HALK Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nün yerinde olsam, bugünden tezi yok, 'nedense” Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredilen eski belde belediye binalarında hemen 'Adem Başkan'ı Anlamak” konu başlıklı kurslar açardım....
HALK Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün yerinde olsam, bugünden tezi yok, “nedense” Milli Eğitim Müdürlüğü’ne devredilen eski belde belediye binalarında hemen “Adem Başkan’ı Anlamak” konu başlıklı kurslar açardım.Hatta kursu başarıyla bitirenlere de, üzerinde Adem Başkan’ın sürekli görüntülenen “sıkıntılı”, “asık suratlı”, “sert bakışlı” fotoğraflarının yer aldığı sertifikalar verirdim.Adem Başkan ne yapsın?Eminim, 30 Mart yerel seçimlerinin böyle sonuçlanacağını bilse seçime bile girmezdi.Eminim, seçimde Antalya’yı kaybedeceklerini birisi birkaç gün önceden kulağına fısıldasa, o gün havluyu atar, “Ben yokum arkadaş” der, şirketlerinin, otelinin başına dönerdi.***Çünkü…Büyükşehir Yasası ile ne yazık ki bütün kaymak işler artık Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin inisiyatifine geçti. Bizim Alanya Belediyesi çöp toplayacak, sokak süpürecek, ara sokaklara asfalt dökecek, park bahçe işlerine bakacak, falan filan.Sizin anlayacağınız, misal, bir önceki Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nun forsunun 10’da 1’i kalmadı artık.Aksine, kapanan 16 beldenin bütün personelinin masrafı, bütün çöp toplama, asfalt dökme, sokak süpürme işleri Alanya Belediyesi’ne geçti, fakat giderler artarken ne yazık ki gelirler kırpıla kırpıla adeta kuşa döndü.Bu yüzden diyorum, “Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü acilen ‘Adem Başkan’ı Anlamak’ başlıklı kurslar açmalı” diye.***Peki, Adem Başkan bu sarmalın içinden nasıl çıkacak?Siyasi ömrünü, AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin müsaade ettiği ölçülerde kendi yağıyla kavrulan ufak, zayıf, güçsüz, cılız bir Alanya Belediyesi’nin başkanı olarak mı dolduracak?Yoksa, meşhur kıssadan hissede olduğu gibi, düştüğü süt kovasında çırpına çırpına sütü kaymağa dönüştürüp kendi kendini kurtaran fare misali, bulduğu formüllerle bu girdaptan kurtulabilecek mi?Sorunu yazıyorsak, dilimizin döndüğünce çözümünü de yazmak boynumuzun borcu.***1999’da Alanya Belediye Başkanı seçilen Hasan Sipahioğlu, paraya sıkıştığı noktalarda kaldırımın, döşediği borunun parasını halktan almasıyla, Ankara’ya avuç açmamasıyla ünlenmişti.Acaba diyorum, Adem Başkan da seçmenine sırf “AKP’ye boyun eğdi” dedirtmemek için bu formülü yine yeni yeniden devreye sokar mı?Hafta sonu Alanya’ya gelen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “açık çek” ve “tam destek” çağrıları ne denli samimi, bir de bunu sorgulamak lazım.***Kimi, “Bu açıklamalar samimi değil. Adem Başkan destek istemek için Ankara’ya gittiğinde AKP’ye transfer olması için baskı görecektir” diyor, kimi de, “Adem Başkan bu fırsatı iyi değerlendirmeli. Hatta Ankara’ya giderken yanına Büyükşehir Koordinatörü Hüseyin Güney’i ve Meclis Üyesi Kerim Aydoğan’ı da alırsa daha etkili olur” diyor.Dün Hüseyin Güney’in de dediği gibi, şu an bir geçiş dönemi yaşanıyor ve Adem Başkan’a biraz daha toleranslı davranmak gerektiğini, taşlar yerine oturuncaya dek biraz daha anlayışlı olunması gerektiğini düşünüyorum.***Bu arada, Alanya Belediye Meclisi’nde MHP Grubu’nun “1 numaralı” ismi olan eski Konaklı Belediye Başkanı Abdullah Sönmez ile ilgili siyasi kulislerde dolaşan bir iddiayı da sizlerle paylaşarak bugünlük noktayı koyalım.Deniliyor ki…“Abdullah Başkan, 30 Mart yerel seçimlerinden önce Adem Başkan’a hem maddi hem de manevi anlamda çok büyük destek verdi. Konaklı’da özellikle Cemaat’ten büyük oy getirdi. Ama seçimden sonra en büyük beklentisi ‘Batı’dan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcılığı’ idi. Çünkü Konaklı seçmeninden böyle oy istemişti. Ama Adem Başkan kendisine bu görevi bir türlü vermedi. Bu yüzden Abdullah Başkan ile Adem Başkan’ın arası açıldı. Hatta son Belediye Meclisi toplantısına gelmemesinin tek sebebi de budur.”***Kulislerde konuşulanlar aynen böyle.Doğru mu, yalan mı, yanlış mı, onu bilemem.“Birader, ya Adem Başkan’ı ya da Abdullah Başkan’ı arayıp sorsaydın, işin doğrusunu öğrenseydin ya” diyenleri duyar gibiyim.Doğru, arayabilirdim ama eminim, “kol kırılır yen içinde kalır” misali, her ikisi de “Yok böyle bir şey” diyecekti.Bence…Bu ve benzer iddialar doğru değilse, her iki başkan da kamuoyu önüne çıkıp el ele kol kola birlik beraberlik pozu verirler, olur biter.