TÜRKİYE, 16 Nisan'da yapılacak Anayasa Referandumu'na doğru koşar adım giderken, ne yazık ki ülkenin pek çok kentinde ekonomik krizden kaynaklı sorunlar yaşanıyor. Özellikle
TÜRKİYE
, 16 Nisan'da yapılacak Anayasa Referandumu'na doğru koşar adım giderken, ne yazık ki ülkenin pek çok kentinde ekonomik krizden kaynaklı sorunlar yaşanıyor.
Özellikle "mitinge ve toplantıya izin verilmemesi" noktasında Avrupa ülkeleriyle yaşadığımız sıkıntılardan dolayı, başta Almanya ve Hollanda olmak üzere Türkiye ve Antalya/Alanya turizmini besleyen kaynaklar en azından bu yıl için kurudu diyebiliriz.
Referandum sonrası, tıpkı önce uçağını düşürdüğümüz sonra özür mektubu gönderdiğimiz Rusya ile olan yumuşama benzeri bir fotoğraf ortaya çıkarsa, amenna.
Aksi takdirde işler hiç de iyi görünmüyor.
Sokağa çıkıp bakın, geçimini turizme endekslemiş şehrin yüzde 90'ı mutsuz.
"Sadece Rusya ve Ukrayna'dan gelecek turistle olmaz, sezon bitmez. Bize Avrupalı turist lazım" diyenlerin sayısal çoğunluğu bir yana, bu kesimin 16 Nisan'da sandık başına gidince nasıl bir tercihte bulunacakları da şimdiden az buçuk belli gibi.
İç Anadolu, Karadeniz, Marmara veya Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin sandık başında tercihi ne olur bilinmez, fakat, geçimini Avrupalı turiste endekslemiş turizm yörelerinin Avrupa ile yaşanan krizden ötürü mevcut siyasal iktidara kızgın olduğunu söylemek, bir vatandaşlık görevi gereği siyasal iktidarı uyarmak gerek.
Misal, 300 bin nüfuslu Alanya'da işsizlik diz boyu.
Başta restoranlar ve butikler olmak üzere, irili ufaklı onlarca dükkanın camında "Devren Kiralık" veya "Acil Satılık" yazıyor.
Lüks bir sitede 4+1 evini satıp daha düşük rakamlara kiralanan evlerin bulunduğu bir mahalleye kiracı giden, sattığı evden gelen parayla da borcunu ödeyip, "Seneye işler düzelirse evi belki yeniden alırım" diyen tanıdıklarım var.
Satışta veya kirada olan pek çok otelin üzerinde henüz "Kiralık" veya "Satılık" yazmıyor, çünkü sezondan umudunu kesen ve mülkünü elden çıkarmak isteyen otelciler, biraz da "Eş dost ne der?" kabilinden şimdilik sessiz sedasız müşteri arıyor.
Biraz da, "Avrupa ile buzlar erirse belki bu sezon da oteli açarım" deyip müşteri arama işini gizlice sürdürüyor.
Önünü göremeyen onlarca otel bu sene açılmayacağı için geçmiş senelerde bu otellerde çalışan personel de ya sektör değişiyor, ya da Belek, Kuşadası gibi daha nitelikli turistin geldiği, dolayısıyla turist "eşittir para" sıkıntısı yaşamayan bölgelere göç etmek zorunda kalıyor.
Kısacası, 2017 turizm sezonundan hiç kimsenin umudu yok.
Misal, dün Alanya Belediyesi ile İş-Kur arasında yürütülen Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) kapsamında Alanya Belediyesi'nin çeşitli birimlerinde 6 ay süre ile çalıştırılmak üzere alınacak 100 personel, bir düğün salonunda noter huzurunda kura ile belirlendi.
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in talebiyle, "kimseye haksızlık olmaması için" yapılan kura çekiminde isimleri belirlenenler, 1.400 TL maaş ile sadece 6 ay çalıştırılacaklar.
Araştırdım, aralarında geçen sene otellerde çalışıp bu sene iş bulamayanlar, veya esnaf olup krizden dolayı dükkan kapatanlar/batıranlar bile var.
Şimdi 6 ay boyunca park veya bahçelerde çiçek ekip biçecekler, ya da ellerinde süpürge ile temizlik işlerinde çalışacaklar, ekmeği aslanın midesinden almaya uğraşacaklar.
Neyse, daha fazla moralinizi bozmadan finale gelelim.
Öncelikle "kura çekimi olsun" deyip adaletli tavrı için Adem Başkan'ı tebrik ediyorum.
Ardından, yasa gereği sadece 6 ay çalışıp evlerine ekmek götürebilecek olan geçici personele de "6 ayın sonunda Allah yardımcınız olsun" diyorum.
Sadece onlara değil elbette.
Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Amin.