Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), uzun süredir ekonomi gündeminde yer alıyor. Orta Vadeli Program kapsamında planlanan sistem, mevcut Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) ikinci basamak bir emeklilik modeline dönüştürülmesini hedefliyor. Ancak uygulamanın çalışan ve işveren üzerindeki yükü yeniden tartışma konusu oldu.

“MEVCUT SİSTEM DAHA ADİL HALE GETİRİLMELİ”

Sosyal güvenlik alanındaki değerlendirmeleriyle bilinen SGK Uzmanı İsa Karakaş, Türkiye gazetesindeki köşe yazısında TES’e ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu. Karakaş, en sağlıklı çözümün yeni bir kesinti sistemi kurmak yerine mevcut SGK emeklilik yapısının daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi olduğunu ifade etti.

Planlanan modele göre; işveren katkısı da eklenerek OKS, zorunlu nitelik taşıyan tamamlayıcı bir emeklilik sistemine dönüştürülecek. Ayrıca BES fonlarının yapısında değişiklikler yapılması ve katılımcıların farklı fonlara erişiminin artırılması hedefleniyor.

TES NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Resmî takvim henüz netleşmiş değil. Daha önce 2024 yılı için öngörülen TES uygulaması ertelenmişti. Güncel beklenti, sistemin 2026 yılı içinde devreye alınması yönünde. Ancak Karakaş, bu sürekli ertelemelerin sistemin uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirtiyor.

Bir yandan tasarruf artışı hedeflenirken, diğer yandan mevcut ekonomik koşulların hem çalışan hem işveren açısından yeni bir yükü kaldırıp kaldıramayacağı sorgulanıyor.

MAAŞLARDAN HER AY YÜZDE 3 KESİNTİ

Planlanan modele göre TES kapsamında çalışan maaşından her ay yüzde 3 oranında kesinti yapılması öngörülüyor. Karakaş, bu kesintinin özellikle dar gelirli çalışanlar için ciddi bir gelir kaybı anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Yapılan hesaplamaya göre;

  • Yeni asgari ücret: 28.075 TL
  • Açlık sınırı: 31.224 TL
  • Asgari ücretlinin mevcut durumu: Açlık sınırının 3.149 TL altında

Mevcut prim yüküne eklenmesi planlanan TES kesintisiyle, asgari ücretlinin eline geçen net tutarın yaklaşık 27 bin TL seviyesine gerileyeceği ifade ediliyor.

İŞVERENLER İÇİN DE YENİ YÜK

TES’in yalnızca çalışanı değil, işvereni de doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Mevcut durumda SGK ve işsizlik primi yükünün yüzde 37,75 seviyesinde olduğunu hatırlatan Karakaş, Ocak 2026 itibarıyla bu oranın yüzde 38,75’e yükseldiğini aktardı.

Planlanan yüzde 6’lık ek prim yüküyle (yüzde 3 işçi, yüzde 3 işveren payı) toplam istihdam maliyetinin yüzde 44,75 seviyesine çıkabileceği vurgulanıyor. Bu oranın, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için sürdürülebilir olmadığı ifade ediliyor.

Yatırımcıya soğuk duş: Altın ve gümüşte sert fren
Yatırımcıya soğuk duş: Altın ve gümüşte sert fren
İçeriği Görüntüle

Şimdilik TES’e ilişkin kesinleşmiş bir yasa bulunmuyor. Ancak tartışmalar, önümüzdeki dönemde de emeklilik ve çalışma hayatı gündeminin üst sıralarında yer alacağa benziyor. Çalışan tarafında ise soru aynı: “Zaten zor geçinirken, bir kesinti daha mı?”

Kaynak: Türkiye Gazetesi