BİR önceki Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu'nun amcasının oğlu, son dönemde İskele/Rıhtım'da yaşanan yeni düzenlemelerle gündemden düşmeyen Balıkçılar Kooperatifi'nin Başkan Yardımcısı Adnan Sipahioğlu'nun...
BİR
önceki Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nun amcasının oğlu, son dönemde İskele/Rıhtım’da yaşanan yeni düzenlemelerle gündemden düşmeyen Balıkçılar Kooperatifi’nin Başkan Yardımcısı Adnan Sipahioğlu’nun kardeşi, turizmci Murat Sipahioğlu, dün Facebook’ta ilginç ve nostaljik bir paylaşımda bulundu.
1996 yılında Alanya’da yapılan Plaj Voleybolu Dünya Şampiyonası sırasında, muhtemelen helikopterle çekilen kalabalık bir tribün fotoğrafını yayınlayarak, altına, “Alanya'da oldu bunlar, şimdi yok” diyen Murat Sipahioğlu, “Bunu engelleyenler Beyaz Alanyalılardı” diyerek ilginç bir tabir kullandı.
***
Serdar Esen adlı arkadaşı, “Dünyanın en iyileri buradaydı, geri kazanırız inşallah” temennisinde bulunurken, Hüseyin Ciğerci, “Bir daha rüyada görürüz ancak” diyerek karamsar bir tablo çizdi.
Hasan Toraman, “Suç kimde?” deyince de Murat Sipahioğlu bombayı şu cümleyle patlatıverdi: “Beyaz Alanyalı arkadaşlarda!”
***
Mahir Çetin, “Şehir büyüdü, nüfusu katlandı, aynı zamanda ruhunu kaybetti. Ruhu olmayan şehirde, ne bisiklet turu, ne plaj voleybolu ne de triathlon ilgi görür” diyerek derinlemesine analiz edilmesi gereken ilginç bir detaya dikkat çekti.
Alaaddin Uyaroğlu, “Ben o plajda hentbol oynadım yıllarca. İsveç'ten hentbol takımı, Kıbrıs Milli Takımı gelirdi. Dünya çapında milli takımların altyapılarıyla oynardık. Şimdi o hentbol turnuvası miniklerden oluşan küçük çaplı organizasyonlara dönüştü” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
Ömer Çorbacı ise, “Birçok organizasyon yok. Olmaz da artık” diyerek son noktayı koyuverdi.
***
Alanya’da plaj voleybolunun turizme getireceği katkıyı ilk keşfeden isim, 1989-1999 yılları arasında Alanya Belediye Başkanı, 1999-2002 yılları arasında Anavatan Partisi’nden Antalya Milletvekili olan, günümüzün Alanya Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Cengiz Aydoğan’dan başkası değildi.
Daha doğrusu, “bu konuda tıpkı kıymetli arkadaşım Murat Sipahioğlu gibi dertli olduğum için biraz vaktinizi alacağım ve sanıyorum meramımı üç-dört günde anlatabileceğim”, olaylar aynen şöyle cereyan etmişti.
***
PLAJ VOLEYBOLU VE ALANYA
1989 yılının yaz aylarında, üç milli voleybolcu olan (ve turizmci Hilmi Tokuş ile Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar vasıtasıyla Alanya ile bağlarını halen sürdüren, sık sık tatile gelen) Dünya Baltacıoğlu’nun yanı sıra Metin Görgün ve Kenan Bengü, maç yapmaları için İtalya'da bir plaj voleybolu turnuvasına davet edilirler.
Yakın arkadaşları Hakan Yavuz'u da antrenör olarak yanlarına alan üçlü, gezi amacıyla gittikleri ve ilk defa katıldıkları bu turnuvada beklemedikleri bir başarı elde ederek üçüncü olurlar ve İtalyan'ların da takdirini kazandıkları bu turnuva sonrası Türkiye'ye dönerler.
