Marmara Depremi’nin 27’nci yılında deprem gerçeği bir kez daha Türkiye’nin gündemine gelirken, Antalya’nın olası depremlere karşı taşıdığı riskler de yeniden tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, kent merkezinden geçen aktif bir fay bulunmamasının Antalya için “deprem olmaz” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtiyor.

Antalya ve çevresi, Akdeniz açıklarında meydana gelen sismik hareketlilik ile Fethiye-Burdur Fay Zonu, Kıbrıs yayı ve Helen yayı gibi önemli tektonik yapıların etkisi altında bulunuyor. Bu nedenle kent merkezinde doğrudan aktif bir fay görülmese de yakın ve uzak kaynaklı depremlerin Antalya’da güçlü biçimde hissedilebileceğine dikkat çekiliyor.

Özellikle Batı Antalya’da Kemer’den başlayarak Kumluca, Finike, Demre ve Kaş’a kadar uzanan kıyı hattının hem bölgesel tektonik hareketlilik hem de yerel zemin özellikleri açısından ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu ilçelerde yapı stokunun yaşı, mühendislik hizmeti alıp almadığı ve zeminle yapı arasındaki ilişkinin olası bir depremde ortaya çıkacak hasarın boyutunu doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Benzer bir risk Alanya için de gündemde. İlçenin özellikle kıyıya yakın kesimlerinde görülen yumuşak ve alüvyon karakterli zeminlerin, deprem sırasında oluşan sismik dalgaları büyütebildiği ve yapıların maruz kalacağı sarsıntının şiddetini artırabildiği vurgulanıyor. Bu nedenle yalnızca faylara olan uzaklığın değil, binaların bulunduğu zeminin niteliğinin de risk hesabında dikkate alınması gerektiğine işaret ediliyor.

Antalya’da sebze meyve fiyatları yazın da yüksek
Antalya’da sebze meyve fiyatları yazın da yüksek
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre deprem güvenliği açısından en önemli başlıklardan biri mevcut yapı stokunun gerçek durumunun ortaya çıkarılması. Kaş, Kemer, Kumluca, Finike, Demre ve Alanya başta olmak üzere riskli zeminlerin bulunduğu bölgelerde binaların dayanıklılık durumunun belirlenmesi, zemin etütlerinin güncellenmesi ve gerekli güçlendirme ya da kentsel dönüşüm çalışmalarının geciktirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Antalya’da “aktif fay kent merkezinden geçmiyor” düşüncesinin toplumsal rehavete dönüşmemesi gerektiğini kaydeden uzmanlar, çevrede meydana gelebilecek güçlü depremlerin zemin koşullarına bağlı olarak bazı bölgelerde beklenenden daha ağır sonuçlar oluşturabileceğine öne çıkıyor. Deprem riskinin yalnızca fay haritaları üzerinden değil; zemin, yapı kalitesi, nüfus yoğunluğu ve kentleşme biçimi birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi