İlk iki yazıyı neden yazdık? Türkiye Cumhuriyetinin nasıl kurulduğunu anımsayalım diye. Gelelim Türkiye Cumhuriyetinin yapısına. Bizim Cumhuriyet anlayışımız da kendimize göre. Demokrasi ile birlikte güçler ayrılığı sistemini benimsemişiz....

İlk iki yazıyı neden yazdık?

Türkiye Cumhuriyetinin nasıl kurulduğunu anımsayalım diye.

Gelelim Türkiye Cumhuriyetinin yapısına.

Bizim Cumhuriyet anlayışımız da kendimize göre.

Demokrasi ile birlikte güçler ayrılığı sistemini benimsemişiz.

Yani; Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinden bağımsız olmalı demişiz.

Fakat üçü de denetlenebilir olmalı diye de eklemişiz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçerek gönderdiğimiz vekiller yasa yapmalı, yine onların içinden seçilen hükümet bu yasaları uygulamalı, yasalar da yargının denetimine açık olmalı demişiz.

Demişiz ama gelin görün ki, yüz yıldır bazı siyasetçilere öğretememişiz.

Sistemin orasını burasını tırtıklamalarını engelleyememişiz.

Kendileri için doğru fakat vatan için yanlış olan değişikliklere göz yummuşuz.

Kurumlar aksamış, topal ve kör olmuşlar.

Modern yönetim usullerini Cumhuriyete monte edememişiz.

Üstüne üstlük; bırakın yenileşmeyi,

Yıllar içinde bazen askeri vesayetlerle rejim kesintiye uğratılmış.

Bir avuç asker kafasına göre demokrasiyi askıya alarak rejimi aksatmışlardır.

Durumdan kendilerine vazife çıkarmışlardır.

Ülkenin tek sahibi olduklarını düşünmüşlerdir.

Bu düşüncelerinin sebebinin ülkeyi kuranların asker kökenli oluşları ve bu ülkeyi onlara miras bıraktıkları saplantısı olabilir.

Fakat gerçek hiç de öyle değildir.

Büyük önder Atatürk, ülkeyi ve rejimi kime teslim ettiğini "gençliğe hitabesinde" açıkça söylemiştir.

Fakat idare edenler o gençliği hep düşman olarak algıladılar.

Anarşist ve terörist olduklarını düşündüler.

Sözlerine kulak vermediler.

Bazen astılar, bazen de sürdüler.

Çoğunlukla hiç uğruna hapislerde çürüttüler.

Hala da yapıyorlar.

Oysa Demokratik Cumhuriyetler özgürlükçüdür.

Demokratik Cumhuriyetler halk odaklıdır.

Demokratik Cumhuriyetler insan haklarına saygılıdır.

Demokratik Cumhuriyetler ayrımcılığa karşı, birlikten yanadır.

Demokratik Cumhuriyetler adaletlidir.

Demokratik Cumhuriyetler hukuka saygılıdır.

Demokratik Cumhuriyetler hoşgörülüdür.

Demokratik Cumhuriyetler merhametlidir.

Demokratik Cumhuriyetler eşitliği savunur.

Ve bunlar Demokratik Cumhuriyetin ayrılmaz ilkeleridir.

- DEVAM EDECEK -