GÜNLERDEN bir gün iki kardeş yaşarmış. Birisinin adı birikimmiş. İnsanın harcadığı emeğin sonucunda kazandığı deneyimleri saklarmış. Diğerinin adı da enerjiymiş. Doğuştan gelen ve ölene kadar insana güç sağlarmış. Bunlar, gerçekten...
GÜNLERDEN
bir gün iki kardeş yaşarmış.
Birisinin adı birikimmiş. İnsanın harcadığı emeğin sonucunda kazandığı deneyimleri saklarmış.
Diğerinin adı da enerjiymiş. Doğuştan gelen ve ölene kadar insana güç sağlarmış.
Bunlar, gerçekten de kardeş kardeş yaşarmış.
Ne zaman ki bir gün politikacı gelmiş, bu kardeşlerin de arası bozulmuş.
Çünkü politikacı gazı verdiği zaman hemen ikisini ayartıvermiş.
Birikim demiş ki, “En kıymetlisi benim. Ben olmazsam hiçbir şey olmaz.”
Enerji bekler mi, hemen sözü almış, “Ben olmazsam bir adım bile atamazsın, asıl ben kıymetliyim” demiş.
İşte o günden bu yana tartışılagelir olmuş.
Siyasiler de istedikleri gibi söylemiş.
Yeri gelmiş “Deneyimimizle bu yola çıktık, gelin güven tazeleyelim” denilmiş.
Yeri gelmiş “Değişim gelsin, enerji gelsin” denilmiş.
Bizlere de bu konuyu köşe yazımızda konuşmak düşmüş.
*
Elbette ki ikisi de olmazsa olmazlardan, ama hangisi daha önemli? Birikim mi, enerji mi?
Kesin cevaba ulaşmak zor, doğal olarak da fikrini açıklayan tüm dostlar bir tereddüt halinde olmuş.
Siyasette hareket etmek, hızlı davranmak önemli diyen de var, bu işler görmeden bilmeden olur mu diyen de var.
Bu bilinmezliğe tam oturan örneği de meslek büyüğüm Ertuğrul Yeşildal vermiş: “Bu soru, yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar? diye soracağımız soruyla aynıdır.”
O zaman soruyu kısa ve basit bir matematik formülle cevaplayalım.
Bir politikacının başarısı onun enerjisi x birikiminden ibarettir.
Örneğin, tam gaz çalışıp enerjisine 10 puan vereceğimiz bir kişi, henüz olmayan birikimi nedeniyle 1 puan alıyorsa o politikacının verimi 10 x 1 = 10’dur.
Tersi de geçerlidir. Görmüş geçirmiş, kitapları yalayıp yutmuş bir kişi birikiminden 10 tam puan alsa bile, bunu enerjiye hiç dönüştüremezse, o politikacının verimi de 1 x 10 = 10’dur.
Halbuki kendini geliştirmeye devam eden, 5 birimlik bir birikime kavuşmuş ve 5 birimlik de enerji sağlayabilen bir politikacının verimi 5 x 5 = 25 birimdir.
Yani uçlarda olmaya gerek yoktur. İyi bir politikacı birikimini ve enerjisini en iyi dengeleyebilendir.
O halde, enerjimiz çoksa, ilk yapacağımız iş bu enerjiyi yeteri kadar bilgiye çevirmek olmalıdır.
*
Birbirine oldukça denk olsalar da birikimin enerjiye göre bir adım önde olduğunu da söyleyebilirim.
Çünkü enerji, bize doğuştan verilen bir özelliktir ve hiçbir zaman sıfır olmaz.
Halbuki birikim doğuşta sıfırla başlar, onu kendimiz tamamlamak zorundayız.
*
Peki, politikada birikim ve enerji nasıl elde edilir?
Birikim elde etmek için yaş almak o kadar da önemli değildir. Partinize gönül vermiş sizden bir önceki kuşaklar, bir çok bilgi bırakmıştır. Onları edindikçe ve sahaya inip uygulamayı denedikçe, hem eksikleri bulacak hem de birikim elde edeceksiniz demektir.
Enerji ise en kolayıdır. Gerçek bir politikacı olduğunuz zaman ne kadar yaş alırsanız alın enerjiniz hiç bitmez. Sizden yaşlı birisinin yanına gidin ve politika konuşun, dakikalar içinde onun nasıl da gençleştiğini gözlerinizle göreceksiniz.
*
“Ve bunu fark eden politikacı, birikim ve enerjiyi barıştırmış, bir ömür mutlu yaşamışlar.”
Hikayemizin sonuna geldik.
Bu hikayeden dolayı genç politikacı dostlarıma seslenmem gerek.
Sizler, bu tartışmalardan olabildiğince kaçının. Sürekli birikim edinmeye ve enerjinizle bunu dengelemeye çalışın.
Tüm başarılı politikacıların 20’li yaşlarında çalışmaya başlayıp, 30’lu yaşlarında görev aldıklarını unutmayın.
Politikayı ve ülkenizi sevin. Böylece yaşadığınız hayatı daha iyi yapabilme fırsatını yakalayın.
Hepinize saygılar sunuyorum.