EVEL zamanında bobamıla barabar çarşıya indiimiz vakıd, ilk ooradıımız yer Hambal Kerim'in Nuri Ağa'nın düggeni olurudu. Bi gatırımız, bi de eşşeemiz varıdı. Hayvanlara boyday unu, arpa, kepeg yügler, evi boylarıdıg. Bize heç...

EVEL

zamanında bobamıla barabar çarşıya indiimiz vakıd, ilk ooradıımız yer Hambal Kerim'in Nuri Ağa'nın düggeni olurudu. Bi gatırımız, bi de eşşeemiz varıdı. Hayvanlara boyday unu, arpa, kepeg yügler, evi boylarıdıg. Bize heç para pul sormazıdı, "Bi gedin hindi" deridi. İlimonu, portakalı, muzu saddıımızda borcu yataglarıdıg. Geçenlerde bi sela verildi. Nuri Ağa'nın vefad eddiini duydum. Çog tasalandım. İrengli siimaadı, ayaglı ansiglopediidi. Bilmedii bişey yoodu. Bütün sülaleleri eniinden miniine gadar biliridi. Evel zamanında Alanyalı hanimlerin ziinedlerini düggeninin gasasında saglaaveridi. Alanya'da 60'lı, 80'li yılların en böyüg ticared adamlarından biriidi. Yerde alır, gövde yeridi. Biseel işile ooraşırıdı. Çarşıdaakı esnafın derd bobasııdı. Cesared verir, yol gösterirdi. Nuri Ağa'ya sormadan çoğu adam mal mülg almazdı, çünki Nuri Ağa piyasayı eyi bilirdi. Mallarını pölüşemeyenlerin arasını buluverirdi. Siil, guş gıçı yazardı emme mutlag geçirirdi. Lafı dınlandıından çog gız isdeeveridi. Ayni zamanda matarag, muzib bi adamıdı, atıla arpayı dööşdürürdü. Gariban bobasııdı. Taa onun uçun sööleniceg çok şey var emme yerim gısıdlı. Allah ıramed eylesin, nur içinde yadsın.

Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.

Nuri Kılınç