***
Döndükten sonra, milli voleybolcu Ahmet Gülüm'ün de bulunduğu bir sohbet toplantısında bu turnuvadan bahsederler.
Konuşma zamanla, “Bu tip bir organizasyonu biz neden yapmıyoruz?” sorusunu ortaya çıkarır.
Üç tarafı denizlerle çevrili, beş altı aylık yaz sezonu olan, turistik gelişimi giderek artan ülkemizde böyle bir organizasyonun yapılabileceği kararına varırlar.
Ve derhal böyle bir organizasyonun nasıl yapılabileceği üzerine çalışmalara başlarlar.
***
Yurtdışı organizasyonlar, yurtiçinde yapılan diğer organizasyonlar ve sponsor arayışları sonucunda bu işe start verilir.
Ancak ortada daha önceden yaptıkları bir örnek, bir model yoktur.
Büyük firmalar, plaj voleybolunun ne olduğunu bilmemektedir.
Görsel ve şov yanı reklam için çok iyi kullanılabilecek bu sporu firmaların anlayabilmesi biraz zaman alır.
Ayrıca mekan sorunları vardır.
İlk turnuva, masraflar açısından İstanbul'da olmalıdır, ama nerede ve nasıl?
İşte bu sırada Dünya Baltacıoğlu'nun liseden arkadaşı olan Mete Eyilik dört gencin bu heyecanı karşısında ailesine ait olan Ataköy Demirköy Oteli’nin kullanılmayan plajını kendilerine tahsis eder.
***
Yurtdışından gelecek sporcuların konaklama ihtiyaçlarını da otel içinde çözerler. Böylece diğer sponsorların ve Mete Eyilik'in destekleriyle 13-14-15 Temmuz 1990 tarihinde ilk organize plaj voleybolu turnuvası üçer kişilik takımlarla ve uluslararası bir turnuva olarak yapılır.
Organize edilen bu turnuva ilk defa yapılmasına rağmen çok başarılı olur.
İnsanların plaj voleybolu olayını görmeleri, seyirci potansiyelinin yükselmesi ve sponsorların destekleriyle plaj voleybolu büyük bir atılım içine girer.
Bu hızlı gelişimle GB/Net firmasının 1994 ve 1995 yıllarında düzenlediği turnuva sayısı 9’a kadar yükselir. Uluslararası turnuvaların yanında şöhretler, gençler turnuvaları da organize edilir.
***
1996 yılından sonra Uluslararası Voleybol Federasyonu'nun (FIVB) bütün dünyada hızla gelişen plaj voleybolunu kontrol altına almak için koyduğu yaptırımlar, uluslararası turnuvaların yapılmasını güçleştirir.
Turnuva başına ödenmesi gereken paralar maliyetleri artırdığından GB/Net firması da yerli turnuvalara yönelerek Türkiye serileri oluşturmaya başlar.
Bu tarihten günümüze kadar olan turnuvalar Türkiye serisi olarak gerçekleştirilir ve beş ayaktan oluşur.
***
Ancak Türkiye'de de plaj voleybolunun gelişmiş olduğunu tüm dünyaya duyurmak gerektiği fikri ağır basar.
GB/Net firmasının 1995’te yapılan Avrupa Şampiyonası organize etme isteği dikkate alınmaz. Bunun üzerine firma, Dünya Şampiyonası organize etmek isteğiyle FIVB'ye başvurur.
***
Önceleri tereddütlü bakılan bu isteğe daha sonra olumlu yanıt gelir.
Altyapısı ve belediye hizmetleriyle plaj voleyboluna büyük yatırım yapan Alanya’nın bu iş için çok elverişli olduğu keşfedilir.
Çünkü, Alanya’nın ismini tüm dünyaya duyurmak için hiçbir maddi beklenti içerisine girmeksizin, işin başına geçmeye hevesli bir avuç gönüllü turizmci ve belediyeci vardır.