karar kıldık.Şimdi buradan onlara ahkâm kesiyoruz; orayı kamulaştırın, burayı genişletin, denizi doldurun, karayolunu yeraltına alın, alanın adını Alanya-Gazipaşa Havaalanı koyun… diye.Komediye bakar mısınız?Ben bu durumdan çok büyük rahatsızlık duyuyor, utanıyor ve eziliyorum.Siz ezilmiyor musunuz?Sen kendi arazilerini mirasyediler gibi harca; sonra da utanmadan sıkılmadan Gazipaşalılara de ki; “Onu öyle yapın, bunu da böyle… Havaalanınıza da benim adımı da yazın…”Olacak şey mi bunlar?***Bir başka komedi de üniversite konusu.Niye bu konuda, büyük düşünüp, gerçek anlamda “yerleşke” olabilecek nitelik ve ölçeklerdeki arazilerimizi, zamanında “üniversite alanı” olarak tahsis etmedik?Etmedik, çünkü büyük düşünemedik?Çünkü başka işlerimiz vardı.Çünkü malı götürme, zevahiri kurtarma peşindeydik.Çünkü bencildik, çünkü bana ne’ciydik, çünkü üretim kabızıydık.İleriyi göremiyorduk.Bize neydi üniversiteden.Üniversiteyi Alanya’ya sokup da dertsiz başımıza dert mi alacaktık.Şimdi ne oldu?Ne oldu da “bir de yetmez, iki tane…” diyoruz.Ayrıca diyoruz da na’pıyoruz?Üniversite formuyla, üniversite bütünlüğüyle bağdaşmayacak, ortaöğretim yerleşkelerine benzer, birbiriyle ilintisiz, derme çatma üniteler oluşturuyoruz.Niye?Arazimiz, yerimiz müsait değil diye…***İl konusu.Niye il olmanın hazırlıklarını zamanında yapmadık?Niye büyük düşün(e)medik?Ya da niye küçük düşünüp, avucumuzun içindeki il olma fırsatını yumcalayıp, çöpe attık?Kim ya da kimler, niye engellediler Alanya’nın il olmasını?Hiç düşündük mü ya da düşünüyor muyuz?Düşünmüyoruz.Niye düşünmüyoruz?Çünkü düşünemiyoruz.Daha doğrusu düşünmek işimize gelmiyor.Kısır düşünüyoruz çünkü.Kısır düşünmek daha çok işimize geliyor.Çünkü biliyoruz ki(!), Alanya il olunca büyür.Alanya büyürse, Alanya’nın nabzını tutamayız, Alanya el değiştirir, Alanya’ya sahip olamayız.Altyapı yetmez, üstyapı yetmez, yol yetmez, otopark yetmez, sokaklar dar gelir, standartları yükseltmek gerekir, Alanya’da dengeler bozulur, il olmuş Alanya’da eskisi gibi sözümüz geçmez… v.s, v.s..***Zor şey değil mi büyük düşünmek?!...Hem ne gerek var ki büyük düşünmeye?!Küçüğünü düşündük de büyüğü mü kaldı?Pehhh!Göç yolda düzelir!