Canhıraş feryatlarla kalktık yataklarımızdan, Acı bir güne uyandırdı bizi, lanet olası şeytan. O ne feryat, ne acı, ne büyük bir keder bu, Yalnızlığın karanlığındaki ölüm korkusu. Dile kolay üç yüz canı yitirdik biz orada, Güzel...

Canhıraş feryatlarla kalktık yataklarımızdan,Acı bir güne uyandırdı bizi, lanet olası şeytan.O ne feryat, ne acı, ne büyük bir keder bu,Yalnızlığın karanlığındaki ölüm korkusu.

Dile kolay üç yüz canı yitirdik biz orada,Güzel Anadolu'mun maden kenti Soma'da.Yüzlerce yiğit çılgınca çırpınıyor dehlizde,Sebep olanlarsa rahatça oturuyor evinde.

Bir yangının ardından başlayan kara bir duman,İçince ölüm var, vermiyor aman.Nice yiğitler soluksuz kaldı dar yerde,Gözlerine indi zehirden perde.

Bir lokma ekmek uğruna can verdiler,Bedenlerini ölüm çukuruna serdiler.Ana, baba, eş, çocuk ağlaşarak orada,El açıp yalvardılar, küçücük bir umuda.

Yarabbi ne elim bir acıdır bu,Ölürken bile tatmadılar bir yudum su.Ne düşleri vardı artık ne bedenleri,Ne yapsanız getiremezsiniz gidenleri.

Ağlayanlar, çırpınanlar, beyhude artık çaba,Kimi sözlüydü onların kimi de baba.Yazık yüzlerce can heba oldu,Milyonların içi yandı gözleri doldu.

Gencecik fidanlar kırıldı yazık Soma'da,Onlar rahmete erdi, biz milletçe komada.Ne zaman son bulacak milletimin cefası,Gülmeyecek mi garibin kör olası dünyası.

Yüzlerce ailenin ocağı söndü duyun,Kendinizi bu insanların yerine koyun.Hangi yürek katlanır böyle bir ah'a,Kahretmeli herkesi bu acımasız vaka.

Benim, sensin, biziz orada ölen,Mezar oldu bizlere kahrolası o maden.Ali, Ayşe, Fatma, Ahmet hepsi daha küçükler,Baba, amca onlara, ölen şu madenciler.

Yaş dolu gözleriyle oturmuş, bekliyorlar,üçücük elleriyle dualar ediyorlar.Ne uğruna ölümler, bu nasıl da bir acı,Yoluyor bak saçını bir anayla bir bacı. Yaşlar bile kurudu, bak gözlerden akmıyor,Kahve rengi, siyah, mavi, yeşil gözler bakmıyor.Morglar ölüyle dolmuş, taşıyor hastaneler,Mazeretler sırada, tükenmez bahaneler.

Bu büyük suçlu kimdir, bunun günahı kimin?Çok uzağa bakmayın, bu günah hepimizin.Benim suçum ne deme, otur iyi bir düşün,Hatırlarsın sonunda aklına gelir o gün.

Herkesin elindedir o zavallıların kanı,Neyle ödeyeceğiz verdikleri bu canı.Çok kolaydır günahı yüklemek taşeronlara,Onlar kazanıyorlar kanla yıkanmış para.

Bu mazeret rahat ettiriyorsa vicdanı,Daha çok kayıp verir bu ülkenin insanı.Üç günlük yas tutarız, yarıya iner bayrak,Geçiririz üç günü, dövünüp ağlayarak.

Önce yanar ağlarız, kahredip cefamıza,Sonra unutur gider dalarız sefamıza.Nutuklara başlanır, bir kaç ay geçsin hele,Ders çıkarmayız bundan, her işimiz rastgele. 1961 Amerika'dan örnek,53 yıl öncesi, kolay dile, söylemek.Örnek verilir halka, Hindistan'la Zimbabwe,Sonra bol bol atarlar, büyük Türkiye diye. Ölülerin sırtından kim varsa servet yapan,Onlar gerçek kafirdir, hepsi putlara tapan.Sizlere sesleniyorum, Soma'da görevliler,Yetmiş altı milyon sizden adalet bekler. Verilen bu görevi sakın eksik yapmayın,Yediğiniz aşlara ölü eti katmayın.Korkmayın güçlülerden şu yalancı dünyada,Hesap vereceksiniz Allah'ın huzurunda.

Satmayın vicdanları hiçbir şeyin uğruna,Feda edin başları adaletin yoluna.Dileğim odur ki, ölenler cennetlik olsun,Yaralılar Rabbimden çabuk şifalar bulsun.