SOKAKTAKİ adam diyor ki;
SOKAKTAKİ
adam diyor ki; "Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel MHP'liyse, neden 16 Nisan'da yapılacak Anayasa Referandumu için sokağa inmiyor, neden MHP İlçe Teşkilatı gibi 'Evet' çalışmalarına katılmıyor. Bir sıkıntı mı var?"
Sokaktaki bir başka adam, bir başka sokaktaki adamdan duyduğu iddia hakkında yolumuzu çevirip diyor ki; "Referandum çalışmaları için sokağa inmeyen Adem Başkan'ı hem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hem de Demokrat Parti Genel Başkanı olduğu dönemden beri çok iyi tanışan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bizzat telefonla arayıp referandum çalışmalarına destek vermesini istemişler. Ben falancadan öyle duydum."
***
En çok da "vatandaşla birebir temas kurduğu" ve "seçildiğinde kapısının 7/24 açık olacağı hissedildiği için" seçim kazandığı ifade edilen Adem Başkan'ın Alanya'da gücünü zayıflatmak, önümüzdeki ilk yerel seçimde sadece belli bir kesimin oyunu almasını sağlamak için ortaya atılan iddialar olduğunu düşünüyorum bu sözlerin.
***
Çünkü...
Dün özellikle bu iş için vakit ayırıp hem internet hem de sosyal medya ortamında araştırdım, ne Gazipaşa Belediyesi'nin AKP'li Başkanı Adil Çelik, ne Manavgat Belediyesi'nin CHP'li Başkanı Şükrü Sözen, ne de Gündoğmuş Belediyesi'nin AKP'li Başkanı Mehmet Özeren, seçmenden "Evet" veya "Hayır" istemek için bugüne dek hiç sokağa inmemiş.
Gazipaşa, Manavgat ve Gündoğmuş komşumuz, en yakınımızdaki, en kısa sürede temas kurabildiğimiz ilçeler, örnekleri bu yüzden oralardan verdim, bu bir.
İkincisi...
Seçimlerde sadece "Evet" diyeceğini ilan eden MHP'den veya AKP'den değil, kafasını kessen "Hayır" demekten vazgeçmeyecekleri bilinen CHP'den, DSP'den, Vatan Partisi'nden, Saadet Partisi'nden ve elbette "Kararsızlar" denilen sessiz ama etkili gruptan da hatırı sayılır oranda oy alan Adem Murat Yücel'in "Evet" veya "Hayır" için sahaya inmemesi en doğal ve en insani hakkıdır.
***
Bugüne dek referandum çalışmaları için sokağa inmemesinin altında yatan gerçekler, seçimden hemen sonra yaptığı, "Seçim bitti, artık siyaset gömleğini çıkardım, hizmet gömleğini giyiyorum" açıklamasının satır aralarında gizlidir.
Belediye başkanları, tıpkı AKP'li Gazipaşa ve Gündoğmuş, ya da CHP'li Manavgat'ın başkanları gibi, seçim zamanları dışında siyasi bir kimlik taşımamalı, tek gayesi hizmet olmalı diye düşünüyorum.
Bu satırları okuyan siz ister "Evet" ister "Hayır" cephesinden olun ama bence sakın ola hizmet için her kesimden oy alarak seçilmiş bir belediye başkanı "neden bir tarafı tutmuyor?" diye eleştirmeyin, saldırmayın.
***
Çünkü...
30 Mart 2014 Pazar akşamı itibariyle Adem Başkan sadece bir siyasi partinin veya bir ideolojinin değil, her siyasi partiye gönül vermiş insanların yaşadığı "Büyük Alanya"nın belediye başkanıdır.
***
"Elçiye zeval olmaz" derler.
"Sen gazetecisin, 'Evet' için neden sahaya inmediğini Adem Başkan'a sorar mısın?" diyenlere yanıtım, "1990'dan beri Alanya Lisesi'nden aynı dönem okul arkadaşım olan, siyasi geçmişini aşağı yukarı 13-14 yıldır bildiğim ve yakından takip ettiğim Adem Başkan'a sorsanız eminim o da size benzer bir yanıt verecektir" olur.
Adem Başkan belki bugün fikir değiştirir, "Evet" için sahaya inebilir, kendi tercihidir, saygı duymak gerekir.
Ancak 'Büyük Alanya'nın tarafsız olması gereken, bir sonraki yerel seçime dek siyaset gömleğini çıkarmış belediye başkanının siyasi bir çalışma için sahaya inecek olmasının takdiri de o zaman kamuoyuna ait olacaktır.