MİLLİYETÇİ Hareket Partisi, kurulduğu 9 Şubat 1969'dan bu yana Alanya'da yerel seçimleri ilk kez 30 Mart 2014'te kazandı. 10 yıl boyunca
MİLLİYETÇİ
Hareket Partisi, kurulduğu 9 Şubat 1969'dan bu yana Alanya'da yerel seçimleri ilk kez 30 Mart 2014'te kazandı.
10 yıl boyunca "Kestel Belediye Başkanlığı" yapan, dönemin "Doğru Yol Partisi" mensubu Adem Murat Yücel'i seçime tam bir yıl kala MHP'ye transfer edip aday yapılmasında başrol oynayan ekip şimdi yok!
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Genel Başkanlığı" döneminde MHP'de "İlçe Başkanlığı" yapan, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri'nde yine Bahçeli tarafından "Antalya Milletvekili Adayı" gösterilen Cafer Uyar'ın yanı sıra, Uyar'dan sonra İlçe Başkanı seçilen Hilmi Er ve o dönem İlçe Başkan Adayı olan Yücel Apaydın, "Meral Akşener taraftarı" oldukları için önce disipline verildiler, ardından partiden resmen ihraç edildiler.
Şimdi sıkı durun!
Benzer bir ihraç kararının Alanya Belediye Meclisi'ndeki bazı MHP'li üyeler için de verileceği, ancak Başkan Yücel'in kadrosundaki bu birkaç ismin ihraç edilmesi halinde, arkadaşlarına destek vermek için MHP'li meclis üyelerinin tamamının MHP'den istifa ederek, dilekçelerini MHP İlçe Teşkilatı yerine direkt MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye posta yoluyla gönderecekleri iddia ediliyor.
Hatta bu duyumu alan, yeni ihraçlarla "domino" etkisi yaratıp MHP'yi Alanya kamuoyu önünde parçalanmış, bölük pörçük olmuş gibi gösterecek bu gelişmeden sıkıntı duyma endişesi taşıyan MHP İlçe Teşkilatı'nın da Akşener'ci olduklarını gizlemeyen veya Akşener'ci olmayıp Bahçeli muhalifi olan bazı MHP'li meclis üyelerinin ihraç edilmesini son anda önlediği, fakat piyasaya yeni Akşenerciler veya parti için muhalifler çıkmasına mani olmak için de bir formül arayışına girdikleri ileri sürülüyor.
Elbette kesinliği kanıtlanana kadar bunlar birer iddia.
Ancak şu da bir gerçek ki, bu gelişmelerde işi en zor olan isim, Adem Başkan'ın ta kendisi.
"Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen hem yolunu, hem de dostlarını kaybedersin" atasözünü bu süreçte aklından bir an olsun çıkarmadığını tahmin ettiğim Adem Başkan'dan hem yola çıktıklarıyla görüşmemesi isteniyor, hem de yeni yol arkadaşlarıyla uyum içerisinde mesai yapması talep ediliyor.
MHP İlçe Teşkilatı, tıpkı Uyar, Er ve Apaydın örneğinde olduğu gibi Akşenerci olduklarını gizlemeyen veya MHP'nin mevcut yönetimine muhalif olan meclis üyelerini ihraç edebilecek mi, yoksa "domino" etkisi olmaması için şimdilik sessiz, suya sabuna dokunmayan bir politika mı izleyecek?
Bekleyip hep birlikte görelim.
Bakalım zaman bize neler gösterecek.
***
NURETTİN BAŞKAN'IN SİTEMİ
2009-2014 yılları arasında doğup büyüdüğü Emişbeleni'nde 5 yıl Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra 2014'ün Nisan ayından bu yana Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatör Yardımcısı olarak bölgeye hizmet veren Nurettin Uludağ'ın, geçen hafta katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği cümleler AKP çevrelerinde olduğu kadar siyasi kulislerde en çok konuşulan konuların başında geliyor.
Alanya'da AKP'nin en büyük sorununun birlik beraberlik ve kardeşlik olgusunun eksik olmasını gösteren Uludağ, "Alanya Belediyesi'ni AKP'li yapamadığımız için eziklik duyuyorum. Mesela 2009 seçimlerinde belde belediye sayımız bile düştü. Bu başarısızlık neden oluyor, iyi analiz yapmak lazım. Eskiden içimizde tutuyorduk ama artık bu tür sorunları daha yüksek sesle söylüyoruz. Değişim alttan yukarıya doğru değil, artık yukarıdan aşağıya doğru olacak. Önümüzdeki süreçte bu konuda güzel gelişmeler olacağına inanıyorum" demişti.
Canlı yayını bizzat izledim, hatta ertesi gün sosyal medyadaki paylaşımlardan açıp bir kez daha dinledim ve notlar alarak köşe yazıma konu ettim.
Buna mukabil, dün Ankara'ya giden Uludağ, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "İki gündür hakkımda ithamlara varan haber yapan değerli basın mensupları. Galiba ATV'de yayınlanan Sentez programını izlemediniz. Lütfen, rica ediyorum, programı izler misiniz? Aldığımız siyasi ve ailevi terbiye, ahlaki ve siyasi duruşumuz, AKP ailesinin sırlarını ve eksiklerini ulu orta yerde, hele hele bir canlı yayında söylemeye asla müsaade etmez. Ne söylediysem kayıtlıdır."
Sevgili Nurettin Başkan.
Seni seviyoruz, saygı duyuyoruz.
Ama canlı yayında söylediklerini hem o akşam canlı olarak, hem de ertesi gün sosyal medya paylaşımlarından bir kez daha izledim, notlar aldım ve köşe yazısı konusu yaptım. Yazdıklarımda en ufak bir eksiklik veya fazlalık yoktur.
Sitemin bana ise, diyeceklerim bunlardan ibarettir.